7.
Hayır. İster şair Olun ister roman yazan dil ödü, akiği, â q
kili, açık ve doğru kullanmak zorundasınız. 'Ben roman
yazıyorum, yarkn geniş, istecfiğim gibi at koştururum dü va•
dişinde." deyip de savruk, dağınık bir dil kullanamazsınız.
Sathce sanatçılann işi da değildir. Bu, toplumsal bir olay-
dır- Bu dille iş gören bilim adamları da gazeteci de radyocu
televizyoncu da dile özen göstermek zorundadır.
Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisinin yanm Olma-
ya uygun "Miri
A) Şairler ve yazarlar, gereken Özeni gösteriyorlar mı?
B) Dila özenme bakımından şair dmakia romancı cırnak
farklılık *sterir ml?
C) Dilin üğru ve iyi kullanırmrün yalnızca yazın alanın-
da ûrûn verenler mi sorumludur?
D) Dill yanlış kıdlanan biri 'Ben sanatçı &ğllifn.• diyerek
savunabilir ml?
E) Kitle İletişim toplumca anlaşılmak
görülüp dilin etkül ve doğru kullanımından kaçınılabilir
Q
Çünkü çok kucaklayan çok döker diye bir kural var. Biz
öteden beri h/' ve tam öğretmeyi değil çok şey öğretmeyi
tercih ettik- Bu yüzden her şeyimiz kınk ükük. Yabancı dl
mevzuma gelince on ile on altı ders arası değişen bir mûl•
redatın içerisinde çocuk, bir yabancı nasıl yoğunlaşsırv
nasıl ŞrenSİn üstelik de niye Öğrensin? Birtakım ezber
bilgilerle sınavlara hazırlanmak zorundaysanız ve yabancı
dil de sınavda lazım değilse üstelik matematik ve geometri
blhrıezsen hayatın kararıyorsa ilik, kimya, biyoloji bilme-
ylnca hayana yerin olmuyorsa. sen yabancı üle zaman
ayırır mıydın? Bunun ayn bir metodu olmalı. Bu müfredat
karmaşası Ve kalabalığı ÇetİShd9 bir dil öğrenmek müm•
kün &ğll.
Bu parça, aşağdaki sorulardan hangisine açıklık gatlr•
mek İçin yüllmiştır?
A) ÖN kurslarü bir yılda yabami dill okLAIan-
mızda on yıkk öğretemiyoruz, acaba neden?
B) Neden hazırlık ve üniversite sınavlarına hazır-
İlk çalışmalarına verdiğimiz ğtemi yabancı dl eğitimine
C) Sizce okullarımızda okutulan bu kadar dersin çocukla-
nmıza yaran var mı?
D) Konsantre olan va yaşamının bir parçası hâline getiren
inşan, bir yabancı dill kısa öğrenebilir mi?
E) Sizce yabancı dil eğitimi, ökLd 6ğiÜmi kinde yoksa
Okul dışı bir ml verihneli?
150
9.
Tûtk tiyatrosu, Türk Şiirinin, Türk hikâ•Y6şİnİn gittQİ
yaldan giderek kendini kabul ettirebilir. Nasıl yenl hikâye ve
yenl şiir, eski sanat dar*ine yaranmaya çabalamadan
yolurıu, kandi başına çizerek kendini kabul ettirdly•
şe yeni Türk tiyatrosu da ancak bu yolla kurulabileceklr.
Yoksa bürokrasiye bağımlı. devlel destekli bir yapıyla ti-
yatm miyatro kurulamaz, olsa olsa çıkar Illşklsl kurulur ve
güdümlü tiyatro kurulur. bu da zaten öteden beri var.
Bu parçada aşağıdaki sorulardan hangisinin yanıtı vo-
rilmişürl
A) Sizce Türk tiyatrosu, diğer sanal daMannjn gerisinde
midir?
B) Tiyatromuzun bu kadar ged kahmasınjn sebebi nedir?
C) Tiyatrocularımızın üvey evlat gibi görülmelerini neye
bağlıyorsunuz?
D) Devle! tiyatroyu yeterince desteklerse büyük üyatrö
atılırrüan gerçekleşebiür nü?
E) Sizce yeni bir Türk tiyatrosu, nasıl kurulabilir?
10. Gül* Anatomisi
Duchenne, yaptığı derwnwler sonucunda sahte bir gülh-
gerçek bir gülümseme bir fark
görmûştû: Ağzımızın atrahrxhkj kaslar (sağ ve sol
maükLE) hem sahte hem de gerçek gülümsetmede kulla-
nılıyordu oysa gerçek gûlûmsernede kl*in ğızlerinln
etrafındaki kasların da (sağ ve sol Orbicularis ocull)
ğını görmüştü. Şüphwsiz ki Duchenne•nln deneyleri
katktşl olan kişilerin başında 'Yaşlı adam İtha old mani"
olarak literatüre Wçen hastası gelim Bu kişinin en önerfili
özellW, yüzünün hissiz ohnasıydl. Böylece Duchenne, kar-
şısındaklnin acı çekrMdlğlni bilrnenin verdiği rahatlıkla bu
kişinin yüzündeki kaslara elektrik verdi ve bu ifadeledn fo-
toğraflanm çekü. Bu derwyi ve sonuçlanm öğrendiğim za•
mandan berl kitleleri peşinden sürükleyen ve etrafına sevgi
gülücükleri, mutluluk kahkahalan atan birçok ûnlünûn bu
davranışlarının sahte Olduğunu fark emyoturn.
Bu köşo yazısının sonuna döşöncanln akışına göre
aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi uygundur?
A) Çûnkû onlat, iç dış kalabalıklar İle
maya çalışıyorlardı.
B) Çünkü aslında onlar ağlamamak İçin gülen Ve
nunla mesleşr* İcra edan kişilerdi.
C) Zra onlar mutsuz da olsalar muÜu görûnrnek ve mutlu
etnwk için yaşayan kişi'".
D) Zra onlar yalnızca ağızlarıyla gülüyorlar, göl-
müyorlardl.
E) Üstelik onlar mutluluk oyununu pazarlıyorlar ve
bunu profesyonelce yapıyorlardı.