HALK - DİVAN EDEBİYATI ESER ÖZETLERİ
Hüsrev ü Şirin - ŞeyhÎ
Şeyhî tarafından İkinci Murat adına kaleme
alınan Hüsrev ü Şirin, altıncı yüzyıl Sasani
hükümdarlarından Hürmüz'ün oğlu Hüs-
rev-i Perviz ile bir Ermeni prensesi olan
Şirin'in arasında geçen aşk macerasını ve
bu arada Ferhat'ın dramını konu edinen bir
mesnevidir.
İlk olarak Nizami tarafından yazılan bu yapıtı,
Anadolu ve Azeri sahalarında da pek çok şa-
HÜSREV
Kutadgu Bilig - Yusuf Has Hacib
Eserin temelinde kâmil insan kavramı
yatmaktadır. Özellikle insanı geliştiren ve
güçlendiren faziletler dikkati çeker: Bilgi
edinmek, okumak, güzel yazmak, çeşitli
bilimlere sahip olmak, sevilen millî sporlara
ve maharetlere değer vermek başta gelir. Bir
yönü ile bir nasihatname niteliğinde olan
Kutadgu Bilig, başka bir yönü ile de bir si-
yasetname karakterindedir. Eserde konular
KUTADGU
BİLİG
ir kendi dillerine tercüme etmiş ve yeniden kaleme almıştır. Şeyhi'nin
yapıtı, Hüsrev ü Şirin'lerin Anadolu sahasındaki en başarılı örneği
kabul edilir. Mesnevi, tarihi gerçeklere dayanan bir zemin üzerinde,
Hüsrev, Şirin ve Ferhat üçgenindeki aşk ilişkilerini konu edinir.
İskendernâme - AhmedÎ
1390 yılında yazılıp I. Beyazıtın oğlu Emir
AHMEDI
Süleyman'a sunulmuştur. Mesnevide Büyük
İskender'in hayatı, Doğu seferi işlenir. Ancak
şair, İskender'in hayatını anlatırken birçok
bilim dalı ile ilgili bilgiler verir: İskender'in
doğumu, tahsili, tahta çıkış; hayatın aslını
Aristo, Eflatun ve Sokrat'tan sorması; bir
meleğin ona kılıç vererek cihan hâkimiyetini
müjdelemesi; İran şahı Darab ile çarpışarak
onu yenmesi; İskender'in Sistan şahının kızı Gülşah'la aşkı; Çin
hakimiyeti ve Şark yolculuğu; Türkleri hak dinine çağırması; Sedd-i
Ye'cüc ve Me'cüc'ün yapılması; Hızır'la konuşmaları ve ona yoldaş
olması; bir müddet sonra hastalanıp ölmesi ve vasiyeti üzerine
sembolik dört kişi üzerinden verilmiştir. Kün Togdl (hükümdar) "gün
doğdu, doğan güneş”, adaleti temsil eder. Ay Toldl (vezir) "ay doldu,
dolunay", baht, talih ve ikbali temsil eder. Ögdülmiş (vezirin oğlu)
"övülmüş", akıl ve anlayışı temsil eder. Odgurmuş (vezirin kardeşi)
"uyanık", dünya işlerinin sonunu temsil eder. Eser, yalnız bir ahlak
kitabı olarak değil, ansiklopedik nitelik taşıyan geniş kapsamlı bir
düşünsel yapıt olarak da karşımıza çıkar.
Leyla ile Mecnun - Fuzûlî
İlahi aşkı arayan insanın macerasını anlatan
bir mesnevidir. Aslında eserde Mecnun,
Leyla'ya layık olmak için bir tür olgunlaş-
ma sürecinden geçer. Fuzûlî eserinin ön
sözünde hikâyedeki unsurları birer sembol
olarak kullandığını, hikâye anlatmanın bir
bahane olduğunu, aslında mecaz yoluyla
ilahi aşkın sırları ile gizli hakikatleri anlatmak
istediğini söyler. Eserde başlangıçta birlikte
olan sevgililer ayrılmakta ve hikâyenin so-
[EYL Â,
MECNUN
İskenderiye'ye defnolunması.
Kabusnâme - Mercimek Ahmet
İranlı Keykavustan çevrilen düzyazı eserdir.
Öğretici nitelikler taşır. İlimlerden, İslam'ın
pratik yaşama aktarılışından, sultan, vezir
ve halkın görevlerinden duruma uygun
hikâyelerle söz edilir. Sade nesirle yazılan
eserde bilim ve sanattan günlük yaşamdaki
her tür konuya değinilirken merkeze insan
alınmıştır.
KABUSNAME
nunda tekrar birleşmektedirler. Eserde ezeli güzellik ve buna âşık
olan inşan ruhu anlatılmaktadır. Eserin amacı, bir sanat şaheseri
ortaya koymak veya bir hikâye anlatmaktan çok, gerçek aşkı ve
sonsuz güzelliği anlatarak gizli sırları ortaya çıkarmaktır.
Lutfiyye - Sünbülzade Vehbi
Sümbülzâde Vehbi, Lutfiyye adlı eserini,
oğlu Lütfullah'a hasta yatağında 'baba
nasihatinin bir ömür boyu süreceği' düşün-
cesiyle yazmıştır. Vehbi kabul etmese de
I Alili" 'c
Nâbi'nin Hayriyye'sinden etkilenmiştir. Eser,
İslâmî kültürle yetişen çocuklara nasihat
niteliğindedir. Ahlak, adalet, iyi bir idare-
cinin özellikleri, müziğin yararları, bilime
önem verme, dedikodudan uzak durma,
aklı kullanmanın önemi gibi konular işlenir.
343