11. DÜNYA SAVAŞI
ö ABD, geliştirdiği atom bombası teknolojisiyle dünya siyasetinin en önemli gücü hâline geldi.
ARİ
DERS
ö Birleşmiş Milletlerin New York merkezli Uluslararası Para Fonunun (IMF) VVashington merkezli faaliyete başla-
maşı, ABD'nin dünyanın merkezî gücü olmaya başladığını ortaya koymuştur.
ABD, Avrupa'nın savunması ve güvenliği için hazırladığı 1947 Truman Doktrini'yle, ekonomik yardımlar için
hazırladığı 1947 Marshall Planı'yla ve Kuzey Atlantik Antlaşması'na (NATO-1949) dâhil olmasıyla dünyanın İki
süper gücünden biri olmuştur.
II. Dünya Savaşı'nda oynadığı rolle Doğu Avrupa'yı Nazi baskısından kurtaran Sovyetler Birliği'nin itibarı arttı.
Faşizme karşı duyulan tepki komünizmi saygın hâle getirdi.
Ban Avrupa'daki komünist partiler faşizm karşısında kazanılan zaferle çok güçlendi. Sovyetler Birliği kendisini
bütün özgürlük hareketlerinin hamisi olarak gördü.
Churchill'in ilk kez 1946'da kullandığı Demirperde kavramı 1947'de Kominform'un hayata geçmesi ile gerçek-
leşti.
II. Dünya savaşı sonrası ABD ile SSCB arasında yaşanan ideolojik ayrılık Batı ve Doğu bloklarının ortaya çıkmasına
neden oldu.
II. Dünya Savaşı'nda hesap uzmanlarına yardım etmek üzere mekanik bilgisayarlar geliştirildi. Dünyanın ilk bil-
gisayarlan ENİAC (Elektronik Sayısal Birleştirici ve İşlemci) ve MARK 1, II. Dünya Savaşı'nda ordunun ısrarıyla
geliştirildi.
II. Dünya Savaşı'nda müttefiklerin havada ezici üstünlüğü ele geçirmeleri, Almanları hedeflerine ulaşmak İçin
yeni araçlar bulmaya itti. Almanlar 1937'den beri üzerine çalıştıkları VI ve V2 balistik füzeleri 1942 'den itibaren
üretmeye başladılar.
II. Dünya Savaşı karada tankların savaşı olarak bilinir. Tankta sağlanan üstünlüğün savaşn kaderini belirlediği
kabul edilir.
ikinci Dünya Savaşı'nda Türkiye
Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı'ndaki durumu, stratejik mevkiinin önemi dolayısıyla, gerek Müttefiklerin, gerek
Mihver'in Türkiye'yi kendi yanlarında savaşa sokmak için harcadıkları çabaların ve Türkiye üzerinde yaptıkları
baskıların hikayesinden başka bir şey değildir. Savaşan tarafların bu faaliyetleri karşısında Türkiye'nin politikası
İse, savaşın dışında kalmak ve memleketi savaşın yıkıntılarından korumak olmuştur. Türkiye'nin İdarecileri bu
gayenin gerçekleşmesinde gerçekten değerli bir başarı kazanmışlardır.
A) Fransa'nın Yenilmesi ve Türkiye
ö 19 Ekim 1939 Ankara İttifakına göre, Türkiye'nin savaşa katılma zorunluğu, ilk defa olarak, Almanya'nın 1940
Mayıs'ında Fransa'ya saldırması ve İtalya'nın da Fransa'ya savaş İlan etmesi üzerine ortaya çıkmıştır. Çünkü, İngil-
tere ve Fransa ile yapılmış olan bu ittifakın Birinci maddesine göre, savaş şimdi Akdeniz'e de yayılmış olmaktaydı
ve bu durumda da Türkiye'nin savaşa girmesi gerekiyordu. Bunu yapmadı; daha doğrusu yapamadı. Çünkü, 1925
Türk-Sovyet Dostluk ve Saldırmazlık Paktı'na uyarak meseleyi Sovyetlere açtığı zaman, Sovyetler, Türkiye'nin sa-
vaşa girmesi halinde, Türkiye'yi tehdit etti. Yani Türkiye savaşa girdiği takdirde Sovyetlerle bir çatışmaya maruz
kalacaktı. Bu nedenle İngiltere ve Fransa Türkiye'nin savaşa katılmasında fazla ısrar etmemişlerdir.
B) İtalya'nın Yunanistan'a Saldırması ve Türkiye
28 Ekim 1940'da İtalya'nın Yunanistan'a saldırması ise Türk-ingiliz -Fransız ittifakının 3'üncü maddesinin işletil-
meşini gerektiriyordu. Çünkü İngiltere ve Fransa 13 Nisan 1939'da Yunanistan ve Romanya'ya garanti vermişler-
di ve ittifaka göre, bu garanti sebebiyle bu iki devlet Yunanistan veya Romanya'nın yardımına giderse, Türkiye
de savaşa katılacaktı. Gerçekten İngiltere Türkiye'nin 'Smümkün olan en kısa zamanda” savaşa katılmasını istedi.
Fakat bu sefer Türkiye Almanya'nın tehdidi karşısında kaldı. Bu tehdit Türkiye'yi savaşa katılmaktan alıkoydu.
www.dizgikitap.com
SMNLYALÇIN