11. DÜNYA SAVAŞI
ARİ
DERS
OT
Roosevelt ile Churchill arasındaki 1943 Casablanca Konferansında Türkiye'nin de savaşa katılmasıyla bir Balkan
cephesinin açılrnasına karar verilmesi üzerine, Başbakan Churchill, durumu Türk liderlerine açıklamak üzere,
30 Ocak-1 Şubat 1943 arasında, Adana'da Cumhurbaşkanı İsmet İnönü ve Başbakan Şükrü Saraçoğlu ile gö-
rüşmelerde bulundu ve Türkiye'nin en geç 1943 yılı sonunda savaşa katılmasını istedi. Buna karşılık Türk devlet
adamları şu iki nokta üzerinde özellikle durdular:
1) Türkiye, Sovyet Rusya'dan emin değildir ve ondan çekinmektedir. Almanya'nın yenilmesiyle Sovyet Rusya
Avrupa'ya egemen duruma geçecektir.
2) Türkiye'nin savaşa katılabilmesi için Türk Ordusunun malzeme bakımından geniş ölçüde takviyesi gerekir.
1943 Ekim'indeki Dışişleri Bakanlarının Moskova Konferansında da Ruslar, Türkiye'nin savaşa sokulmasında
ısrar etmişlerdir. Molotov'a göre, Türkiye'den savaşa girmesinin istenmesi, bir "telkin” şeklinde değil, bir "emir”
şeklinde olmalıydı. Amerikalılara ve İngilizlere göre, Türkiye'ye böyle bir emir verildiği takdirde, kendisine silah
yardımı yapmak zorunluydu ki, o zaman bu yardım ikinci cephenin açılmasını geciktirebilirdi. Bunun için, 1943
yılı sona ermeden Türkiye'nin savaşa katılmasının istenmesine karar verildi.
İngiltere Dışişleri Bakanı Eden, bu kararları bildirmek üzere, Türkiye Dışişleri Bakanı Numan Menemencioğlu
ile Kahire'de görüştü. Eden'a verilen cevap, yeteri kadar yardım yapılmadıkça, Türkiye'nin savaşa katılamıyacağ[
idi. Eden, Türkiye'nin olumsuz cevabının Türk-ingiliz ilişkilerini gerginleştireceğini söylediyse de Türkiye savaşa
katılmayı reddetti.
1943 Kasım'ındaki Tahran Konferansında da Sovyetler Türkiyenin savaşa sokulmasında ısrar ettiler. Hatta Sta-
lin, "gerekirse enselerinden yakalayarak" Türkleri savaşa sokmak gerektiğini söyledi. Amerika ve İngiltere de
Türkiye'nin savaşa girmesini istediklerinden, Churchill, 4-6 Aralık 1943 de Kahire'de Türkiye Cumhurbaşkanı
İsmet İnönü ile görüştü. Bu sefer Müttefiklerin baskısı gayet ağır oldu. Onun için İnönü, "pensip olarak” savaşa
katılmayı kabul etti. Fakat Türkiye'nin savunma gücü için gerekli olan silah ve teçhizat verilmedikçe savaşa gir-
meyecekti. Churchill bu isteği kabul etti ve Ocak-Şubat 1944 de Ankara'da Türk ve İngiliz askeri heyetleri arasın-
da bu konuda görüşmeler yapıldı. İngilizlere göre Türkler çok fazla şey istemişlerdi.
F) Yalta Konferansı
Yalta Konferansında boğazlar konusunda Stalin, Montrö Sözleşmesinin artık eskimiş olduğunu, değişmesi ge-
rektiğini, bu sözleşmeye göre Japon İmparatorunun Boğazlarda Rusya'dan daha büyük bir role sahip bulun-
duğunu, Montrö Sözleşmesinin İngiliz-Rus ilişkilerinin iyi olmadığı bir zamanda yapılmış olduğunu, herhalde
şimdi İngiltere'nin Japonya ile birleşerek Rusya'yı boğma niyetinde olmadığını ve Türkiye'nin Boğazlar vasıtasıyla
Rusya'nın gırtlağına sarılmasına artık Rusya'nın tahammül edemeyeceğini söylemiştir.
ö Amerika ve İngiltere Boğazlarda Rusya'ya daha geniş bir geçiş serbestisi tanınmasını kabul ettiler. Bununla bera-
ber, Amerikan Hükümeti, Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki egemenliğini ihlal edecek bir statüye taraftar değildi.
İngiltere de, bağımsızlığı konusunda Türkiyeye garanti verilmesi gerektiğini belirtti.
ö Konferans, Boğazlar meselesinin Dışişleri Bakanları tarafindan ele alınmasına ve durumdan Türkiye'nin de ha-
berdar edilmesine karar verdi.
Yalta Konferansının arkasından Sovyetler, 19 Mart 1945 de, 1925 tarihli Türk-Sovyet tarafsızlık ve saldırmazlık
paktını feshetti. Sovyetler, Haziran 1945'te Türk Hükümeöne verdikleri notada, Kars ve Ardahan bölgelerinin
Rusya'ya terki ile Boğazlarda Sovyetlere üs verilmesini ileri sürdü. Molotov notayı verirken Türk Büyükelçisine,
"Bu toprakları size 1921'de terkettiğimiz zaman Sovyetler Birliği zayıftı" demiştir.
Almanya'nın yenilmesi ile Avrupa dengesinde meydana gelen boşluktan yararlanan Sovyetler, Avrupa'da olduğu
gibi, Türkiye'ye karşı da emperyalist emellerini açığa vurmaktan çekinmedi. Artık Türk-Sovyet ilişkileri kritik bir
devreye girmişti. Potsdam Konferansı Türk-Sovyet ilişkilerinin bu atmosferi içinde yapıldı.
www.dizgikitap.com
387
'SMNLYALÇIN