10.
Destanların biçim ve Öz değişikliğine uğramasıyla 16, yüz-
yıldan itibaren onların yerini almış anonim ürünler olan
halk hikâyelerinde olağanüstülükler, destanlara ve ma-
sallara göre bir hayli azalmıştır, İlahi (hâkim) bakış açısı
İle oluşturulurlar. Yani anlatıcı durumundaki âşık veya
meddah, kahramanların ne düşünüp ne hissettiğini bilir,
Anlatmaya ve olaya dayanan bu türde
Bu parça aşağıdakilerden hangisiyle tamamlanırsa
bilgi yanlışı Ortaya çıkar?
A) masal, efsane, fıkra, dua, beddua, deyim, atasözü ve
bilmece gibi folklorik ögelere rastlanabilir
B) yazılı bir metnin anlatıcı tarafından okunup dinleyici-
lerle tartışılması şeklinde bir anlatım sergilenir
C) Elif ile Mahmut, Derdiyok ile Zülfüsiyah, Kerem ile
Aslı, Arzu İle Kamber, Tahir İle Zühre, Ercişli Emrah
ile Selvihan gibi aşk temalı hikâyeler çok sevilmiştir
D) Battal Gazi, Danişment Gazi, Hayber Kalesi, Van Ka-
leşi, Hamzaname, Hz. Ali Cenkleri gibi destansı ve
dini temalı kahramanlık hikâyeleriyle Dede Korkut ve
Köroğlu gibi destansı hikâyeler de yer almıştır
E) nazım-nesir karışıktır ve bade İçme, resme bakma,
kardeş olmadığını öğrenme veya ilk görüşte âşık Olma
gibi motifler yer alır
Halk hikâyeleriyle İlgili aşağıda verilen bilgilerden
hangisinde bir yanlışlık yapılmıştır?
A) Genelde nazım-nesir karışıktır ama Çinde manzum
parçalar bulunmayan ve kara hikâye adı verilen anla-
t'lar vardır.
B) Halk hikâyelerinin arasında anlatıcılarca eklenen gül-
dürücü veya İbret verici kışa hikâyelere karavelli adı
verilir; bunlar, seyirciyi dinlendirir ya da onların dikka-
tini toplar,
C) Kısa bir türküye bağlı olarak anlatılan hikâyelere Ku-
zeydoğu Anadolu'da şerküşte veya kaside, Güney
Anadolu'da bozlak adı verilmiştir.
D) Halk hikâyeleri, okuryazar ve kültürlü kişilerce oluşur
oluşmaz yazıya geçirildikleri İçin değişmeksizin günü-
müze kadar gelmiştir.
E) Din ulularının veya tarihe mal Olmuş yiğit kişilerin Ola-
ğanüstü yanlarını anlatan menkıbeler de halk hikâyesi
olarak anlatılmıştır. Battalnameler, Hz. Ali Cenkleri,
Hamzanameler, Cafer-i Tayyar bunlar arasındadır.
12.
Oğlan, kızı görünce düşüp bayılır, Kırklar, kendisine dolu
içirirler; bundan sonra, saz çalarak aşkını ilan etmeye
başlar. Babası sazı getirdi ...I... durumunu anlatan bir
türkü çaldı;
Keşiş bahçesinde bir güzel gördüm,
Aklımı başımdan aldı ne çare?
Taramış zülfünü, dökmüş yüzüne,
Serimi sevdaya saldı ne çare?
Süruri Şah, bir divan toplar; Keşişli bu divana çağırtıp
elma veren Derviş'in sözlerini hatırlatır, Keşiş, sözünde
durduğunu söyler. Meryem olan kızın adını ...II... ola-
rak değiştirir, oğlana nişanlar. Kırk gün mühletten sonra
düğün etmeye karar verirler. Keşiş'in Manük adında si-
hirbaz bir kardeşi vardır. Manük, büyü İle Keşiş'in evini
gözden kaybeder.
Bazı varyantlarında Isfahan, bazı varyantlarında Şiraz
Şahı'nın oğlu Şahıgülsen ile onun hazinadarı olan
Yehud adil Keşiş'in kızı Meryem'in aşkını dile getiren
bir halk hikâyesinden alınan bu metinle ilgili aşağıda-
kilerden hangisi söylenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
l. boşluğa Kerem II. boşluğa Asil isimleri getirilmelidir.
Âşıkların kavuşmasını engelleyen çevresel ve dinsel
çatışmalar bulunmaktadır.
Olaylar, nesirle hikâye edilmiş; coşkulu konuşmalar
ise nazımla dile getirilmiştir.
Olağanüstülüklerin, fantastik ögelerin; Olağan ve ger-
Çekliği bulunan durumlarla iç içe olması söz konusu-
dur.
Destandan halk hikâyeciliğine geçişin en güzel Örneği
olan bu eser 15. yüzyılda bilinmeyen bir kişi tarafından
yazıya geçirilmiştir.
BUNLARI BİLELİM
Âşıkların veya meddahların anlattığı halk hikâyelerinde
âşıklar genelde belli şekillerde birbirlerine âşık olurlar:
o
2.
3
4.
73
Bade içme yoluyla
Birbirlerini kardeş zannedip birlikte büyüdükten sonra
kardeş olmadıklarını öğrenmeleri yoluyla
İlk görüşte çarpılma yoluyla
Resme bakarak tutulma yoluyla