Örnek Soruyu Değiştir

DİYALOG 1. Muhabir: Mimar: — 1970'Ierin başında okul projeleri yaparken dünyanın başka yerlerinde bu konuda yapılan çalışmaları takip ettik. Mesela İngi- lizlerin başlattığı, kuzey ülkelerinde yaygın olan, okul sistemindeki açıklık konusu yani bir okul binasının her türlü amaca açık olması önemliydi. Bu konuda farklı kaynaklardan bilgiler alarak nasıl çok fonksiyonlu ve modern bir okul binası yapabiliriz diye çalışmalar yapmaya başladık. Bunu "learning by doing” yani yaparken öğren felsefesi ile kendimizi geliştirerek yapıyoruz. Muhabir: Mimar: — Çevreye uyum çok önemli. Bir bina; çevresine, tabiatına, şeh- re ve etrafında bulunan elementlere göre yapılmalı. Yapılacak binanın etrafında başka bir bina mı var, cami mi var, gürültülü caddeler mi var? Bunların hepsini hiçbir form arayışı olmadan matematiksel olarak analiz etmek lazım. Bundan sonra ancak projenin şekillenmesine başlanması gerekir. Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir? A) (I) Bir yandan çalışırken diğer yandan vizyonunuzu nasıl yenilediniz? (II) Projelerinizi şekillendirirken temel aldığınız unsurlar hangileridir? B) (I) Mimariyle ilgili olarak dünyadaki gelişmeleri nasıl değerIendiriyorsunuz? (II) Binaların çevreye uyumlu olması sizin için önemli midir? C) (I) Projelerinizi gerçekleştirirken ilham aldığınız gelişmeler oluyor mu? (II) Projelerinizde ayrıntıların nasıl bir işlevi var? D) (I) Başarılı bir mimar olarak kendinizi geliştirmek için neler yapıyorsunuz? (II) Binaların çevre düzenlemesini neye göre yapıyorsunuz? E) (I) Bize mimariye bakış açınız hakkında bilgi verebilir misiniz? (II) Projenize başlamadan önce temel olarak neler yaparsınız? 86 2. Eleştirmen: Geçenlerde bir röportajınızda genç bir tiyatrocuya sahnede kendisi gibi davranmadığı gerekçesiyle oyunculuğu bırakmasını niçin salık verdiniz? Tiyatrocu: Kendisi gibi davranmadığı için. Çünkü bir oyuncu, oyunda önce kendisini oyunun merkezine koyar; sonra temsil ettiği rol onun arkasından gelir. Eleştirmen: Peki, kendi yazdığınız oyunların başkahramanla- rında sizden bir parça görüyor muyuz? Tiyatrocu: Yazdığım oyunlarda başkahramanın davranışlarıyla kendi yaşamım arasında doğrudan bir bağ vardır. Eğer kendim oyunun merkezinde olmasam gerçekliği veremem, izleyiciyi tiyatroya çekemem. Aşağıdaki yargılardan hangisinin bu diyalogdaki tiyatrocunun sanat anlayışıyla örtüştüğü söylenebilir? A) B) C) D) E) Bir sanat eseri gerçekleri doğrudan yansıtma gafletine dü- şerse sanatsal kimliğini kaybeder, geleceğe kalma fırsatını yitirir. Bir sanat eserinin kurgusu fantastik ögelerle süslenirse okura gerçek dünya ile karşılaştırma yapma fırsatı sunmuş olur. Ben sanat eserinde yer alan karakterlerin yaşamdan bire bir esinlenerek kurgulandığında okurda olumlu karşılık bulamayacağına inananlardanım. Bir sanat eserinin amacı gerçekleri doğrudan vermek değil, takipçilerinde duygusal bir dünya yaratmaktır. Eğer sanatçı, yapıtında ele aldığı konuları gerçek yaşamın- dan beslenerek karakterlerine yansıtırsa başarıya ulaşmış demektir.