GEÇİŞ DÖNEMİ, HALK VE DİVAN EDEBİYATI ESER ÖZETLERİ
Atabetü'l Hakayık - Edip Ahmet Yükneki
"Hakikatlerin eşiği” anlamına gelen eserde
dünyayı, tanrıyı, insanı bilmenin sadece
bilim yoluyla olabileceği anlatılır. Bilginin
faydası ve bilgisizliğin zararı üzerinde du-
ran eser, dörtlüklerden oluşur. Eser işlediği
konuları hadis ve ayetlere dayandırarak
kanıtlamaya çalışmış, beyitlere dayanarak
ahlaklı insan olmanın yollarını, ahlak ilke-
lerini açıklamış ve çeşitli ahlaki öğütlerde
Cemşid ü Hurşid - AhmedÎ
Ahmedi'nin İranlı Şair Selman Saveci'den
genişleterek çevirdiği aşk mesnevisidir.
Eserde Çin hükümdarının oğlu Cemşid ile
Rum kayserinin kızı Hurşid arasındaki aşk
anlatılır. Eserde Cemşidin Çin'den yardım-
cısı Mihrab ile çıkıp rüyasında görüp âşık
olduğu Cemişidi bulmak için Rum diyarına
yaptığı, devlerle, perilerle, ejderhalarla kar-
şllaştlğl olağanüstü olaylarla iç içe yolculuk
CEM SULTAN
CEMşiq
Alebetü'l]ldkdyık
bulunmuştur. Eser, konusu ve şekli itibariyle hem İslamiyet Öncesi
Türk edebiyatının hem de İslami Dönem Türk edebiyatından izler
taşımaktadır. Atebet'ül-HakaY1k, İslam inanç ve ahlak ilkelerini man-
zum bir hâlde ortaya koymuştur. Aruz ve hece ölçüsünün birlikte
kullanıldığı eserde, Kutadgu Bilig gibi, on birli heceye denk gelen
"fa'ûlün fa'ûlün fa'ûlün fa'ûl" aruz kalıbıyla yazılmıştır. Eser, döne-
min diğer eserleri gibi Hakaniye (Çağatay) Türkçesiyle yazılmıştır.
Beng ü Bade - FuzûIÎ
"Esrar" ile "Şarab"ın itiş kakış ve tartışmala-
rının hikâye edildiği eser, Fuzûînin kaleme
aldığı alegorik bir eserdir. 444 beyitten
oluşan mesnevi, konusu itibariyle oldukça
eğlenceli bir eser. Eserin dikkat çeken bir
başka yönü ise dönemin siyasi güçlerinin
(Osmanlı Padişahı II. Bâyezid ile Safevi
Hükümdarı Şah İsmail) mücadelesinin
sembolize edildiği bir eser olmasıdır.
Budalanâme - Kaygusuz Abdal
Kimi kaynaklarda Risâle-i Kaygusuz, kimi kaynaklarda da Buda-
lanâme adı ile geçmektedir. Beş ana konuyu işleyen eserde ilk
konu kendini bilmek Olup "inşan suret midir, can mıdır, kul mudur,
sultan mıdır" temaları üzerinde durularak bir mürşide bağlanmanın
gereğini anlatır. Mürşit, hekim gibidir, derdi de dermanı da bilir,
Hakk'ı kendinde görür. "Hakk'ı bilmek istersen kendini bil, arifler
sohbetine gir" denmektedir. İkinci konuda, gönülde gizli mana yazı-
Ildır, dile gelmez deyip gönül temini irdeler. Üçüncü konuda, Hakk'ı
dünyada iken bulmak ve kendini bilerek hakikati bilmek üzerinde
durur. Dördüncü konuda, dünyanın ve kâinatın yaratılışına değinip
kendinden söz eder. Beşinci konuda insanın dünyaya gelmekten
amacının kendini ve Hakk'ı bilmek olduğu üzerinde durur. Eserde,
beş konu içinde çeşitli tasavvufi duyguları dile getirir.
339
anlatılır. Bu yolculuk sonunda Rum diyarına varan Cemşid, uzun
mücadelelerden sonra Hurşid'e kavuşur.
Cihannüma - Katip Çelebi
"Dünyayı gösteren" anlamına gelen bu eser
bilimsel bir çalışmadır. Eserde İslam ve
Avrupa coğrafyalarından bahsedilir. Yazar
ilk defa eserde Avrupa coğrafyacıları gibi
dünyayı kıtalara ayırarak anlatmış, Osman-
11 ülkelerine ait coğrafya bilgileri vermiş,
Japonya'dan başlayarak Asya ülkelerini
tanıtmıştır.
Çarhnâme - Ahmet Fakih
100 beyitlik bir kasidedir. Tasawuf konu-
şunda öğretici bilgiler içerir. Dünyanın fa-
niliğinden, dünya zevklerine kapılmamak
gerektiğinden, ölümü hatırlatarak bu dünya-
da ahiret için hazırlanmak lüzumundan bah-
seden, günahlardan kaçınmayı öğütleyen
halk için yazılmış dini ve ahlaki bir eserdir.
ÇARHNAME