Örnek Soruyu Değiştir

5. 6. • Derin: Kendi türünde çok gelişmiş, en ileri durumda olan Gerekmek: Bir şeyin yapılabilmesi veya gerçekleşmesi bazı nesne, fiil vb.ne bağlı olmak Düşüncesiz: Düşünmeden davranan, anlayışsız Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "derin, gerekmek, düşüncesiz" sözcükleri belirtilen anlamlarını karşılayacak şekilde kullanılmıştır? A) Bir iki derin nefesten sonra hastanın kalp ritminin düzelmesi gerektiğini bilmeyecek kadar düşüncesizce hareket eden görevliler de tanıdık. B) Oldukça derin bir kuyunun yanında düşüncesizce oyna- yan çocukları görünce hemen onları uyarmak gerektiğini düşündü. C) Mevlâna gibi derin bir insanın öğütlerine kulak asmak ge- rektiğini fark edemeyecek kadar düşüncesiz ve bilgisiz biri değildi. D) Düşüncesiz hareketinden dolayı odada bir anda derin bir sessizlik oldu, bu hareketten sonra kimse gerekmedikçe konuşmadı. E) Genç kız bu yaşlı adamın yüzüne derin derin bakıyor, insan- ları böylesine düşüncesizce kırmaması gerektiğini düşünüyordu. Tıpkı resim ve yontu sanatçıları gibi mimarlar da yepyeni bir dünya görüşünün şekillendirdiği ortamda yapıtlar ortaya koy- dular. Ancak mimarın işi daha farklıdır. Çünkü mimarlık üretimi, yeni bir dünya yaratma eylemidir. Var olan doğayı yine doğanın verdiği malzemelerle bir kez daha yaratma... Mimarlar, aslında insanlara kentlerde yeni yaşam ortamları inşa ederken yeni dünyalar da kurar. Belki bu yüzden Mısır'da firavunlar dönemin- deki mimarlar, yalnızca rahiplerin sahip olduğu bazı yetkilerle donanmıştır. Örneğin Mısır Kraliçesi Hatshepsut'un ünlü mimarı Senmut'un mezarında yalnızca peygamberlerin sahip olduğu bütün yaratılış sırlarına vâkıf olduğu yazar. Böyle mimarların yapıtları, artık kutsal bir mabede dönüşür; bir sığınak hâlini alır. Bu mekânlar, her dönemde mimarların uğrak yeri olur. Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? Z 8. TEST 10 Orhan Kemal'in romanlarının sinemaya uvarlanmıs olmasın- da yazarın romanlarındaki biçimsel özelliğin payı büyüktür. Ro- maniarının en önemli özelliği diyalog ağırlıklı olmasıdır. Öyle ki romanların hemen her sayfasında diyalog bulunur. Orhan Kemal olay akışını diyaloglarla kurar, nadiren iç monolog kullanır ve iç monologları diyaloglarla anlatma yoluna gider. Karakterlerin içinde bulunduğu durumu tasvirlerle değil diyaloglarla anlatır; dolayısıyla romanlarında uzun kişilik tasvirlerine, psikolojik de- ğerlendirmelere rastlanmaz. Böyle bir özelliğe sahip olması, şğph9şğ romanlarının filme çevrilmesine kolaylık sağlayan bir durumdur. Bu parçada altı çizili sözcükleri anlamca karşılayabilecek kullanımlardan biri aşağıdakilerin hangisinde yoktur? A) B) C) D) E) Bu olaylara gelişigüzel sınırlar çizmeye kalkışmak, bu yay- garaları koparanların başlıca özelliğidir. Tanzimat Dönemi'nde Batılı birçok tiyatronun Türkçeye adapte edildiğini görüyoruz. O yıllarda seyrek de olsa kasabaya kitap, dergi getiren birileri olurdu. Yazar, betimlemelere önem vererek görselliği ön plana çıkarmış. Elbette, hepimiz her alanın uzmanı olamayacağız ama bunun için uğraşacağız. Osmanlı tarihi üzerine çalışmalarıyla Fransa'nın önde gelen Osmanlı tarihçileri Nicolas Vatin ve Gilles Veinstein'in„Sar- sılan Saray adlı eser; yirmi yıl sonra nihayet Türk okurlarıyla Bu cümlede boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir? A) B) C) D) E) Benzerlerinden farklı bir konuma yükselmek Teknik olarak yeni bir anlayışa öncülük etmek İlgi çekici yönlerini dinsel kavramlardan almak Kendi döneminde değeri yeteri kadar anlaşılmamak Döneminin inanç sistemini özgün bir şekilde yansıtmak A) B) C) D) E) bilinen - yazdığı - yüzleşti tanınan - kaleme aldığı - buluştu kabul görmüş - incelediği - tanıştı kendini kanıtlamış - yayımladığı - karşılaştı ön plana çıkmış - değerIendirdiği - kucaklaştı 23 3. E 4. 5. 6.