. DNA'nın Keşfi
Avery ve arkadaşları fareler ve bakteriler kullanarak yaptıkları deneylerde DNA
molekülünün görevini araştırmışlardır. Bu deneylerde bir bakteri türünün farklı
durumlara maruz bırakılan kapsüllü ve kapsülsüz tiplerini farelere enjekte ederek deney
. sonuçlarım değerIendirmişlerdir.
. Avery ve arkadaşlarının yaptıkları deneyler ve sonuçları şöyle özetlenebilir:
Kapsülsüz bakteriler farelerde hastallğa yol açmamıştır.
Kapsüllü bakteriler farelerin ölmesine neden olmuştur.
Kapsüllü bakterilerin kaynatılması ile oluşan özüt, farelerde hastalığa yol
açmamıştır.
Kaynatılmış kapsüllü bakteriler ve canlı kapsülsüz bakteriler birlikte verildiğinde
farelerin ölmesine neden olmuştur.
Kaynatılmış kapsüllü bakteri özütü ve canlı kapsülsüz bakteriler karıştırıldığında
farelerin ölmesine neden olmuştur.
Tek başlarına farelere verildiğinde hastalığa neden olmayan kaynatılmış kapsüllü ve
kapsülsüz bakterilerin birlikte veya karıştırılarak verildiğinde farelerin ölümüne neden
olmuş olmaları, kapsül bakterilere ait kalıtım maddesinin kapsülsüz bakterilere geçmiş
olduğunu göstermektedir.
Hersey ve Chase'in deneylerinde T 2 bakteriyofajl kullanılmıştır. Bu deney sonucunda
virüslerin bakteri içerişinde çoğalmaları sırasında DNA'larını kullandığı ve bu şekilde
genetik bilginin bir sonraki nesillere DNA üzerinden aktarıldığı anlaşılmıştır.
1950'li yıllarda James Watson ve Francis Crick'in gerçekleştirdği çalışmalarla DNA
modeli belirlenmiştir.
Rosalind Franklin, X-lşınlarını kullanarak DNA'nın fotoğrafını çekmiştir.
4. Yarı Korunumlu DNA Eşlenmesi
Replikasyon sonucunda ilk DNA'nın aynı dizilime sahip bir DNA daha meydana gelir.
Bu olay sırasında DNA'nın iki zinciri birbirinden ayrılır, yeni zincirler ortamdaki
nükleotitler kullanılarak eski zincirlerin karşısında sentezlenir. Böylece replikasyon
sonucunda yeni oluşan DNA moleküllerinde biri eski diğeri yeni olmak üzere iki zincir
bulunur. DNA'nın bu şekilde eşlenmesine yarı korunumlu eşleme denir.
DNA'nın bu şekilde eşlendiğini ispatlayan deneyde azot atomunun iki izotopundan (14N
ve 15N) yararlanılır. DNA molekülünün farklı azot izotopuna sahip bir ortamda kendini