DENEMESİ
8.
9.
Çoklu Zekâ Kuramı, bireyin zekâ düzeyinin kendine
ait Olduğu, yetenekler tarafından Oluşturulduğunu,
şekiz zekâ alanının var olduğunu savunmaktadır,
Sınıfça etkinlikler düzenlenirken bu fark" zekâ alanları
kapsamında öğrencilerin bireysel farklarının göz önünde
bulundurulması gerektiğini vurgulamaktadır. Soruda verilen
özellikler göz önünde bulundurulduğunda Hatice'nin
görsel zekâya yatkın Olduğu görülmektedir çünkü görsel
zekâ, üç boyutlu bir nesnenin şekil ve görüntüsünü
ne kadar hayal edebildiğimizle İlgili ve bunu çizimlerle
göstermemizdir. Öğretmenin Hatice'nin bu Özelliğini uygun
Öğretime yönlendirerek bireysel farklılıkları dikkate aldığı
söylenebilir. Bundan dolayı yapılan uygulama Çoklu Zekâ
Kuramı'na uygun olarak karşımıza çıkmaktadır.
CEVAP: A
Gagne'nin Öğrenme hiyerarşisinde yer alan en basit
zihinsel beceri ayırt etmeyi öğrenmektir. Entelektüel
beceri ayırı eline İle başlar Gagne, Öğrenmeyi en basit
öğrenmelerden en zor Öğrenmeye doğru, hiyerarşik olarak
düzenlemiştir. Sekiz temel öğrenme becerisini davranış ve
bilişselci Olarak İki ayırmıştır. Zihinsel becerilerin başlangıcı
bilişsel öğrenmelerin başlangıcı olarak kabul edildiğinden
dolayı ayırt etmeyi Öğrenme, bilişsel Öğrenmelerin en basiti
olarak kabul edilir.
CEVAP: B
İnsanların, yaşam süresince çevresel etkilere çok daha
fazla açık hale geldiği ve bazı gelişimsel durumlara karş
daha hassas olduğu zaman dilimleri gelişim psikolojisinde
"kritik dönem" kavramı İle açıklanır.
Hawthorne Etkisi ise bir iş yaparken izlendiklerini bilen inşan-
lavın, hâl, hareket ve tutumlarında meydana gelen değişimdir.
11.
Büyük zaferden sonra çağdaş bir eğitim sisteminin
kurulması amacıyla, Türkiye Büyük Millet Meclisinde 3 Mart
19241e Tevhid-i Tedrisat (Öğretim Birliği) Kanunu kabul
edilmiştir. Bu kanunla, medreseler kaldırılmış ve Türkiye
Cumhuriyeti sınırlan İçindeki bütün okul ar, MİNİ Eğilim
Bakanlığına bağlanmıştır. Böylece eğitim kurumlarının
bir çatı altında toplanması ve eğitimin milli bir nitelik
kazanması sağlanmıştır. 2 Man 1926da Maarif Teşkilatı
Hakkındaki Kanun kabul edilmiştir. Bu kanunla laik eğitime
uygun, ilk ve ortaöğretim programlan belirlenmiş; eğitim
hizmetleri, modern bir hâle getirilmiştir. Bundan sonra millî
ve laik eğitimi yaygınlaştırmak İçin İlkokullar, ortaokullar,
liseler ve yüksekokullar açılmıştır. Bunların yanı şıra
meslek okulları da açılmış; ilkokul zorunlu hâle getirilmş
ve eğitim ve öğretimde çağdaş ülkeler seviyesine çıkmak
İçin yeni programlar geliştirilmiştir, Atatürk, Türkiye'de millî
eğitimin kuruculuğunu da böylece gerçekleştirmiştir.
Cumhuriyet Dönemi'nde eğitim sistemi, işleyişi ve
organizasyonu 3 Mart 1924'te çjkarılan 430 sayılı Tevhid-i
Tedrisat Kanunu ile Delmenmiştir. Buna göre;
TEVHİD-I TEDRİSAT YASASI İLE (1924)
Şer'iyye ve Evkaf nezâretlerİ lağvedilmiş,
Medreseler Maarif Vekâletine devredilerek tedricen
kapatılmış,
Eğitim ve öğretim sisteminin tek bir merkezden
Örgütlenmesi amacıyla tüm eğitim kurumları Millî Eğitim
Bakanlığına bağlanmış,
Tüm yetki, Millî Eğitim Bakanlığına devredilrnişlir.
İlk iki itada GOŞyal bcccrilcrin gelişimiyle toplumda kabul
12.
görme arasındaki bağı kurar. Üçüncü öncül, neden-sonuç
ilişkisini destekleyerek sosyal etkinliklerin bu gelişime katkı
sağladığını gösterir.
CEVAP: C
13. Taşımalı İlköğretim (Taşımalı İlköğretim Uygulaması),
nüfusu az ve dağınık yerleşim birimlerindeki zorunlu
öğrenim çağındaki çocukların, merkezi okullara günübirlik
taşınmaları uygulamasına denir. Amacı, İlköğretim Okulu
bulunmayan, çeşitli nedenlerle eğitim-öğretime kapali,
birleştirilmiş sınıf uygulaması yapan ilköğretim okullarındaki
öğrencilerin, taşıma merkezi İlköğretim okullarına günü
birlik taşınarak kaliteli bir eğitim-öğretim görmelerini
sağlamaktır. İlkokullarda birleştirilmiş sınıf uygulamasının
en az düzeye İndirilmesi, fırsat eşitliğinin sağlanması ve
eğitimde niteliğin anırılmasıdır. Buna göre taşımalı eğitim,
uzak bölgelerdeki öğrencilerin eğitim İmkânına erişiminl
kolaylaştırmak amacıyla getirilmiştir. Doğru yanıt D
seçeneğidir.