GİRİŞ vçşÜ 2
ANLATIM BİÇİMLERİ VE DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI
6.
7.
Çorba her damak tadına hitap eden evrensel bir lezzet
olarak mutfaklarda özel bir yere sahiptir. Çorba
sözcüğünün kökeni, Farsça "tuzlu haşlama” anlamına
gelen "şürba"dır. İnsanlığın avcı ve göçebe kültürden
tarım kültürüne geçişinin önemli bir sembolü olarak
kabul edilir. Geçmişte ana yemek olarak tüketilen
çorba, aftık menülerin ilk yemekleri arasında
sunulmaya başlanmıştır. Bunun nedeniyse iştahı
açmak, sindirim sistemini uyararak daha sonra
tüketilecek yemeklerin sindirimini kolaylaştırmaktır. 20.
yüzyılda özellikle Batı'da krema ve bitki yapraklan
çorbaya eklenerek çorbanın, bir anlamda, yemek
kültüründeki statüsü yükseltilmiştir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden
yararlanılmıştır?
8.
9.
z
Hafıza, varlıkların bizde bıraktığı izlenimleri zihnimizde
muhafaza etmeye yarayan bir melekedir. Hafıza
muazzam bir fikir ve düşünce deposudur. Hafıza
olmasaydı öğrenilen her şey, ne kadar çok olursa
Olsun, kaybolup gitmeye mahkûm olurdu. Varlıkların
izlenimleri tıpkı bir mührün bal mumunda bıraktığı iz
gibi hafızamızda yerleşir. Hafızanın, çocuklukta en fazla
geliştirilmesi gereken melekelerden birisi olduğu her
zaman kabul edilmiştir. Zihindeki hazineleri doldurmak
hafızanın vazifesidir. Hafıza olmasa en önemli meleke
faydasız kalır; gerçekten üstün melekeler dahi kuvvetli
bir hafızanın yardımına muhtaçtır.
Bu parçada aşağıdaki anlatım biçimlerinin
hangisinden yararlanılmıştır?
A) Tartşma
B) Betimleme
A) Açıklama
B) Tartışma
C) Örnekleme
E) Karşılaştırma
D) Tanık gösterme
C) Açıklama
E) Öyküleme
D) Tanık gösterme
Klasik öyküde yazar on iki rauntluk bir boks maçına
soyunur. Boksörlerin birbirlerini tanıması ısınma
yumruklarının atılmasıyla başlar. Ardından kombine
yumrukların atılması, ringde boksun gereği olan ayak,
vücut ve kol hareketlerinin gösterilmesi, zaman zaman
boksörlerin birbirlerini indirmesi üzerine hakemin
saymaya başlaması, seyircinin galeyanı, antrenörlerin
taktikleri, nihayetinde boksörlerden birisinin maçı
sayıyla kazanmasıyla sonuçlanan bir olayı anlatır. Maçı
izlemeye gelen seyirciler için düzenlenmiş bir gösteri,
bir şov gerçekleşmiş Olur. Maç bittiğinde diğer
maçlardan temelde farklı olmayan bir süreç yaşandığı
için olay olağandır. Bir sonraki maç beklenir. Bazen bu
şovu kısa kesen boksörler de olur. İşte bu durum bile
seyirci için şaşkınlık yaratmaz. Çünkü boksörlerin gücü,
teknikleri, yapabilecekleri ve yetenekleri önceden
bellidir. Bir küçük olasılık olarak bazen sürpriz sonuçlar
da alınır ama maç, başından itibaren on iki rauntla
kurgulandığı için bu sonuç, kurgunun içinde kalır. Kalıcı
bir şaşkınlık yaratmaz.
Bu parçanın anlatımında aşağıda verilenlerin
hangisinden yararlanılmıştır?
İnsanoğlu evrende var olduğu zaman değil, düşünmeye
başladığı zaman insan olmuştur. Bu noktada düşünme
ile algılamayı ayırmak gerekir. Algı tüm hayvanlarda
ortaktır. Düşünme ise insana özgüdür. insanı insan
yapan düşünme olduğu gibi İnsanoğlunu doğaya
egemen kılan da düşüncedir. Evrenin tek mucizesinin
insan aklı olduğu söylenebilir. Toplumları, uygarlığı da
yaratan insan aklıdır. Ünlü bir düşünür "Düşünüyorum,
öyleyse varım." demiştir. Bu görüş değişik biçimlerde
eleştirilmekte ise de onu "Düşünmeyen insan pek de
var sayılmaz.” biçiminde anlamak gereklidir. Ancak,
unutulmamalıdır ki düşünme bağımsız, kendiliğinden
olan bir işlev değildir. Konusunu ve düşünmeyi bilen bir
kişi, eğer toplumsal huzurla çatıştığı İleri sürülen bazı
şeyler söylüyorsa onun bir bozguncu olduğuna karar
vermeden önce, toplumda bazı şeylerin bozuk olup
olmadığını araştırmak gereklidir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerin hangisinden
yararlanılarak anlatıma somutluk kazandırılmıştır?
A) Tanımlama B) Tanık gösterme C) Karşılaştırma
D) Örnekleme
Çözdüğünüz süre
E) Tartışma
A) Betimleme
B) Benzetme
C) Öyküleme
Doğru
Yanlış
E) Tanımlama