DERS
XX. YÜZYILDA OSMANLI DEVLETİ
Ğ İslâmcılık, muhtemelen ilk defa Ziya Gökalp'in 1913'te Türk Yurdu'nda çıkan "üç Cereyan" başlıklı makalelerin-
de geçmektedir.
Ğ 1924 Martında çıkarılan üç kanun (Hilâfetin İlgası, TevhÎd-i Tedrisat Kanunu, Şerliye ve EvkafVekâIeti'ni lağvede-
rek Diyanet İşleri Riyâseti düzenlemesini getiren kanun) İslâmcılık hareketinin büyük ölçüde ortadan çekilmesi-
ne yol açtı. Hilâfetin ilgası, medreselerin kapatılması, Diyanet İşleri Riyâseti'nin normal bir devlet dairesi haline
getirilmesi, bundan sonra art arda gelen Cumhuriyet inkılâpları ve laiklik ilkesinin kabulü, doğrudan veya dolaylı
olarak dinle ve İslamcılıkla bağlantılı gelişmeler olduğundan İslamcıların dikkatle izlediği ve resmî politikaya
nispetle farklı değerIendirmelerde bulunduğu konular olmuştur.
3. Türkçülük: (Turancılık)
Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşayan Türkleri din, dil ve kültür değerleriyle birbirine bağlamayı amaçlar.
Sınırlan dışındaki Türklerle de birleşrneyi düşünür.
Bu hareketin temelini coğrafyada, dilde, kültürde, tarihte birlik ve bütünlüğü sağlam oluşmuştur.
Bu fikir akımı II. Abdülhamit zamanında edebiyatta başlamıştır.
XIX. yy sonlarında Balkanlardan Türklerin ana vatana göçleri bu düşünceyi geliştirmiştir.
İttihat ve Terakki Cemiyeti bu fikri savunmuştur.
Bu fikir doğrultusunda 1911 yılında Türk Ocakları Derneği kurularak Türk Yurdu dergisi, Yeni Mecmua çıka-
rılmışnr.
Pantürkizim ve Panturanizm bu fikirden ortaya çıkmıştır.
Panturanizm düşüncesinden dolayı I. Dünya Savaşı'nda Kafkas Cephesi kurulmuştur. Yabancı işletmelerde
Türk işçilerin çalışması kuralı getirilir. Milli ekonomi ilkesi benimsenir
Kültürel Türkçülüğün hız kazanması II. Abdülhamid döneminde gerçekleşti. Bu dönemde Macar Türkologları'nın
artan çalışmaları, Orhon yazıtlarının Vilhelm Thomsen tarafından 1893 yılında okunması gibi gelişmeler Türklük
araştırmalarına hız kazandırdı, bu da Osmanlı entelektüelleri üzerinde derin etkiler meydana getirdi. Bu devir-
deki Türkçülük hareketinin ilginç bir özelliği de Rus müslümanlannın tesiridir.
Türkçülük ideolojisini yaymak için Kahire'de neşredilen ilk gazete Türk adını taşıyordu. usuf Akçura'nın "Üç
Tarz-' Siyâset" başlıklı çalışmasının Türk gazetesinde yayımlanması bir tesadüf eseri değildir.
Ğ Ziya Gökalp 1913'te Türk Yurdu'nda neşrettiği "Türkleşmek, İslâmlaşmak, Muâsırlaşmak" başlıklı çalışmasın-
da, bilhassa İslâm Mecmuası'nda ve Yeni Hayat kitabında Türkleştirilmiş bir İslâm, "Türk-İslâm harsı" tezini
işlemiştir.
4. Batıcılık
» Devletin ancak batılılaşma yoluyla kurtulacağını düşünmüştür.
Avrupa'daki gelişmeler doğrultusunda ıslahat yapılmasını savunur.
Düşünce kaynağını Tanzimat Dönemi'nden alır
Türk İnkılabı özellikle çağdaş bir Türkiye yaratılması çabalarında bu fikirden yararlanılmıştır.
Meşrutiyet, Batılılaşma hareketlerinde bir dönüm noktasını teşkil eder. Bu akımın etrafinda toplananlar,
fikirlerini çoğunlukla "İçtihad" dergisinde ortaya atarlar. Ancak, Batıcıların da kendi aralarında tam bir fikir birliği
içinde oldukları söylenemez.
Gerilemenin bir dizi gerekçeleri arasında "aydınları" baş sorumlu tutmaları ve "Kendisine nur verilmeyenden
nur istemeye hakkımız yoktur." ifadeleri dikkat çekicidir.
Batıcılara göre Osmanlı Devleti'nin en büyük problemi Batılı olmamaktan kaynaklanmaktadır. Dolayısı ile tek
kurtuluş yolu vardır o da bu yüzyılın fikir ve ihtiyaçlarına uygun medeni bir devlet ve millet hâlini almaktır. Yani
SOLYALÇIN
www.dizgikitap.com