HALK - DİVAN EDEBİYATI ESER ÖZETLERİ
Tuhfe - Sünbülzade Vehbi
Sünbülzade Vehbi'nin manzum olarak hazırladığı Farsça-Türkçe
sözlüktür. Görevli olarak gittiği İran'dan dönüşünde 1197/1782'de
kaleme aldığı eser, Farsça'dan Türkçe'ye çeşitli vezinlerde aktarılan
58 kıta ve 800 beyitten oluşmaktadır. Beyitlerdeki Farsça kelimeler
parentez içine almış ve en az üç kelimenin anlamını açıklamış,
kelimeleri kolayca akılda tutabilecek tarzda kafiyelendirmiştir. Eser
medreselerde Farsça öğretiminde öğrencilere okutulan, ezberletilen
Vesiletü'n Necat - Süleyman Çelebi
Aruzun ”fâilâtün fâilâtün fâilün” kalıbıyla ya-
zılan eser, 768 beyit olup on altı babdan
(bölüm) meydana gelmektedir. Eserde yer
yer dinî kavramların, farz ve vaciplerin beyan
edildiği, İslam tasavvufunun kimi yönlerinin
yerli yerinde işlendiği, Türk edebiyatına
mal olmuş tasavvufi remizlerin başarıyla
kullanıldığı görülmektedir. Eser, yazıldığı
dönemden itibaren Osmanlı coğrafyasının
HÜSEYİN VRşsÂF
YVEVLİD
bir ders kitabı olmuştur.
Tuhfetü'l Harameyn - Nâbî
Nâbînin hac izlenimlerini anlattığı ve düz-
yazı olarak kaleme aldığı eseridir. Ancak
sanatçı, şiirlerle ve süslü anlatımıyla esere
farklı bir nitelik vermiştir. Eser seyahatname
özelliği taşımaktadır. Nâbî eserinde yolculuk
esnasında yaşadıklarını ve gördüklerini;
duydukları, okudukları ve ezberledikleri ile
birleştirerek sunmuştur. Nâbî, seyahatname-
sinde cami, türbe ve tarihîveya dinî öneme
hemen her yerinde özellikle Hz. Peygamber'in doğum günlerinde,
çeşitli törenlerde okunmuş, bestelenmiş, çeşitli dillere çevrilmiş ve
TUHFETÜL
HAREMEYN
NÂBI
nazireleri yazılmıştır.
Yusuf u Züleyha - Şeyyad Hamza
Anadolu sahasında yazılmış ilk Yusuf u Ze-
'iha mesnevisidir. Şeyyad Hamza'nın mes-
nevisi 1529 beyitten oluşup aruzun "fâilâtün
fâilâtün fâilün" vezniyle yazılmıştır. Eserin
ilk bölümünde, Tanrı'ya övgü ve şükürler
sunulmuş (Münacaat);
Hz. Muhammed
ve imamlar övülmüştür (Nat). Şair, sebeb-i
telif bölümü olarak kabul edebileceğimiz
beş beyitte (13-17. beyitler) Yusuf kıssası-
DESTÂN-ı
YÜJSUF
sahip bir yeri kısaca tasvir ettikten sonra bazan söz konusu yerle
ilgili okuduğu veya dinlediği bir anektodu da anlatmıştır.
nın, kıssaların en güzeli olduğundan ve bu yüzden Kuran'da da
geçtiğinden bahsetmiştir. Şair, on sekizinci beyitle birlikle hikâyeyi
anlatmaya başlamıştır.
348