• GELİŞME TESTİ 21
KRONOMETRE
çözme süreniz 13
PARAGRAFTA KONU VE ANA DÜŞÜNÇŞ
söz, İnşan gibidir. Ruhu, aklı, düşüncesi ve yüreği
vardır. Böyle olduğu için; bir başkasının aklına, ruhuna,
düşüncesine yahut yüreğine hitap edebildiği için
etkilidir. Edebî ürünü etkileyici, kalıcı ve uyandırıcı kılan
da budur. Çünkü kelimelerle gerçekleşen bir dünya ve
kelimelerin yolculuğu oluşu, herkesin o dünyada yer
alma isteğini azdırır, herkesin ortak olmak istediği bir
seyahat iklimi ortaya koyarak kitleleri yolculuğuna dâhil
eder. Bu yüzdendir ki dünyayı etkileyen ve değiştiren
metinlerin büyük bölümü edebî metinlerdir. Bazen bir
şiir, bazen bir roman, bazen de bir denemedir dünyayı
değiştiren; kitleleri, çıkarılmak istenen yolculuğa doğru
harekete geçiren...
Bu parçaya göre edebî ürünün etkileyici ve kalıcı
olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
3.
Beyninde düşünme kıvılcımının parladığı andan beri
İnşan, düşündüğünü ve duyduğunu türlü şekillerle,
eline ne geçirdi ise, ona geçirmekten kendini
alamamıştır. O gün bugün, insan yazıyor, yazdığını
okutuyor. Yıllar, yüzyıllar geçiyor, bu arada kimi kitaplar
unutulmuyor, kimi kitaplar hatırlanıyor. Doğanlardan
çok ölenler var. Ama yaşayanlar arasında her zevkten,
her düşünceden okuyucuya arkadaşlık edecek kadar
tükenmek nedir bilmeyenler de çok... Bana öyle geliyor
ki yaratıcısı söylemiyor ama Robinson Crusoe'nun en
büyük acısı, adada kitapsız kalması olmuştur.
Bu parçada vurgulanmak İstenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Sanatsal bir estetik taşması
Zihinsel ve içsel tatlar sunması
Gizemselliğini her zaman koruması
insanların zihnine ve duygularına hitap etmesi
İnsanlara bilinmezin kapılarını açması
A)
B)
C)
D)
E)
Her kitabın çağının ötesine geçemediği
İnsanın kitapsız düşünemeyeceği
İnsanın öteden beri kitaplarla ilişkisi olduğu
Kitapların insanın en yakın dostu olduğu
İnsanın her zaman kendini anlatma gereksinimi
duyduğu
2.
Düzyazıda sözcükler, var olan anlamlarından sadece
biriyle anlamlandırma eğilimi taşırlar. Bahçe beli, bahçe
belidir. Bu çözümsel bir işlemdir ve zor kullanmayı
gerektirir çünkü sözcüklerin birçok gizli anlamları vardır.
4.
Oysa şair bu sözcüğün çok anlamlılığına asla
saldırmaz. Dil, günlük konuşmanın kendisine zorla
yüklediği kimlikten şiir yoluyla kurtulur; şiirle o ilk
oluşumuna, özgürlüğüne geri döner. Sözcük sonunda
sahip olduğu açık ve gizli anlamlarının tümünü
göstererek olgunlaşmış bir mewe ya da gökyüzüne
fırlatılan bir roket gibi özgürdür; bütün sırlarını, açık ve
gizli anlamlarını gösterip içini dökebilir bizlere. Şair,
sözcüğü özgürleştirir, düzyazı yazanysa mahkûm eder.
Bu parçada aşıl anlatılmak İstenen aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Düzyazının genelde sözcüğün ilk anlamına
başvurduğu
B) Düzyazıda dilin inceliklerinin tam olarak
yansıtılamadığı
C) Sözcüklerin şiir sanatında özgürlüğüne kavuştuğu
D) Şiir ile düzyazının etki alanlarının birbirinden farklı
olduğu
E) Düzyazı yazarının dar kalıplar içinde hareket etme
olanağı bulduğu
Biyolojik ihtiyaçları, duygu ve düşünceleri, hayalleri,
rüyaları, toplumsal yönü ve henüz keşfedilmemiş ruhi
derinlik ve bilinmezleriyle inşan "dil” adını verdiğimiz
sosyal bir varlıkla iç içedir. Ona ait dünyanın maddi ve
manevi bütün unsurları, kelimelerin zengin anlam
dağarcığında yer alır ve biz onlarla duygularımızın
uçsuz bucaksız âlemlerine uzanırız. Sadece
sözcüklerde yer alan anlamlarıyla değil; ses, şekil, bilgi,
görgü, hayata ve olaylara bakışımız, yetiştiğimiz çevre
ve hatıralarımızla birlikte hafızamıza kaydedilirken sihirli
bir şekilde onlarla bütünleşiveririz. Yani "Lisan (dil)
aynıyla inşan” olup çıkar.
Bu parçada aşağıdakilerden hangisi
vurgulanmaktadır?
A)
B)
C)
D)
E)
İnsanın, gizemi çözülememiş pek çok yönü
bulunduğu
Bir milletin varlık sebeplerinden birinin de dil olduğu
Dilin, insanı somut, soyut bütün yönleriyle yansıttğl
Sözcüklerin, varlığın serüvenini anlamlandırmada
yetersiz kaldığı
Dil konusunda yeterli bilgi ve araştırma olmadığı
KRONOMETRE PARAGRAF SORU BANKASI