DOĞAL ÇEVRENİN SINIRLILIĞI, ÇEVRESEL ÖRGÜT VE ANLAŞMALAR
Çevresel Anlaşmalar ve Sözleşmeler
Oncelikle çevreyi koruma, doğal kaynaklar üzerindeki inşan etkisini yönetme ve insanın çevreye verdiği zararları engelle-
meye yöneliktir. Çevresel sorunların çözümünde devletleri ortak hareket etmeye yönlendiren ve belirlenen amaç doğrultu-
şunda taraf devletlerin davranışlarını düzenleyen hukuki araçlardır.
Ramsar Sözleşmesi (1971 )
Stockholm Konferansı
(1972)
Yabani Hayvan ve Bitki
Türlerinin Uluslararası
Ticaret Konvansiyonu
(ClTES,1973)
Rio Konferansı (1992)
Kyoto prot0k01ü (1997)
Rotterdam Sözleşmesi
(1998)
Paris Anlaşması (2015)
ÇEVRESEL ANLAŞMALAR VE SÖZLEŞMELER
Sulak alanların korunması ve sürdürülebilir kullanımının sağlanmasını amaçlayan
uluslararası bir sözleşmedir.
Küresel çevre sorunlara dikkat çekerek tehdidin tüm insanlığa yönelik olduğunu ifade
eden ilk dünya konferansıdır.
Vahşi hayvan ve bitki türlerinin uluslararası ticaretini düzenleyen bir sözleşmedir. Söz-
leşme, yabani hayvan ve bitki türlerinin ticaretinde bu canlıların yaşamlarının tehlikeye
girmesini önlemeyi amaçlamaktadır.
Ulusların çevreye duyarlı ve sürdürülebilir yönetim şekilleri benimsemeleri açısından
önemli bir adım olmuştur. Konferans sırasında çevre konularının temelini oluşturan;
Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi (CBD),
Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi (UNCCD),
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) imzaya açıl-
mıştır.
Küresel ısınma ve iklim değişikliğiyle mücadele konusunda uluslararası bir sözleşme
olan protokol, 1997 yılında imzalanmış ve 2005 yılında yürürlüğe girmiştir.
Protokol, küresel iklim değişikliğinin önlenmesine yönelik Paris Anlaşması'nın devreye
girmesiyle 2020'den sonra işlevini yitirmiştir.
Sözleşme ile bazı tehlikeli kimyasallarla ilgili bilgi alışverişini kolaylaştırmak, uluslara-
rası ticarette karar verme süreci oluşturmak, bu tür kimyasalların insan sağlığına ve
çevreye verebilecekleri olası zararların engellenmesi amaçlanmaktadır.
Anlaşma, küresel iklim değişikliği tehlikesine karşı küresel sosyoekonomik dayanık-
illiğin güçlendirilmesini ve sıcaklık artışının Sanayi Devrimi öncesinde olduğu gibi 2
OC'nin altında tutulmasını hedeflemektedir.
ORTAK DOĞAL VE KÜLTÜREL MİRASA YÖNELİK TEHDİTLER
Ortak dünya mirası, kendine has kültürel veya fiziki öneme
sahip, geçmişten bugüne kalan ve gelecek nesillere aktarıl-
maşı gereken önemli varlıklardır.
Evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal alanların korun-
ması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla "UNESCO
Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına İlişkin Söz-
leşme",1972'de taraf devletlerce kabul edilmiştir.
Güney Amerika kıtasında yer alan Galapagos Adaları, eşsiz
biyoçeşitliliği sayesinde UNESCO tarafından 1978 yılında
Dünya Mirası olarak ilan edilmiştir.
ilerleyen yıllarda istilacı türler, yasa dışı balıkçılık, artan
turizm ve kentsel baskı nedeniyle bölgedeki biyoçeşitlilik
ciddi anlamda zarar görmüş ve bu kez Galapagos Adaları,
UNESCO tarafından 2007 yılında Tehlike Altındaki Dünya
Mirası'na dâhil edilmiştir.
Çalışmalar sonucu, Galapagos Adaları 2010 yılında tehlike
altındaki listeden çıkarılarak eski statüsüne kavuşmuştur.
COĞRAFYA - AYT
MEBİ KONU ÖZETLERİ
101