19. Hayatta bir konuda karar vermek zor, hızlı şekilde isabetli karar
vermek ise çok daha zordur. Bir konu hakkında bilgi eksikliğinizin
olması karar verme aşamasını zorlaştırabilir. Buna karşın çok fazla
ayrıntıya hâkim olmak ve her şeyi her aqdan değerlendirmeye
çalışmak, ayrıntılar içinde kaybolmaya sebep olur. Bu iki duru-
ma da bir çözüm bulmaya çalışın. Bazen içgüdülerinizle ver-
diğiniz kararlar sizin için çok daha doğru bir sonuç verir. Karar
verme sürecini bir sorun olarak görmeyin. Aslında vereceğiniz
yeni karar, aynı zamanda karşınıza çıkan bambaşka bir kapı
olabilir. Karar verme sürecinde elinizden birden fazla seçenek
varsa karar vermek zorlaşır. Ayrıca inceleme, üzerine düşünme
ile kafanız daha fazla karışabilir. Seçenekleri değerIendirmeye
almadan önce ne istediğinizi, önceliklerinizi, ihtiyaçlarınızı or-
taya koyan bir çizelge hazırlamak çözüm olabilir.
Bu parçadan hareketle "karar almak" ile ilgili bir kişiye
aşağıdaki tavsiyelerden hangisi yapılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Farklı fırsatları değerIendirmenin bir yolu olarak görmeye
çalışın.
Fazla seçenekleri elemek işinizi kolaylaştırır.
Bilginizin az olduğu konuda karar vermekten uzak durun.
Kararsızlıktan kurtulmak için bir liste yapın.
Çevrenizden profesyonel yardım almaya çalışın.
21 —22. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.
Koku alma, koklama veya otfaksiyon; ortamdaki kimyasalların
burun vb. duyu organları vasıtasıyla algılanmasıdır. Hayvanlarda
oldukça gelişmiş olan bu duyu, insanlarda bir erken uyarı sistemi
olarak görev yapıyor. Gaz sızıntısı, bozulmuş bir yiyecek ya da
yangın gibi tehlikeli durumları koklama yeteneğimiz sayesinde
fark edebiliyoruz. İşitme ya da görme kaybı söz konusu oldu-
ğunda insanlar, korkunç bir durumla karşı karşıya kaldıklarını
düşünüyor; koku alma yeteneğinin kaybı söz konusu olduğun-
da ise bunun farkında olmuyorlar ya da önemsemiyorlar. Koku
duyusunda görülen bozulmayla ilgili pek çok kişi tıbbi yardım
alma ihtiyacı bile hissetmiyor. Yapılan araştırmalar, koku alma so-
runlarının bazı hastalıkların ya da sağlık problemlerinin habercisi
olduğunu gösteriyor. Sıklıkla görülen koku alma bozukluklarından
hipozmi koku alma yeteneğinde azalma, anozmi ise hiç koku
alamama olarak tanımlanıyor ve kişilerin hayat kalitesini olumsuz
yönde etkiliyor. Genel olarak hipozminin görülme oranı %13-18
iken anozminin görülme oranının %4-6 civarında olduğu biliniyor.
Bu rahatsızlıklar insanlar yaşlandıkça daha çok ortaya çıkıyor ve
erkeklerde kadınlara oranla daha fazla görülüyor.
21, Bu parçadan "koku alma duyusu”yla ilgili aşağıdakilerden
hangisi çıkarılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
En gelişmiş duyu olmasına karşın insanlar, bu duyunun
öneminin farkında değildir.
Bu duyuyla ilgili sorunları fark etmek, diğer duyulara göre
daha zordur.
Bu duyunun oluşma süreci ve işleyişiyle ilgili tıbbi araştır-
malar yeterli değildir.
Kimi tehlikeli durumların önceden fark edilmesinde rol
oynamaktadır.
Hayvanların beslenme düzeni, koku duyusunun diğer du-
yulardan daha çok gelişmesini sağlamıştır.
20. Her fikir tarlasından, topal ve yaralı hayvan gibi taşla, tekmeyle
uzaklaştırılan eleştirmenler; gerçekte inşan zekâsının başında
ümidin bayraklarını dalgalandıran kişidir. Cemil Meriç şöyle
diyor: "Bütün canlı yaratıklar içinde insanı üstün kılan, yetenek-
lerinin çeşitliliğidir. Hayvanların en zekisi bile sadece tek bir şey
yapar. At, arka ayaklarıyla şampiyon boksörler gibi mükemmel
yumruk atar; arı, kimya fabrikalarına ihtiyaç duymadan kimya
bilgini dehasıyla balını süzer. Fakat o kadar hayvan, amacına
ulaşmış; inşan hâlâ aramakla meşgul. İşte, eleştirmen; insana
ait her yeteneğin hâlâ geliştirilmeye muhtaç olduğunu haykır-
makta, her sabah insana hayvan olmadığını hatırlatmaktadır."
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
22. Bu parçadan "koku alma bozuklukları"yla ilgili,
l. Tam olarak tedavi edilmesi mümkün değildir.
II. Bazı hastalıkların belirtisi olarak ortaya çıkmaktadır.
III. Bu bozukluklardan biri olan anozminin kadınlarda gö-
rülme oranı erkeklerden daha fazladır.
yargılarından hangileri çıkarılamaz?
A) Yalnız I
D) II ve III
B) ive II
E) ı, II ve III
C) ı ve III
A) Öneride bulunma
C) Örnekleme
E) Benzetme
32
B) Somutlama
D) Tanık gösterme