FLSEFENİN TEMEL PROBLEMLERİ (SANAT FELSEFESİ) - TEST 3
7.
Plotinus'a göre güzellik tanrısal aklın evrendeki ışıması-
dır_ Hegel'e göre güzellik mutlak ruhun evrende görünüşe
geçmesidir. Baumgarden'e göre güzellik duyumsal bilginin
mükemmelleşmesidir.
Buna göre Baumgarden, hangi yönden Plotinus ve He-
gel'den farklı düşünmektedir?
A) Güzellği faydasal yönden ele almakla
B) Güzel diye bir nesneyi düşünmenin imkansız olduğunu
söylemekle
C) Güzellği duyumsal olarak kabul etmekle
D) Evrendeki güzelliği, Tanrı'nın yeryüzündeki yansıması
olarak görmekle
E) Güzellği ideaların bir birliği olarak ele almakla
8.
Goethe sanatı, eyleme geçirilmiş bilim diye nitelendirir.
Doğa her zaman güzeldir. Çünkü kendi içerisinde sürekli
olarak devinir ve sürekli olarak yeniden yaratır. Güzel, gizli
doğa yasalarının belirginleşmiş biçimidir. Güzel; olmasay-
dl bu yasalar hep bilgimiz dışında kalırdL Evren sürekli bir
gelişme sürecidir. İnsan da kendini geliştirdiği sürece gü-
zel olur.
Buna göre güzelliğin tanımı aşağıdakilerden h? •gisi-
dir?
A) Gerçek güzellik insanın algılayışıdır
B) Güzellik yaratma ve devinimdir.
C) Toplumun yararına olan güzeldir.
D) Güzellik, doyuma yönelik eylemlerdir.
E) Güzellik, ideaların nesnelerdeki 4esidir_
9.
Müzik sanatının dışır 'a olanla üzik dinlerken hayalle-
rinde rüyalar; öyküleı grmaya ç şırlan Onlar bu hayal-
leri, rüyaları, öyküleri j
-r ve tad lar ama sanat yapıtını
değil. Orkestra, Beetho
bir ,enfonisini kusursuz bir
sanat gösterisi olarak çalı.
an didinirken, onlar kendi
kendilerine bütün bir romanı yaşarlar.
Buna göre müzik sanatının insanlara kazandırdığı
özellik aşağıdakilerden hangisi olabilir?
A) Yaratıcılık ve duygusallık oluşturmak
B) Geçmişle gelecek arasında bağlantı kurmak
C) Hayal gücü ile zihni zorlamak
D) Sanattaki hazzı yaşatmak
E) Sanatsal etkinlikleri değerIendirmede farklı bakış açıla-
n kazandırmak
2-8
10.
Gerçek sanatçı toplumda sayıca azdır. Hepimiz zaman za-
man yoğun ve derin duygular yaşarız Hayatın gereği ola-
rak sevincimiz, üzüntümüz, acılarımız, kayıplarımız olur,
ama birçoğumuz bunları bir şarkıya, türküye, ağıta, resme
veya bir başka esere dönüştüremeyiz. Sanatı oluşturan ve
bizden farklı olarak sanatçıda olan şey; bu duyguları engin
bir hayal gücü ve sıra dışı yetenekleriyle, herhangi bir çı-
kar gözetmeksizin, özgürce somut bir esere dönüştürebil-
mesidir_
Parçada sanatçının hangi özelliği anlatılmamıştır?
A) Duygu dünyasının zenginliği
B) Duygularını nüştürecek yetenekleri
C) Sanatsal •tler ' Irarsız yaptığı
D) .tsr,l faaliyk -de bu. ,urken özgürce hareket
ettiği
E) S? nat ya
'ren arna nın acılarını hafifletmek olduğu
12.
7-c
. Sanatla bir kişi, tatminkâr bir yetkinliğe ulaşınca-
ya kadar attaki büyükleri taklit ederek yol alır. ilk dö-
nemlerde amaç en az onlar gibi, onlar kadar eser verebil-
mektir Bunun yolu da onların gittiği yoldan gitmek, onlar-
,zelliği aynen modellemektir Sanatsal üretimin ilk
aşal ası budur. Bu yoldan gidilmeden bir sonraki yola ula-
'Imaz_
Parçada sanatın ilk aşaması olarak hangi yaklaşım an-
latılmaktadır?
A) Çıkarsız sanat yapmak
B) Yaratma olarak sanat
C) Oyun ve kurmaca olarak sanat
D) Taklit ve yansıtma olarak sanat
E) Toplum için sanat yapmak
Acı çekmenin korkusunu ya da zevkin çekiciliğini yaşamış
bir kişi bu duygularını sanat eserinde ifade ettiğinde, yaşa-
dıklarını estetik bir biçime sokarak sanat eserine dönüştü-
rücektir_ Bu kişi hazzı, memnuniyeti, acıyı, ümitsizliği, ce-
sareti, karamsarlığı bir kişiden diğerine geçmesini hisse-
der, hayal eder ve alımlayıcıları bunlarla etkilemek için bu
duygularını ifade ederse, bu sanat olur.
Yukarıda savunulan görüş hakkında aşağıdakilerden
hangisi söylenebilir?
A) Sanat bir oyun ve bir eğlenceden ibarettir.
B) Ahlaki öğeler içermeyen bir eser sanat eseri değildir.
C) Sanat eseri pratik bir yarar gözetilerek yapılmamalıdır.
D) Sanat sanatçının deneyim ve duygularını sanat eserin-
de dışa vurmasıdır.
E) Sanatçı, doğayı olduğu gibi sanat eserine aktarabilme-
lidir_
92
5-8
ı O-E
11-1)
-D