DÜZYAZI TÜRLERİ
Şiir omayan söz ve yaz ; neşir, anlamlarına gelen düz-
yazı İçin divan edebiyatında İnşa sözü de kullanılmıştır.
Düzyazı türleri, edebî (sanatsal) ve öğretici (bilgilendirici) me-
tinler olmak üzere ikiye ayrılır.
Edebi metinler, okuyanda estetik zevk ve güzellik duygusu
uyandırmak amacıyla oluşturulan metinlerdir.
Edebî metinler. doğrudan bilgi vermez: hissettirir, çağrıştırır.
Edebî methiler, yut ve mecaz anlam bakımından zengindir.
Edebî metinler, -coşku ve heyecanı dile getiren metinler (şiir)
ve "olay çevresinde oluşan metinler" olmak üzere ikiye ayrılır.
'Olay çevresinde oluşan metinler"; 'anlatmaya bağlı metinler”
(hikâye. roman. masal. halk hikâyesi, tabi, destan, mesnevi,
manzum hikâye) ve "göstermeye bağlı metinler" (tiyatro) olrnak
üzere ikiye ayrılır.
Öğretici metinler, öğretmek, bilgi vermek ve açıklamak ama•
ayla oluşturulan metinlerdir.
Öğretici metinler, gerçek anlam bakımından zengindir.
Öğretici metinler: tarihî metinler. felsefi metinler, bilimsel me-
tinler, gazete çevresinde gelişen metinler (makale, fıkra, de-
neme, sohbet, haber yazdan) ve kişisel hayatl konu
alan metinler (anı. gezi yazısı. biyografi, otobiyografi, mektup ,
günlük) şeklinde gruplandınlabilir.
A. EDEBİ (SANATSAL) METİNLER
ı. HİKÂYE (ÖYKÜ)
Gerçek veya tasarlanmış (olmuş veya olması muhtemel, ya
şarvnş ya da yaşanması muhtemel) olayları anlatan düzyazı
türüdür.
Hikâyeninyapı unsudan, -olay, kişi, mekân (yer) ve zarman"dir,
-j romana göre daha kısa yazılardır. Romana göre kişi
sayışl azdır, Olay Örgüsünde fazla ayrıntıya İnilmez.
Dünya edebiyatında hikâye türünün İlk Örneği, İtalyan sanatçı
Boccacio'nun (Bokasyo) kaleme aldığı Decameron adlı
yapıtıdır (13. yüzyıl).
Hikâye türü, Türk edebiyatına Tanzimat Dönemi'nde Batı'dan
gelmiştir.
28
Türk edebiyatında İlk hikâye örnekleri, Ahmet Mithat Efendi
tarafından kaleme alınan Letâif-i Rivâyât adlı yapıttır. Batılı öl-
çütlere uygun ilk hikâye örnekleri ise Sami Paşazade Sezai 'nin
kaleme aldığı Küçük Şeylerdir.
NOT
Giritli Ali Aziz Efendi'nin Muhayyelat-ı Aziz Efendi, Emin Nihat
Bey'in Müsameretname adlı eserleri; geleneksel anlayıştan
Batılı anlamdaki hikâyeye geçişin ilk örneklerindendir.
—J Hikâyeler; Olay ve durum hikâyesi olmak üzere İkiye ayrılır:
1. Olay Hikâyesi
Merkezinde bir olay bulunan, olay ekseninde gelişen ve so-
nuçlanan hikâyelerdir.
Merak unsuruna yor verilmesi, Olay hikâyesinin en önemli Özel-
liğidir.
Olaylar "serim, düğüm, çözüm' bölümleriyle verilin Serim bö-
lümünde olay, bir problem ya da çatışma olarak ortaya konur,
Daha sonra Olayla İlgili düğüm noktası Oluşur, bu bölümde
okuyucunun merakı en üst düzeye çıkar. Çözüm bölümünde
ise düğümü oluşturan problem ya da çatışma çözülerek oku-
yucunun merak duygusu tatmin edilir.
Bu tarz hikâyelerin öncüsü Fransız yazar Maupassant (Mapa-
san) Olduğu için bu tür hikâyeler, "Maupassant tarzı hikâye”
olarak da adlandırılmıştır,
Olay hikâyesinin Türk edebiyatındaki Önemli temsilcileri
arasında şu sanatçıları sayabiliriz: Ömer Seyfettin, Refik Halil
Karay, Reşat Nuri Güntekin, Yakup Kadri Karaosmanoğlu,
Halide Edip Adıvar, Sabahattin Ali. Orhan Kemal vb.
2. Durum (Kesit) Hikâyesi
Olay anlatımına dayanmayan, yaşamın bir kesitinin ele alın-
dlğl hikâyelerdir.
Bu tür hikâyelerde *şerim, düğüm, çözüm' bölümleri Olay
hikâyesindeki gibi belirgin değildir, Merak unsuru geri plan-
dadır. Öykülemeden çok, betimlemeye ağırlık verilir.
Durum hikâyesinin öncüsü Rus yazar Anton Çehov olduğu
İçin bu tür hikâyeler, *Çehov tarzı hikâye' olarak da adlandı-
rılmıştr.
Durum (kesit) hikâyelerinin Türk edebiyatındaki önemli tem-
şilcİlerİ arasında Şu sanatçıları sayabiliriz: Memduh Şevket
Esendal, Sait Faik Abasıyanık. Tank Buğra vb.