Örnek Soruyu Değiştir

.GELIŞME TESTİ 1 KRONOMETRE çözme süreniz 13 PARAGRAFTA KONU VE ANA DÜŞÜNÇŞ Şair biçim aktarıcısı değil, biçim kurucudur. Örneğin koca bir divan yazını; belli kalıplar içinde dönse de şiirimiz Bâkî gibi, Fuzulî gibi, Nedim gibi, Yahya gibi, şiirselliği biçimi aşan şairler yetiştirmiştir. Kendilerini nice kurallara sıkıştırmış olsalar da hicbirinin şiiri aynı sesi vermez. Nazım Hikmet'in öncülüğü yazınımızın geçirdiği bütün deneyimleri şiirine sindirip kendi anlamını belirlemesine ve kalıpları asarak kendi bicimini kurmasına bağlanabilir. Nazım'da bütün şiir serüvenimizin izi, sesi, anlam inceliği vardır. Nazım, ayrıca kentlinin ya da köylünün şiirini yazmamış, bütün insanların şiirini yazmış. Nazım, şiirlerinde çağların işlemez kıldığı sözcükleri donmuş anlam kalplarından kurtarmıştır. Bu parçadaki altı çizili sözlerle sözü edilen şairlerin hangi yönü vurgulanmak istenmiştir? 2. 3. 4. Roman tekniği, her teknik gibi, soyut olarak bir yerden çekip alınabilecek, dileyenin dilediğine dileğince uygulayabileceği bir araç değildir. Her yazış, her anlatış; belirli bir çağın, bir ortamın dünya görüşünü, insan anlayışını yansıtır. Daha doğrusu, o görüşün, o anlayışın ta kendisidir. Bu bakımdan, bir Tolstoy'un, bir Flaubert'in tekniğiyle yazan romancı, seçtiği konu ne denli günümüzün sorunlarıyla bağlantılı olursa Olsun, günümüzün dışında kalacağı gibi, eserlerindeki tutarsızlık da sorunlarının bize yakınlığıyla doğrudan doğruya orantılı olarak artar. Bu parçada vurgulanmak İstenen aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) E) Öykünmeye dayalı şiirler yazma içerik olarak farklı olma Kendine özgü bir şiir oluşturma Başka şairlerden etkilenme Biçim olarak benzer olma A) B) C) D) E) Yazarlar, kendinden önceki büyük sanatçıları örnek almalıdır. Yazarın ürün verdiği çağın değerleri ve bu değerlerin biçimlendirdiği bir görüş ve anlatış biçimi vardır. Her yazar içinden çıktığı toplumu eserlerinde anlatır. Yazarlar, gerçek olaylardan hareket ederek eserlerini oluşturmuştur. Yazarlar, birikimlerden yararlanarak eserlerini meydana getirmiştir. iki dekoratöre tümüyle aynı eşyaları vererek salonunuzu dekore ettirseniz ortaya bambaşka iki salon çıkar. işini iyi yapan, estetik anlayış yüksek olan, daha hoş bir salon tasarlar size. Her şey aynıdır aynı olmasına ama neyi nereye koydular, önemli olan budur. Biz yazarlar da sokağa çıkarız. Aslında insan dünyanın her yerinde insandır; hayat dünyanın her yerinde benzer kederleri, benzer sevinçleri üreten bir şeydir. Ama kimimizin yazdığı büyük bir şaheser, kimimizinki tatsız tuzsuz bir şey olur. Farkı yaratan [se salonda farkı yaratanla aynıdır. Olayları, insanları, çevreyi kullanma şeklimiz. Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden hangisidir? A) Hayatın her alanında estetik ögeler önemlidir. B) Sanatın beğenilmesi, özgün olup olmaması ile İlgilidir. C) Sanat eserinde güzelliği belirleyen, konunun ele alınma biçimidir. D) Her sanatçı, kendinden bir şeyler katarak gerçeği değiştirir. E) Sanatçının malzemeyi kullanma şekli, okurun anlamı yeniden kurmasını sağlar. Yaşadıklarımız hem herkesinki gibi hem yalnızca bize özgü. Önemli olan, yaşadıklarımızı kendimizin kılmak. işte herkesin başaramadığı bu. Yaşadıklarımızı kendimizin kılmanın ilk koşulu; bir bilinç aşamasına ermek, onu kurgulamakta bir üslup oluşturmaktır. Onun için, anlatımsal boyut kazandırdığımız bir hayat, bizim yaratı çevremizin dışında üretimsiz bir süreç olarak dönenir durur. Gerçek sanatçı, yaşadıklarına sahip çıkar, onu başkalarının dilinde örseletmez. Bu parçadan çıkarılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir? A) B) C) D) E) Deneyimlerini farklı bir biçimle yazıya geçiren sanatçı, başarılı olur. Gerçek sanatçı, kısa sürede unutulmayacak yapıtlar yazmak için çaba gösterir. Yazar, el değmemiş konulan anlatırken dilin sınırlarını zorlamalıdır. Yaşanmış olayları işleyen yapıtlar daha gerçekçidir. Geçmişiyle yüzleşmeyen sanatçı, özgün yapıtlar vermekte zorlanır. KRONOMETRE PARAGRAF SORU BANKASI