Örnek Soruyu Değiştir

DERS XX. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ lü işgale karşı açık hâle gelmişti. İşgallere karş koyabilmesini engellemek için de bütün tedbirler alınarak Os- mani' Devleti savunmasız hâle getirilmişti. Özellikle Mondros Ateşkes Anlaşması'nın 7 ve 24. maddeleri, İtilaf Devletleri'nin Osmanlı topraklarında istedikleri yerleri işgal etmelerine zemin hazırlamıştı. Mondros Ateşkes Anlaşması'na Yönelik Tepkiler İstanbul Hükümeti'nin Tepkisi: Mondros Ateşkes Anlaşması dört yıldır devam eden savaşı bitirdiği ve beklenen barışı getirdiği düşüncesiyle, İstanbul Hükûmeti tarafindan olumlu karşılandı. Sadrazam Ahmet İzzet Paşa, İttifak Devletleri'nde yer alan diğer devletlerle imzalanan ateşkeslerin koşullarına kıyasla Mondros'u olumlu bulduğunu açıklamıştır. Mondros'tan sonra hükûmete yaşanan iç karışıklıklar nedeniyle Ahmet İzzet Paşa Hükûmeti istifa etti. Tevfik Paşa yeni hükûmeti kurdu. Padişah anayasanın kendisine verdiği yetkiyi kullanarak Mebusan Meclisini dağıttı. İşgalcilerin baskıları karşısında Tevfik Paşa Hükûmeti de padişaha istifasını sundu ve yerine İngilizleri destekle- yen politikalar izleyen Damat Ferit Paşa Hükûmeti kuruldu. Mustafa Kemal'in Tepkisi: Mondros Ateşkes Anlaşması imzalandığında, Alman General Liman Von Sanders'in (Liman Fon Sanders) yerine Yıldınm Ordulan Grup Komutanlığı'na tayin edilen Mustafa Kemal, antlaşmanın çok ağır şartlar içerdiği ve bağımsızlıkla bağdaşmayan bir antlaşma olduğu konusunda İstanbul Hükûmeti'ni uyarmaya çalıştı. Nitekim Mustafa Kemal'in dediği gibi oldu ve Mondros'un imzalanmasıyla beraber işgal faaliyetleri başladı. İngilizlerin İskenderun'a yönelmesi üzerine, emrindeki kuvvetlerle işgallere karşı koyma kararı alan Mustafa Kemal, İstanbul Hükûmeti'nin tepkisiyle karşılaştı. İstanbul Hükûmeti, İngilizlerin ateşkes şartlarına göre hareket ettiğini, karşı koymak yerine ateşkesi bozmamak adına İskenderun'un teslim edilmesini istedi. Böylece 9 Kasım 1918'de İskenderun, İngilizler tarafindan işgal edildi. Mustafa Kemal, yaşanan bu gelişmeler karşısında sadrazama çektiği telgrafla işgallere karş tepkisini belirtmiştir. 10 Kasım 1918'de Yıldırım Orduları Grup Komutanlığı lağvedildi ve Mustafa Kemal, Harbiye Bakanlığı emrine alınarak İstanbul'a çağrıldı. 13 Kasım 1918'de Mustafa Kemal, İstanbul'a geldiğinde Dolmabahçe Sarayı önlerinde demirli olan işgal donanmasını görünce: "Geldikleri gibi giderler." sözleriyle tepkisini gösterdi. Halkın tepkisi: Halkın büyük bir çoğunluğu, başlayan işgallerle beraber İstanbul Hükûmeti'nin tepkisiz kalması nedeniyle ken- diliğinden örgütlenmeye başladı. Halk, işgal güçleri karşısında bulundukları bölgeleri korumak için direniş cemi- yetleri kurdu, miting ve protestolarla işgallerin haksızlığını tüm dünyaya duyurmaya çalıştı. Daha sonra Kuvay-l Millîye'yi oluşturan halk işgalci güçlere karşı silahlı mücadeleye geçerek yaşadıkları toprakları korumaya çalıştı. İşgaller 1 Kasım 1918'de İngilizler, Türk olmayan halkın baskı altında olduğunu ileri sürerek Musul'un 20 km güneyin- de bulunan Hamamalîk'i ve 3 Kasım 1918'de Musul'u işgal ettiler. Mütarekeden sonra işgal edilen ilk şehrimiz Musul'dur. İngilizler İskenderun'u 9 Kasım'da işgal ettiler. 10 Kasım 1918'de İngilizler Çanakkale'ye girdiler ve şehri işgal ettiler. İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan savaş gemileri Çanakkale Boğazffndan geçerek, 13 Kasım 1918 günü İstanbul önlerine geldi ve Dolmabahçe önlerine dizildi. Böylece Osmanlı Devleti'nin payitahtı olan İstanbul fiilen işgal edilmiş oldu. Fransızlar 11 Aralık 1918'de Dörtyoru, 17 Aralık 1918'de Mersin'i, 26 Aralık 1918'de Pozantı'ya kadar bütün Adana vilayetini, 3 Şubat 1919'da Çiftehan'l, 16 Nisan 1919'da Afyonkarahisar istasyonunu; İngilizler 24 Aralık 1918'de Batum'u, 10 Ocak 1919'da Ayıntab'ı, 13 Ocak 191Yda Cerablus'u ve Karkamış'ı, 23 www.dizgikitapcom 266