10. Edebî eserler her okunuşunda yeniden yaratılır. Bir araştırmacı
veya okuyucu tarafından her okunuşta farklı şekillerde algılanıp
yorumlanır. Bu, edebî eserlerin çok anlamlılığından kaynakla-
nır. Cinsiyetin, ırkın, mesleğin, yaşanmışlıkların eser üzerindeki
etkisini yok sayabilir miyiz? Ya da bir eser hayatın farklı dö-
nemlerinde okunduğunda yaşın önemi ortaya çıkmaz mı? Tüm
cevaplar edebî eserlerin neden yeniden okunması gerektiğini bir
daha yüzümüze çarpar.
Aşağıdakilerden hangisi bu sözleri söyleyen bir yazarın dü-
şünceşİ olabilir?
A) Bir eserin her okunuşunda yeni ufuklar açacak nitelikte olma-
sı beklenemez.
B) Bazı eserlerin okuru zorlayacak bir yanının olmadığını görü-
rüz çünkü bunlar, hep basittir ve hep öyle kalır.
C) Herkesin aynı gözle aynı gözlükle okuyabileceği eserleri yaz-
mak bir edebiyatçının İdeali olmalıdır.
D) Bir eserin yıllar sonra bile yine aynı şeyleri hissettirmesi, inşa-
na aynı şeyleri öğütlemesi o eserin kalitesini gösterir.
E) Eserin her okunuşta insanı bambaşka bir maceraya çıkarma-
sı gerekir.
11. Normal bir konuşmada sesin şiddeti saniyede yalnızca 3-4 kez
değişirken çığlık söz konuşu olduğunda bu değer 30 İle 150
arasındadır. Bu dalgalanmalar, sesin yükselip alçaldığı şeklin-
de yorumlayamayacağımız kadar hızlıdır. Sesin çok inişli çıkışlı
olması beynin korku merkezi Olan amigdalayı harekete geçirir.
Sesteki bu ürkütücü uyumsuzluk korkuyla İlişkilendirilir ve aynı
zamanda tehlikeye karşı uyarı görevi görür. Sonuç olarak çığlı-
ğın kendimizi kötü hissettirmesinin nedeni sesin şiddetli olması
değil bu şiddetin algılayamayacağımız kadar kısa aralıklarla
değişiyor olmasıdır. Ses şiddeti ani olarak değişen sirenleri ve
alarmları duyduğumuzda benzer bir hisse kapılmamız da bu
yüzdendir.
Bu parçada aşağıdakilerin hangisine değinilmiştir?
A) Çığlık atma isteğinin saniyeler içinde ortaya çıktığına
B) Çığlık ve benzeri seslerden tedirgin olunmasının ses dalgala-
rındaki ani değişimden kaynaklandığına
C) Çığlık atma dürtüsünün beynin amigdala denen bölgesinde
oluştuğuna
D) Çığlık sesi duyan insanların tehlikelere karşı daha hassas
davrandığına
E) Çığlık, siren ve alarm seslerinin tüm insanlarda korkuya se-
TYT / TÜRKÇE
PARAGRAF DENEME - 25
13. •
HIZ
YAYINLARI
12. Gerçek okumanın yeniden okumak olduğunu Nabokov söyle-
mişti. Romancıya göre zihnimizin gizemli bir yapısı vardır ve ilk
okumada hikâyeyi, satır aralarını çözmeye çalıştığımız için metni
asla tam kavrayamayız. Bir metni bütün olarak kavrayabilmek
için yeniden okumak gerekir, tıpkı bir resmi tamamen görebil-
mek için birkaç adım uzaktan bakmak gerektiği gibi. Bu yüzden
"Aslında okumak yoktur, sadece yeniden okumak vardır." der
Nabokov. Ancak yeniden okuma sayesinde metnin derinine ine-
bilir, kat yerlerini açabilir, sırlarını çözebiliriz. Çaba isteyen ama
kişiyi zenginleştiren okuma biçimi budur.
Bu parçaya göre bir romanı neden yeniden okumamız ge-
rektİğİ aşağıdakilerin hangisinde açıklanmıştır?
A) ilk okumada romandaki hikâyeye ve ilginçliklere odaklandığı-
mız için asıl anlamı kaçırırız.
B) Hiçbir roman, ilk okuyuşta anlaşılamayacak kadar derin an-
lamlar taşımaz.
C) Bir resim ancak birkaç adım uzaktan daha iyi görülür, roma-
nın mesajı ise ancak birkaç yıl sonra okununca anlaşılabilir.
D) Romanda kendi zihinsel kurgumuza ait bir şeyler arayarak
geçirilen ilk okumada asıl anlamı yakalamak imkânsızdır.
E) ilk okuma kişiye bir şey katmaz hâlbuki yeniden okuma kişiyi
birçok yönden geliştiren bir durumdur.
Geri dönüşüm alanında hizmet veren eşya üreticisi bir firma,
eski akıllı telefonların ekranlarından bardak üretmeye başla-
mış. Şirket, Handy Glass adını verdiği koyu renk bardakları
geri dönüşüme giden akıllı telefonların ekranlarını kullanarak
üretiyor. Böylece bir zamanlar elinizden düşürmediğiniz eski
telefonlarınızla bir kez daha buluşup bu kez onları bir şeyler
içmek için kullanmanın keyfini yaşıyorsunuz.
• Biz fark etmesek de aslında geri dönüşüm insanların hayat-
lannın bir parçasıydı. Bazı mutfak gereçlerini şaksı yapmak,
beğenmediğimiz kıyafetleri temizlik bezi olarak kullanmak,
evimizin çatışında eskimiş bir küvette sebze yetiştirmek...
Sayamadığımız daha birçok durum insanların yıllardır geri dö-
nüştürmeye hazır olduğunu gösteriyor.
Bu iki parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söyle-
nebilir?
A) Birbirinden farklı konular benzerlik kurularak ortak bir sonuca
bağlanmaktadır.
B) Aynı olgunun farklı ihtiyaçlardan kaynaklandığı vurgulanmak-
tadır.
C) Aynı konunun bilimsel yönü İle günlük yaşamdaki konumu
arasındaki benzerliğe dikkat çekmektedir.
D) Temel düşünceyi desteklemek için benzer örnekler kullanıl-
maktadır.
E) Birbirinden bağımsız düşünceler, farklı bakış açılarıyla ele
bep olduğuna
(Û /hizyayinlari
@/hizyayinlari
alınmaktadır.
5
Diğer sayfaya geçiniz.