9. Gazeteci:
Mühendis:
— Bir mühendis olarak amacım, sorunlara pratik çözümler üret-
mektir. Japonya gibi endüstrisi gelişmiş ülkelerde çözümler
üretebilmek ve bu kapsamda teknolojiler geliştirmek çok da
zor değil. Diğer yandan yoksul ülkelerde yerel kaynaklar ile
teknoloji üreterek onların sorunlarına çözümler bulmak daha
zor ama bir o kadar da ufuk açıcı. Sanırım bu duygu, ilgimi bu
ülkelere yöneltti.
Gazeteci:
(II) ?
Mühendis:
— Çalışmak... Çalışırken de her zaman laboratuvarlara kapan-
mamak gerekiyor. Yeri geldiğinde dışarıyı gözlemleyip disiplin-
ler arası bakabilmek, iletişim ağları geliştirmek; zamanımızda
önemli işleri başarabilmek için gerekli özelliklerdir.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden
hangisi getirilmelidir?
A) (I) Sizi hangi düşünceler, yoksul ükelere uygulanabilir tek-
nolojiler üretip onların sorunlarını çözmeye yönelik amaçlar
geliştirmeye itti
(II) Genç mühendislere aktarmak ve onlarla paylaşmak
istediğiniz tavsiyeleriniz nelerdir
B) (l) Bir Japon mühendis olarak ülkenizdeki ne tür teknolojileri
yoksul ülkelere tanıtmayı amaçlıyorsunuz
(II) Sizi alanınızda bu kadar söz sahibi eden en büyük
özelliğiniz nedir
C) (I) Yoksul ülkelerin teknolojiden çok uzak kalması bir kader
midir? Bununla ilgili düşücelerinizi öğrenebilir miyiz
(II) Bir mühendisin hayata bakış açısını akademisyen olarak
nasıl değerlendirirsiniz
D) (I) Yerel kaynaklarla yeni teknolojiler nasıl üretilebilir
(II) Bir mühendisin salt laboratuvarda çalışması onu geliş-
tirebilir mi? Yetkin bir mühendis olabilmenin koşulları var
mıdır
E) (I) Yoksul ülkelerde teknoloji adına pratik çözümler ürete-
bilmek kısa vadede mümkün mü
(II) Başarılı bir mühendis adayının uygulama alanında yap-
ması gereken en önemli görevi nedir
35
10. Kırsal alandan kente göç edenler, alışkanlıklarını kırsal yaşamın
bir devamı olan ve şehir kenarlarında oluşan gecekondularda
devam ettirmektedir. Böylece kırsal alandaki alışkanlıklar kente
taşınarak bir anlamda özellikle büyükşehirlerde "köylüleşme"
olayı doğmaktadır. Türkiye'de şehirleşme hızı nüfus artışına
paralel bir seyir izlememekte, çok hızlı gerçekleşmektedir. Ge-
cekondu nüfusu, kırdan kente göç eden nüfusla sürekli beslen-
mektedir. Nitekim DPTnin gözlemlerine göre Ankara nüfusunun
9670'i, İstanbul nüfusunun 9650'si gecekondularda oturmaktadır.
Bu da Türkiye'de okuma alışkanlığının yaygınlaşmamasının bir
başka nedenidir.
Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılabilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Kırsaldan kente aşırı göç nedeniyle okuma alışkanlığında
büyük bir düşüş yaşanmıştır.
Büyükşehirlerde gecekondulaşmanın artmasıyla okullaşma
geri plana itilmiştir.
Kitap okuma alışkanlığıyla yaşanılan çevre arasında yakın
bir ilişki vardır.
Türkiye'deki nüfus artışı çok hızlı bir seyir izlediğinden kitaba
verilen önem azalmıştır.
Köylüleşen kent ortamında kitap okuma alışkanlığı kazan-
mak büyük çaba gerektirmektedir.
11. Yusuf Atılgan, edebiyatımızda çok eser bırakmamış isimler-
den biridir. (l) Modern sınırlar belirlediği roman anlayışında,
toplumdan kopmuşları ele almış ve kurmaca dünyasını buna
göre şekillendirmiştir. (II) Anayurt Oteli temel çizgileri ve işlediği
tema bakımından Aylak Adam'la çeşitli benzerlikler göstermiş
olsa da pek çok konuda Aylak Adam'la farklılık oluşturduğunu
görmemiz mümkündür. (III) Kendini "gerçekçi" olarak tanım-
layan sanatçı, romanlarında da bunu hissettirir. (IV) Özellikle
Anayurt Otelinde romanın başkarakteri olan Zebercet'in gerçek
dışı gibi görünebilecek davranışları bile oldukça gerçekçi bir
kurguyla verilir. (V) Zebercet'in toplumdan kopmuş, iletişim
kurmakta zorlanan, çevresine ve hatta kendine yabancı bir
"anti kahraman" olarak çizilmesi de romanı, tema bakımından
Türk romanı anlayışında farklı bir yere koyar.
Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hanqisine
düşüncenin akışına göre "Onun, sadece Aylak Adam ve
Anayurt Oteli romanları bile sanatı üzerine konuşulabileceklerin
tükenmeyeceğinin bir göstergesidir.” cümlesi getirilmelidir?
C) III
D) ıv