DİVAN şllRl İLE TANZİMAT şllRl ARASINDAKİ
BENZERLİKLER
Aruz Ölçüşü kullaıılmaşl
Kafiye, redif gibi ahenk unsurlarına yer verilmesi
Söz sanatlarından yararlanılması
• Kaside, murabba, terkibibent, terciibent, gazel" gibi or-
tak nazım biçimlerinin kullanılması
Arapça, Farsça Kelime ve tamlamalara yer verilmesi
DİVAN şllRi İLE TANZİMAT ŞİİRİNİN FARKLARI
DİVAN şiiRi
Halka değil yüksek zümreye
hitap etmesi
parça güzelliğinin esas
alınması
Çoğunlukla 'aşk, tabiat,
sevgilinin güzelliği, tasavvuf,
Övgü • temaların İşlenmesi
'Kaside, terkibibent, terciibent,
murabba' gibi nazm şekilleri.
nin kuralcı bir anlayışla ele
alınması
Arapça, Farsça kelime ve
tanüamalarla yüklü, ağır bir dil
kunanılması
TANZİMAT ŞİİRİ
(l. DONEM)
Halka yönelik olarak
yazılması
"Bütün güzelliği"nin (konu
birliği) önemsenrnesi
Toplumcu anlayışa uygun
olarak "hürriyet, adalet,
eşitlik, kanun. esaret" gibi
temaların işlenrnesi
"Kaside, terkibibent,
terciibent. murabba" gibi
nazım Şekillerinin İçerikte ve
biçimde değişiklikler
yapılarak kullanılması
Divan şiirine göre daha sade
bir dil kullanılması
TANZİMAT DÖNEMİ ROMAN VE HİKÂYESİ
Divan edebiyatında roman ve hikâyenin yerini mesnevi tul-
maktaydı. Ancak Tanzimat'la birlikte Batı edebiyatından yapı-
lan tercümeler, Türk yazarların İlgisinin bu türlere yönelmesi •
ni Yusuf Kân•ül paşa' mn Fransız yazar dan
çevirdiği Telemak, ilk çeviri roman özelliği taşır.
Bu dönemde yazılan ilk hikâyeler de henüz geleneksel anla-
ü (meddah) türünün etkilerini taşmaktadır: Ahmet Mithat Efen-
di. Letâif-İ Rivâyât; Emin Nihat. Müşâmeretnâme; Giritli Aziz
Efendi, Muhayye/ât-ı Aziz Efendi gibi..
Lj Tanzirnat Dönemi roman ve hikâyelerinde olaylar, genellikle
gerçek hayattan veya tarihten alınmıştır. Aşk ve entrika,
olayların merkezindedir. Gerçek hayatta pek rastlanmayacak
tesadüflere sıklkla yer verilir.
100
I. Dönem romanlarında idealize edilmiş kişiler; II. Dönem 'de
ise gerçekçi kişiler vardır. Eserlerde toplumda karşılaşılabile-
cek her çeşit hsana yer verilmiştir. Çocukken ya da daha dün-
yaya gelmeden Önce babası Ölen birçok roman kahramanı,
annesi tarafından büyütülmüştür, Kahramanlar, genellikle ro-
man sonunda Ölür. Romandaki kahramanlar, çoğunlukla za-
afları Olan zayıf tiplerdir. Kahramanların bazısı, devlet dairele-
rinde çalışır. Genellikle eğitimli olan bu kişiler, Batılılaşma ko-
nusunun işlendiği eserlerde aydın tipleri temsil eder.
Bu dönem romanında mekân, (birkaç istisna dışında Karabi-
bik, Sergüzeşt, Cezmi gibi) genellikle İstanbul'dur.
Toplumun Batı medeniyeti ile tanışmaya başladığı bu dönem,
roman ve hikâyenin de kurgu zamanını oluşturur,
Tanzimat Romanlarında İşlenen Konular
Tanzimat Dönemi roman ve hikâyelerinde sosyal konular,
önemli bir yer tutar.
Felatun Bey ile Râkım Efendi ve Araba Sevdası'da yanlış
Batılılaşma; Taaşşuk-' Talat ve Fitnat'ta görmeden evlen-
dirme ve aile baskısı; İntibah ve Araba Sevdası'nda kadın-
lar tarafından oyuna getirilen tiplerin başına gelen felaket.
'er; KarabibWte zorlu köy yaşamı; Zehra'da kıskançlığın
yol açtığı trajediler; Cezmi'de ise tarihî Türk kahramanlık-
lan konu edilmiştir.
Dil ve Üslup
l. Dönem romanlarında dil, halkın anlayabileceği sadelik-
tez II. Dönem'de İse oldukça ağırdır.
Tanzimat Dönemi yazarları, "toplum için sanat" anlayışıy-
la hareket etmişler; romanı "halkı aydınlatmada bir araç"
olarak görmüşlerdir.
Bu dönem eserleri, türün ilk örnekleri olduğu için teknik
açıdan kusurludur. Romancılar, olayın akışını keserek oku-
yucuya bilgi verir, okuyucuyla sohbet eder, roman kişile-
riyle ilgili kendi kanaatlerini uzun uzun ifade ederler,
Tanzimat romanları, çoğunlukla ilahi (hâkim) bakış açısıy-
la yazılmıştır. İlahî bakış açışı, yazarın olayları İstediği gibi
yönlendirmesini sağlamıştır,
NOT
Tanzimat I. Dönem romancılarında (Namık Kemal, Ahmet Mit-
hat Efendi, Şemsettin Sami) romantizmin, II. Dönem roman-
cılarında ise (Recaizâde Mahmut Ekrem, Sami Paşazade Se-
zai, Nabizade Nâzım) realizm ve natüralizmin etkisi görülür.