DİPLOMASİ ve DEĞİŞİM
İLK TÜRK MATBAASI
Matbaanın Kuruluşu
TARİ
DERS
OT
Johann Gutenberg'in 15. yüzyılın ortalarında matbaayı kurup, kitap basmaya başlamasından kısa bir süre son-
ra baskı makinesi Osmanlı topraklarına geldi. İstanbul'da 1493'te ilk Yahudi matbaası kuruldu. Daha sonra
1567'de Ermeniler, 1627'de de Rumlar ilk matbaalarını açtılar. Ancak ilk Türk matbaası 1727'ye kadar kurul-
mad'.
Mehmet Said Efendi Fransa'da bir matbaayı ziyaret etmiş ve Türkiye'ye döndüğünde bir matbaa açmayı tasarla-
mışü. İbrahim Müteferrika ile Mehmet Said Efendi'nin işbirliği yapması sonucu 1727 Temmuz'unun başlarında
dönemin padişahı III. Ahmet'in fermam ve Şeyhülislâm Yenişehirli Abdullah Efendi'nin fetvasıyla ilk Türk ve
İslam matbaasını kurma izni alındı.
İbrahim Müteferrika ve Yirmisekiz Çelebizâde Mehmet Said Efendi tarafindan Müteferrika'nın Fatih'te Yavuz
Sultan Selim semtindeki evinde kurulan matbaanın ilk kitabı, basımı 1729 yılının ilk aylarında tamamlanan ve
Vankulu Lügati adıyla bilinen "Slhahü'l-Cevheri"nin tercümesidir.
İlk Matbaamızın Faaliyetleri
ö Matbaanın tesisinde önemli bir rolü bulunan Yirmisekiz Çelebizâde Mehmet Said Efendi'nin bir süre sonra mat-
baacıllktan ayrılması ile birlikte iş tamamen İbrahim Müteferrika'ya kaldı. Müteferrika ölümüne kadar matba-
ada 17 kitap basü. Matbaanın ilk kitabı 500 adet, ikinci kitabı 1000 adet, üçüncüsü ise 1200 adet basıldı ancak
sonrakilerde bu sayı 500'e indi. Baskı sayısının azalmasında kitapların satılamamasının rolü vardı.
Müteferrika Matbaasında Vankulu Lugatı'ndan sonra, 1729'da ayrıca Kâtib Çelebi'nin Tuhfetü'l-KibârfiEsfâri'l-
Bihâr'l ile Tarih-i Seyyah der Beyân-ı Zuhur-' Ağvâniyân ve İnhidam-1 Devlet-i Safeviyan; 1730'da Tarih-i Hind-i
Garbi, Tarih-i Timur-i Gürkan, Tarih-i Mısri'l-Cedid ve Tarih-i Mısri'l-Kadim, Gülşen-i Hülefâ ile Grammaire Tur-
que; 1732'de İbrahim Müteferrika'nın Usulü'I-Hikem fi Nizâmi'l- Ümem'i ile Fuyuzât-ı Mıknatısiyye; 1733'te
Kâtip Çelebi'nin Takvimü't-Tevarih'i; 1734'te ilk Vekayinüvis Mustafa Naima'nın Tarih-i Naima'sı; 1741 'de Ve-
kayinüvis Mehmed Raşid'in Tarih-i Raşid'i ve Vekayinüvis Küçük Çelebizâde İsmail Asım'ın Tarihli; 1742'de ise
Ahvâl-i Gazavât-ı Diyâr-ı Bosna ve Ferheng-i Şu'uri basılmıştır.
Patrona Halil İsyanı
Lale Devri'nde lüks, israf, zevk ve eğlencenin yaygınlaşması, Damat İbrahim Paşa'nın politikaları ve yakınlarını
yüksek mevkilere getirmesi, İran ile yapılan savaşlarda başarısız olunması sonucu, Patrona Halil ve arkadaşları
fakir halkı da kışkırtarak isyan etmiştir. İran'a sefer hazırlığı yapan III. Ahmet isyan üzerine saraya dönmüş ve
isyancılar sadrazam ve bazı devlet adamlarının idamını istemiş ve kabul edilmiştir. Bunun ile yetinmeyen isyan-
cılar III. Ahmet'i tahttan indirip yerine l. Mahmut'u tahtta çıkarmışlardır (1730).
Sadrazam Nevşehirli İbrahim Paşa'nın aşrı güçlenmesi ve rakiplerinin çoğunu baskı altında tutması da Patrona
ayaklanmasının en önemli sebeplerindendi. 12 senedir sadrazamlık makamında bulunması ve özellikle padi-
şah nezdindeki itibarının fazla olması yüzünden İbrahim Paşa bir hayli güçlenmişti. Paşa, üst düzey makamlara
kendine yakın olanları getirtmiş ve muhaliflerini de bir yolunu bularak ya ortadan kaldırmış ya da etkisiz hâle
getirmişti.
ö "Patrona", Osmanlı donanmasındaki gemilerin ikincisine verilen isimdir. Donanmada kaptanı deryanın kullan-
dığl birinci gemiye "Kapudane", ikinci gemiye "Patrona", üçüncü gemiye ise "Riyale” denilirdi. Patrona Halil,
Patrona gemisinde bir müddet leventlik yaptığı için bu lakapla anılmışür.
Kazan kaldırma: Patrona İsyanı sırasında asiler, yeniçerilerin birinci bölüğünün çorba kazanını alarak meydana
getirmişlerdi. Bu, isyan ettiklerinin sembolik bir ifadesiydi. Bu duruma kazan kaldırma denirdi.
www.dİzgİkİtap.com i
157
SebüYALÇIN