Örnek Soruyu Değiştir

13. Gazeteci: Uzman: — İnternetin, dost sohbetinden alıkoyan ve yalnızlığa mahkûm eden bir yönü var. Ne yazık ki ekran teknolojisi, her bireyi çorak bir toprak hâline getiriyor. Gazeteci: (II) Uzman: — Duygusal yönden kendini açığa vuran insanlar, karşılığında olumlu bir toplumsal destek alabiliyorlarsa ne mutlu! Alamıyorlar ya da olumsuz tepkiler alıyorlarsa kendilerini daha kötü hissede- biliyorlar. Duygularımızı başkalarına açmak eğer yalnızlığımızı azaltıyor ve bizi toplumsal ağlara eklemiyorsa iyi fakat bizi kabul eden bir izleyici kitlesi yoksa ve boşluğa konuşmuş oluyorsak kötü oluyoruz. Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) (l) İnsanların kolay iletişimini sağlayan internet, aynı zamanda bir duygusal aşnma sebebi midir (II) Sosyal medyada gizli yönlerimizi ortaya dökmenin bir zararı var mıdır B) (l) Çağımızın olmazsa olmazlarından olan internetin toplum hayatına ne gibi zararları vardır (II) İnsanın, kendini ifşa etmesinin olumlu yönleri nelerdir C) (I) İnternetin insana zaman kazandırıp anında iletişim sağ- lamasını nasıl değerIendirirsiniz (II) İnsanlar, yalnızlığından mı kendisini başkalarına anlatma ihtiyacı hissediyor D) (I) İnternetin, insanın sosyal ve psikolojik yapısına zararı var mıdır (II) İnsanlar, rahatlamak için hangi iletişim olanaklarını tercih etmektedir E) (I) İnsanların yüz yüze iletişim yerine medya aracılığıyla iletişim kurma sebebini neye bağlıyorsunuz (II) Popüler olmak isteyen insanlar, genelde yalnızlık mı çekmektedir 33 14. Eskilerin hikmeti ile günümüzün bilgisi mitlerden ve fabllardan örülmüş bir duvar ile bölünmüş görünür. İnsanlığın dünyayı algılama ve açıklama konusunda ilk hikâyeleri olan mitolojik hikâyeler çoğu yerde karşımıza fabllar olarak da çıkmaktadır. G. Vico, fabl teriminin İtalyanca "favella”dan geldiğini söyler. Favel- la "eskilerin hikâyeleri” anlamına gelir. Eskilerin hikâyeleri olarak bilinen bu anlatımlar; gerçek dışı kabul edilmiş, çoğu zaman sessizlik ve ilgisizlikle karşı karşya kalmış hatta çoğu gerçek hikâye, fabllarla anlatılmış ve örtülmeye çalışılmıştır. Mitler ve fabllar, yaratıcı zekâyla gerçek anlamları, gerçek şahsiyetleri içe çekilmiş hikâyelerdir. Zamanla aşırıya kaçılarak aslında mitlere ve fabllara sonradan, hiç içermediği anlamlar verilmiş. Bu parçayla ilgili aşağıdakilerin hangisi söylenemez? A) B) C) D) E) Bir kavramın ne olduğu ve kökeni hakkında bilgi verilmiştir. Eskilerin, kimi gerçekleri fabl estetiği formunda gizleyerek aktardığı dile getirilmiştir. Zamanla eskilerin asıl fabllarının dönüştürülerek suistimal edildiği vurgulanmıştır. Mitolojik hikâyelerin insanların, dış dünyayı yorumlama gereksiniminden doğduğu belirtilmiştir. Mitolojik hikâyelerin gerçek olayların yanlış anlaşılması ve yorumlanmasıyla ortaya çıktığına değinilmiştir. 15. İzlediği ne olursa olsun televizyonun karşısında saatlerce oturan bir çocuk, yayılan elektronlara maruz kalmakta ve çocuğun vücudundaki statik elektrik yükü artmaktadır. Böylece ekran bağımlısı çocuklar, daha agresif ve sinirlidir. Yaşlarına uygun olmayan programları izlemeleri hâlinde kafaları karışıp ruh sağ- lıkları bozulur. Televizyona düşkün çocuklarda sosyal beceriler zayıflamaya, asosyal bir kişilik gelişmeye başlar. Ailesiyle, ar- kadaşlarıyla sosyal ilişki kurmada isteksiz davranırlar. Bu tür çocuklar; bir şeyler üretmemekte ve böylece hazıra alışmakta, el becerileri gelişmemekte, büyüklerin yardımı olmadan bir iş yapamamaktadırlar. Bunların duygusal ve zihinsel gelişimleri de geri olup olaylar arasında sebep-sonuç ilişkisi kuramayıp bilgiyi yorumlayamamaktadırlar. Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi televizyon ba- ğımlılığının çocuklar üzerindeki etkilerinden biri değildir? A) B) C) D) E) Muhakeme yeteneğinden yoksun olmak Öneri ve yönlendirmelere kapalı olmak İçe dönük bir yapıya sahip olmak Fiziksel ve zihinsel yönden geri olmak Saldırgan ve sinirli olmak