.GELIŞME TESTİ 9
KRONOMETRE
çözme süreniz 12
PARAGRAFTA YARDIMCI DÜŞÜNCELER
Modern bir edebiyatın inşa edilmeye çalışıldığı Tanzimat
Dönemi'nde yazarların gözünde bir Batı türü olan roman,
toplumsal modernleşmenin kendi aygıtı olabilecek bir tür
olarak belirmiştir. Bu yeni türü tanımlama eski yazılı türleri,
geleneksel hikâyeleri " ötekileştirmen sürecini beraberinde
getirir. Gözlenebilen gerçeğe dayanan, imkân dahilindeki
olayları anlatan, ahlakı güzelleştirmeye yarayacak, eğitim
ve ilerlemeye katkı sağlayacak olan yeni tür roman
karşısında geleneksel hikâyeler eksik, kusurlu, ilkel
ötekilerdir. Doğa dışı, tılsım, büyü ve olağanüstünün geniş
yer kapladğl zaman ve mekânın genelde belirsiz
bırakıldığı, imkânsız ve akılalmaz maceraların yer aldığı
geleneksel hikâyeler rasyonel bir dünya görüşünün
egemen kılınmaya çalışıldığı böyle bir dönemde çocuklar
için bile gereksiz, toplumsal fayda sağlamanın çok
uzağında ve modern öncesine ait olandır; bu bakımdan
da artık geride bırakılması gerekendir.
l. Batı'daki kimi romanları Türkçeye çevirdiklerine
II. Eski anlatıları çağ dışı görüp dışladıklarına
III. Eski edebiyatın dil özelliklerini kusurlu gördüklerine
IV. Batı türü olan romanın toplumsal yarar
sağlayacağına inandıklarına
Bu parçada Tanzimat yazarlarıyla ilgili
yukarıdakilerden hangisine ya da hangilerine
2.
3.
4.
287
Mine Söğüt'ün Deli Kadın Hikâyeleri'ndeki öyküler,
kadınların kurbanı ve faili oldukları şiddeti konu alır.
Son derece çarpıcı, okuru tokat yemişe çeviren
öykülerdir bunlar. Hem içerik hem biçim çarpıcıdır.
Öykü, gücünü bu enerjiden alır. Deli Kadın Hikâyeleri
göstermeci öykülerdir ama bilinen Güneydoğu
öykülerinden çok farklıdırlar. Öyküler bize neyi
göstermektedir? Şiddet olayının serimini ya da
ayrıntılarını değil. Şiddete uğrayan veya kendisine ya
da başkalarına şiddet uygulayan kadının paramparça iç
dünyasını... Öyküleri Özgün kılan, İşte bu yaklaşımdır.
Öykülerin hemen hepsi, rüya ya da kâbus benzeri
imgelerle örülmüş iç monologlardır; bir tür bilinç akımı
tekniğine yaklaşan pasajlardır bunlar. Dil zaman zaman
şiddet doludur.
Bu parçada anlatılan Deli Kadm Hikâyeleri adlı
yapıtla İlgili olarak aşağıda verilenlerden hangisine
ulaşılamaz?
A)
B)
C)
D)
E)
Kadınların uğradığı kimi şiddet olaylarını ele aldığına
Oldukça sarsıcı olduğuna
Şiddetin kadının iç dünyasında oluşturduğu etkiyi
işaret ettiğine
Şiddet olayının unsurlarını tanıttığına
Anlatılanların etkileyici olduğuna
değinilmiştir?
A) Yalnız II
B) yaınız ıv
C) ıveııı
E) III velv
Dizeleriyle insanın ruhunu saran ve yakalayan büyük
şairler olan Mevlânâ, Dante ve Shakespeare gibi
Hölderlİn de günümüz insanıyla konuşmayı sürdürüyor.
Öyle ki aradan geçen zaman onun şiirlerinden hiçbir
şey eksiltmemiştir ve şiirleri sanki günümüzde yazılmış
gibidir. Şairin eskimeyen soluğu ile günümüze taşınan
sözcükleri yaşamımıza derinlik ve bakş açımıza
genişlik katıyor.
Bu parçadan hareketle Hölderlin ile ilgili olarak
l. Benzersiz bir üsluba sahiptir.
II. Şiirleri yaşadığı çağı aşmıştır.
III. Etkisi devam etmektedir.
yargılarından hangisine ya da hangilerine
Bir kez, eğitim düzenimizdeki ölü nokta şuradan
başlıyor. Kişiliklerinin tam oluşma evresinde çocukları,
duygu, düşünce dünyalarının sınırlarını genişletecek
güzel kitaplarla tanıştırmıyor; onlara eleştirel, seçici bir
okuma alışkanlığı kazandırmıyoruz. Sonra, eğitimin her
aşamasında onların sorma, sorgulama, eleştirme
yetilerini geliştirme şöyle dursun, köreltici bir yol
izliyoruz. Daha kestirmeden söyleyeyim; düşünen,
aklını kullanan bireyler değil, dondurulmuş düşünce
kalıplarına körü körüne inanan bireyler yetiştiriyoruz.
Bu parçada yazar aşağıdakilerin hangisinden
yakınmamaktadır?
A) Yalnız I
B) Yalnız II
C) Yalnız III
A)
B)
C)
D)
E)
E) I ve III
Eğitim düzenimizin yanlışlığından
Çocuklar için doğru kitaplar seçmememizden
Çocuklara, doğru bir okuma alışkanlığı
kazandıramadığımızdan
Dil ve anlatıma önem vermediğimizden
Kalıplaşmış, yanlış düşüncelere inanan insanlar
yetiştirdiğimizden
KRONOMETRE PARAGRAF SORU BANKASI