Örnek Soruyu Değiştir

HALK - DİVAN EDEBİYATI ESER ÖZETLERİ Şairnâme - Âşık Ömer Halk şairlerinin genellikle on birli hece ölçüsüyle kaleme aldıkları kendi dönemlerinin veya kendilerinden önceki şairlerin mahlaslarına ve bazı özelliklerine yer verdikleri şiirlere şairname adı verilmektedir. Âşık edebiyatında ilk şairname yazan isim Âşık Ömer'dir. Şair, söz konusu şiirlerinde bazı halk şairleriyle beraber birden fazla divan şairine de yer vermiştir. Âşık Ömer'in Şairname'si "Kâinatın yaratılması ve dinî bilgilerden sonra şairlerden ve onların özelliklerinden söz edilen şairnameler" grubunda yer almaktadır. Âşık Ömer'in Şairnamesi'nde yer alan ilk şair Nesimi'dir. Âşık Ömer, onun aşkın sırlarını izhar ettiğini, derisini yüzdükleri hâlde inkâr yolunu seçmediğini ve canını terk ederek canana erdiğini söylemiştir. Hafız-l Şirazi, Bağdatlı Ruhî ve Fuzûlî'den sonra gelen en dikkate değer isim Usuli'dir: Hâfız-ı Şîrâzî Rûhî Fuzulî Anları geçince yeğdir Usûlî Okunur dillerde nazm-l Kabûlî Her demde şâd ola ruh-' Revânî Şem ü Pervane - Zâtî Şem ü Pervane'ler, Fars ve Türk edebi- yatında ortak işlenen türlerinden biridir. Bu türün konusu, Pervane'nin Şem'e, Şem'in de Pervane'ye duyduğu aşktır. Mesnevideki bu aşk, genellikle beşeri özellikler göstermektedir. Diyar-l Rum padişahı Jale'nin oğlu Pervane ile Çin padişahı Fağfur'un kızı olan Şem'in aşkını konu alır. Hayali bir konuyu işleyen mesnevi mutlu sonla biter. Diyar-l Rum padişahı Jale'nin oğlu Pervane, Çin padişahı Fağfur'un kızı olan Şem'e aşk olur, iki sevgili birbirini sever, birçok zorluktan sonra kavuşurlar. Mesnevide sadece Pervane'nin hareket ve duygularından söz edilir. Diğer şahıslar silik figüranlar gibi bir görünür bir kaybolurlar. Hatta Şem bile böyledir. 347 Şikayetname - Fuzûfi Fuzûlî'nin Nişancı Celalzade Musa Çele- bilye yazdığı meşhur mektubudur. İçinde manzum parçaların yer aldığı mektubu şair, kendisine bağlanan geliri almada zorluk yaşadığı için yazmıştır. Eseri, edebî mektup ve hiciv niteliği taşın Özellikle "Selâm ver- dim rüşvet değildir deyü almadılar." ifadesi mektubun en bilindik cümlesidir. Terkib-i Bend - Bağdatlı Ruhî 17 bentlik bir manzumedir. Tanzimat sanatçı- lanndan Ziya Paşa ile Muallim Naci bu esere nazire yazmıştır. Eserde devrin bireysel ve toplumsal eksikleri, din ve ahlak alanında- ki ikiyüzlülükler, kötülükler ele alınmıştır. Eser genel hatlarıyla sosyal eleştiriler içerir. Özellikle gezip yaşadığı Irak ve Şam bölge- lerindeki idari sistemin ve sosyal hayatın; din ve ahlak anlayışının aksayan taraflarını bu eserinde işlemiştir. Tezkiretü'ş Şuara - Latifi 1546da yazılan tezkiredir. Tezkiretü'şŞuara, Anadolu sahasında Sehî Bey'inkinden sonra bu türde yazılan ikinci eserdir. Eser, bir ön söz, üç bölüm ve bir sonuçtan meydana gelir. Latifi, eserinde ele aldığı şairler hak- kında objektif davranmıştır. Sanatçı şairleri anlatırken alfabetik sıra izlemiş, 334 şairin yaşamı ve sanatı anlatılmıştır. Eser şairler hakkında isabetli eleştiriler ve değerlendir- meler içermesi bakımından önemlidir. Şikâyetname ZIYA TERCİİ BEND ThRKIWI BEND 0