Örnek Soruyu Değiştir

4. Dünyanın neresinde yaşarsak yaşayalım dilimizi, kimliğimizi, tarihimizi, binlerce yıllık geleneklerimizi, bilinçli bir şekilde yaşar ve yaşatırsak diğer ülkelerin nezdinde itibarımız bir o kadar artacaktır. Aslında dillerin coğrafi sınırları olmaz, olsa olsa gönül coğrafyası olur. Türkçe sadece Türkiye'ye ait olarak da görül- memelidir. Ömer Seyfettin'in de dediği gibi "Benim vatanımın sınırları Edirne'den başlayıp Hakkâri'de bitmez. Benim vatanı- mın sınırları Türkçe konuşulan yerde başlar, Türkçe konuşulan yerde biter." ya da bu olaya daha evrensel bakacak olursak Ludwig Wittgenstein'ın "Dilimin sınırları, dünyamın sınırlarıdır.” sözü — Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) dilimin konuşulduğu her yer benim olmalıdır mesajı vermektedir B) dilin ve dilin temelini oluşturan düşüncenin belli bir coğrafyaya sığdırılamayacağını göstermektedir C) en üstün benim dilim, dilim sayesinde dünyada ben de varım algısı oluşturmaktadır D) dilimiz bizim her şeyimizdir, onu kaybedersek dünyadan da siliniriz demektir E) dilimi tehdit eden her ne varsa onunla savaşmaya hazırım anlamına gelmektedir 5. Yaşam, evren gibi zıtlıkları bir denge ve uyum içinde barındı- rır. Aradaki dengeyi korumak için er ya da geç kendini gösterir. Biri, diğerinin yerini yaşam halkasında mutlaka alır. "Her gecenin bir gündüzü vardır." deyişinde olduğu gibi birbirini dengeler. Ya- Şam; insana iyisiyle kötüsüyle, eğrisiyle doğrusuyla sunulan bir lütuftur. Dünyadaki yaşam düzeni, zıtlıkların uyumundan ortaya çıkmıştır. Böylece doğadaki ve yaşamdaki olgular, doğrusal olmayıp kendini organize eden bir yapı gösterir. Bu parçanın başına düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) Sınırlı olan akıl ve beş duyuyla fark etmesek bile evrende hiçbir nesne, nicelik ve nitelik bakımından birbirine benzemez B) Her şeyin mükemmel olduğu bir ortamda bile insanın mutsuzluğuna yol açan sebepler olabilir C) Evrendeki ahengin yapısı, göreceli olguların birbirini ta- mamlamasıyla fark edilir D) Yaşam süresince tam ve sürekli bir mutluluk olmayıp mut- luluk veren şeyler, kişiye ve ortama göre değişir E) Evrende soyut ve somut bütün olguların, nesne ve kav- ramların her zaman bir karşıtı vardır 220 6. 7, Günümüzde ticari uçaklar pek çevre dostu sayılmaz. Hatta top- lam karbon salınımının %2'si ticari uçuşlarlardan kaynaklanıyor. Üstelik yolcu sayısındaki ve hava kargo taşımacılığındaki ar- tıştan dolayı 2050'ye kadar bu oranın en az üç katına çıkacağı tahmin ediliyor. Ancak 200 - 300 koltuklu jet uçaklara al- ternatif elektrikli uçakların geliştirilmesi pek kolay görülmüyor. Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) B) C) D) E) Hâl böyle olunca elektrikli yolcu uçaklarının yaygınlaşması üzerine çalışmalar artıyor Havacılık sektörü son derece yavaş değişen bir yapıya sahip olduğundan elektrikli uçak dönüşümünün hızlı olması beklenmiyor Olası durumda kullanılacak pillerin enerji yoğunluğu uçak- larda kullanılan fosil yakıtlara göre hayli düşük Bunun için şarj istasyonlarının altyapısının ivedi olarak ya- pılması gerektiği belirtiliyor Fakat araştırmacılar, elektrikli uçakların geliştirilmesi ile ilgili büyük teknik sorunlar öne sürüyor Ana babanın, çocuklarını kendi eğilimlerine doyum sağlayacak uzantılar olarak algılamaları çocukların gelişimini ciddi bir biçim- de aksatır. Kimi anne, çocuğunu kendi yalnızlığını giderecek bir araç olarak algıladığından çocuğun büyümesini ve gelişmesini elinde olmadan engeller ve çocuğu kendisine bağımlı kılar. Kimi baba ise çocuğunu ulaşmak istediği görkemi gerçekleştirebi- lecek bir araç olarak görür ve çocuğun yeteneklerinin ötesinde beklentileriyle onun doğal gelişimini engeller. Biçimi ne olursa olsun, sonuç daima aynıdır. Ana babanın kişiliklerini çocuklarına yansıtmaları, çocuğun özerk bir varlık olmayı öğrenememesi ve dolayısıyla özsever eğilimli bir yetişkin olmasıyla sonuçlanır. Bu parçada eleştirilen durum aşağıdakilerin hangisidir? A) B) C) D) E) Babaların çocuklar üzerindeki otoriter tutumlarının çocukların ruhsal gelişimini olumsuz etkilemesi Çocukların eğitiminde anne babanın baskıcı tavırlarının ço- cukları meslek seçiminde kararsızlığa itmesi Annelerin çocuklarını aşırı korumacı tavırlarının çocuklarda özgüven problemine yol açması Anne babaların, çocuklarını kendi istekleri doğrultusunda yetiştirmelerinin çocukların gelişimini olumsuz etkilemesi Anne-babaların, çocuklarını yetiştirirken onların isteklerini sürekli yerine getirmesi