Örnek Soruyu Değiştir

DİPLOMASİ ve DEĞİŞİM ARİ DERS Osmanlı yönetimi Kırım'daki bu durumu kabullenmek istemedi, ancak yeni bir savaşı da göze alamadı. ö Bâbıâli, 8 Ocak 1784'te imzalanan antlaşma ile yarımadadaki Rus hâkimiyetini tanımak zorunda kaldı, 1787-1792 OSMANLI-RUS/AVUSTURYA SAVAŞI II. Katerina yönetmindeki Rusya'nın 1774 Küçük Kaynarca Antlaşmasına rağmen hem Balkanlarda hem de Kafkaslar'da Osmanlı İmparatorluğu aleyhine nüfuzunu arttırmaya yönelik faaliyetleri hem de Kırım'1 1783'te resmen işgal etmesi Osmanh-Rusya ilişkilerinin giderek bozulmasına neden oldu. Osmanlı-Rus ilişkilerinin bir savaşa doğru sürüklenmesindeki en önemli gelişme ise 30 Mayıs 1780'de II. Kate- rina ile Avusturya İmparatoru II. Josef'in Lehistan sınırları içindeki Mohile'jde bir araya gelmeleri ve bir ittifak antlaşması imzalamaları oldu. Bu ithfak antlaşmasına göre Rusya, Osmanlı hâkimiyetindeki birçok bölgede ba- ğımsız devletler kuracak ve bazı bölgeleri de doğrudan hâkimiyeti altına alacaktı. Bu antlaşma ile Rusya tarihi "Grek Projesi" ni hayata geçirmek için büyük bir firsat elde etti. ö II. Katerina ile II. Josef, 1787'de Kerson'da yeniden bir araya geldiler. Kersonldaki görüşmede Osmanlı İmparatorluğu'nu paylaşma projesini kesin bir sonuca bağladılar. Bu görüşmeden sonra İL Katerina kendini artık bir "Bizans İmparatoriçesi" olarak görmeye başladı. Kerson görüşmesi Osmanlı-Rus ilişkilerinde önemli bir dönüm noktası oldu. Bâbıâli, Rusya'ya verdiği altı maddelik ültimatom ile iki devlet arasındaki ilişkileri tamamen kopardı. İstanbul'da ardı ardına toplanan meclislerde Rusya'ya savaş ilan edilmesi karan ele alındı. Nihayet 1787 Ağus- tos'unda Şeyhülislam Ahmet Efendi'den savaş için gerekli fetva alındı ve Rusya'ya savaş açılmasına karar ve- İldi. ö l. Abdülhamid, 19 Ağustos 1787 tarihinde Rusya'ya savaş ilanını onayladı. Böylece Osmanlı-Rus savaş yeniden başladı. Bâbıâli'nin Rusya'ya savaş ilan etmesi üzerine Avusturya da Rusya yanında savaşa müdahil olacağını bildirdi. Böylece Osmanlı İmparatorluğu, 1736-1739 Savaşı'nda olduğu gibi iki ülke ile aynı anda ve birkaç farklı cephede tek başına mücadele etmek zorunda kaldı. Siyasî yalnızlığını gidermek amacıyla 11 Temmuz 1789'da İsveç, 1 Şubat 1790'da da Prusya ile bir ittifak antlaşması imzalandı. 1787-1789 Savaşanda Türk tarafı cephelerde bazı önemli başarılar kazansa da ayni anda iki ülke ile savaşmanın getirdiği malî ve askerî külfet giderek Babıâli'yi zor duruma soktu. Ayrıca l. Abdülhamid'in ölümüyle yerine geçen III. Selim de bu şartlarda savaşn devam etmesinin kârdan çok zarara neden olduğu kanaatindeydi. Bunun üzerine İstanbul'da toplanan meşveret meclislerinde barış antlaş maşı müzakere edilmeye başlandı. Fransız İhtilali'nden dolayı yaşanan karışıklık da Osmanlı yönetimine yardımcı oldu. İlk olarak Avusturya ile ba- nş görüşmelerine başlanıldı ve 3 Ağustos 1791'de 14 maddelik Ziştovi Antlaşması imzalandı. 14 Nisan 1792'de ise Rusya ile 13 maddeden oluşan Yaş Antlaşması imzalandı. 1787-1792 Savaşı, maddî kayıplar yanında stratejik öneme haiz birçok kale ve bölgenin Osmanlı hakimiyetinden çıkmasına neden oldu. Buna mukabil Osmanlı askerî düzenindeki bozukluklar düzeltilmeden herhangi bir şey yapılamayacağı fark edildiğinden Nizâm-l Cedid dönemi başladı. 1787-1792 Savaşı'nda Osmanlı ordusunun intizamsız, başına buyruk ve disiplinden mahrum olduğu kesin bir şekilde görüldü. Bunun üzerine III. Selim döneminde askerî ıslahatlara ağırlık verildi. I. Mahmut Devri Islahatları Ğ İlk yılı isyanlarla mücadele ile geçmiş, İran Seferi hakkında görüşleri için saraya davet edilen Patrona Halil ve arkadaşları öldürülmüştür. Mahmut "Usulü'l Hikem" ve "Fi Nizam'ül Umem" eserini takdim eden İbrahim Müteferrika eserlerde Avrupa siyasi sistemlerinden ve Avrupa ordularının teknik özelliklerinden bahsetmiştir. www.dİzgİkİtap.com 167 • SOLYALÇIN