7.
8.
9.
1. Grup
I. Seyrani
II. Erzurumlu Emrah
III. Dertli
IV Gevheri
V. Köroğlu
2. Grup
• 16. yüzyılda kavganın ve ko-
çaklamanın şairi
"Şeytan Bunun Neresinde"
veya "Telli Saz" İsimli taşlama-
sıyla anılan asıl adı İbrahim, bir
mahlası da Lütfi olan Bolulu ozan
• Divan şiirini en iyi bilen 17,
yüzyıl halk ozanlarından
• Halk şiirinde 'taşlama" de-
yince akla gelen 19, yüzyıl ozanı
10.
11.
12.
Daha şenden gayrı âşık mı yoktur
Nedir bu telaşın vay deli gönül
Dizeleriyle ünlenen 19. yüzyılın 'tadeli ozanlarındandır."
Sivaslı olan bu halk ozanımız hem aruzu hem de heceyi
kullanmıştır. Öksüz ve yetim büyüyen halk ozanımızın aşıl
adl da Mustafa'dır.
Bu parçada tanıtılan halk ozanı aşağıdakilerden han—
gişidir?
A) Âşık Veysel
B) Pir Sultan Abdaı
C) Rühşati
D) Sümmâni
1. gruptakilerden hangisinin 2. grupta açıklaması
C) III
Hem divan hem de halk şiirini iyi bilen şair, halk şiiri tü-
ründeki eserleriyle asıl ününü yakalamıştır. Asıl adl Meh-
met Emin olan Şair 19, yy,da yaşamıştır, "Divan" sahibi de
olan şair, Erzurum ve Trabzon medreselerinde okuduk-
tan sonra İstanbul'a gitmiş ve "Divan Kâtipliği" makamına
kadar yükselmiştir, "Hikâye-İ Garibe" adlı eseri, şairin
hemşehrisi Abdullah Efendi'nin başından geçenleri anla-
tır; eser nesirdir ama araya şiirler de karıştırılmıştır. Kendi
başından geçenleri İse "Sergüzeştname"de anlatmıştır,
Bu parçada sözü edilen şair aşağıdakilerden hangisi-
E)
III.
dir?
A) Erzurumlu Emrah
C) Dertli
Ercişli Emrah
İsyan ve kavganın şairi olan bu ozanımız, 19. yüzyıla
damga vurmuş, koçaklama şairimizdir,
Kendi adıyla anılan bir "makamı" da bulunan bu sa-
natçımız halk şiirinde musiki deyince akla gelen bir
işimdir ve 17. yüzyıla damga vurmuştur.
17. yüzyıla sığmayan, çağları aşan şeşiyle güzelle-
menin şairi olarak bilinen sanatçı divan şiirinden ve
aruzdan hiç etkilenmemiştir.
Halk şiirimizin en çok eser veren şairidir. 17. yüzyılda
"Adil' mahlasıyla anılır.
B) Seyrani
D) Gevheri
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerde aşağıdaki şair—
lerden hangisiyle İlgili bir bilgi yer almamıştır?
E) Bayburtlu Zhni
XIX, yüzyılın başında Kayseri'nin bir ilçesinde doğan şa-
natçı, ilköğrenimini, babasının yanında görür. 1832 yı-
lında İstanbul'a gider ve orada âşıkların uğrak yeri olan
Çemberlitaş'taki semai kahvesine takılır. Burada tanıştığı
nüfuzlu hemşerilerinin sayesinde hem korunur hem de
Köprülü medresesine devam etme olanağı bulur. Güçlü
bir yerme ustası Olduğu kadar aynı zamanda sanat değeri
güçlü bir kişiliktir. Dilin olanaklarını kullanmadaki ustalığı ,
yeni buluşları şiirine yetirmedeki pratikliğiyle de çağdaş-
ları içerişinde Öne çıkan ve bütün bir edebiyat tarihimiz
açısından dikkatleri üzerinde yoğunlaştıran biridir. Almış
Olduğu eğitim, kendisini yetiştirmedeki gayreti İle tasav-
vuf terim ve kavramlarını kullanmada gösterdiği ustalık,
onun önemli ayırıcı özellikleridir. Çökmekte olan Osmanlı
Devleti'ndeki yozlaşmayı ve halkın yoksullaşmasını gören
şair, bu durumu eleştirdiği bir şiirinde şöyle der: "Fukarada
kaldı sadece sabır / Kefensiz ölmeye ararlar kabir / Reva
mı mümine ceza-yı tedbir / Eve haciz girdi kilim kalmadı."
Bu parçada söz edilen halk şairi aşağıdakilerin han-
A) Âşık Ömer
B) Köroğlu
D) Gevheri
C) Dadaloğlu
E) Karacaoğlan
2. Grup
1. Grup
Varsağı
l. Destan
III.
Koşma
IV. Semai
V. Mâni
• 8'lİ hece Ölçüşüyle yazılır, lirik yönü
ağır basar.
• Karacaoğlan kurucusudur, "hey,
bre, behey!" gibi nidalar yer alır,
Dörtlük sınırı yoktur, koşmalardan
türemiştir.
• 11'Ii hece Ölçüşü ile yazılır. Güzel-
leme - koçaklama - taşama - ağıt
gibi türleri vardır.
o
gİsİdİr?
A) Gevheri
1. gruptaki nazım biçimlerinden hangisi 2. gruptaki-
terle
D) Seyrani
B) Âşık Ömer
C) Dertli
E) Ruhsati
B) II
C) III
135