DENEME 14
Üç Beş Kişi, Hayır, Bir Düğün Gecesi gibi Türk romanının
önemli eserlerine imza atan AdaletAğaoğIu (1929 - 2020), aynı
zamanda öykücülüğümüzün öncü isimlerindendir. Modern öy-
künün nitelikli örneklerini veren Ağaoğlu, özellikle evrensel in-
sani özelliklerin otoriter yapı tarafından ezilişini ustalıkla öykü-
leştirmiştir. Eserlerinde genel olarak eleştirel, muhalif bir tutum
sergileyen Ağaoğlu, Türk edebiyatında aydın ve halk arasında-
ki temel uçurumu en iyi fark eden ve bunu eserlerine yansıtan
yazarlardan biridir. Bu anlamda aydın yüzleşmesi, onun öykü-
lerinin en önemli damarı olmuştur. Biçimsel anlamda ise olduk-
ça yoğun bir anlatım çeşitliliği sergilemiş; bilinç akışından, iç
monoloğa, sembolik yaklaşımdan postmodern tutumlara kadar
modern anlatım imkânlarını değerlendirmiştir. Öykülerinde de-
rinlikli, çok katmanlı okumalara açık bir öykü evreni oluşturan
Ağaoğlu, tutarlı, bilinçli bir dil anlayışl İzlemiştir. Onun en dikkat
çekici yanı, düşünce ağırlıklı Öykü yazmasına karşın toplumsal
konuları, bildik, kolaycı yaklaşımlarla, popülist anlayışlarla de-
ğİI, Öykü türünün gerektirdiği estetik yaklaşımla, İncelikle İşle-
meşidir.
Bu parçada Adalet Ağaoğlu İle İlgili olarak aşağıdakilerden
hangisine değinilmemiştir?
A) Eserleriyle romancılığımızın bazı yeniliklerine Öncülük et-
fiğine
B) Öykülerinde baskı altına alınan bireyin yaşadıklarım anlat-
tığına
C) Sosyokültürel düzeyi farklı kişilerin arasındaki ayrımı ele
aldığına
D) Farklı anlatım tekniklerini çağdaş bir yaklaşımla kullandı-
ğ ina
E) Anlatım Özelliği bakımından bilinçli bir tavır sergilediğine
PARAGRAF DENEMELERİ
8.
Eleştirinin iki amacı vardır: Birincisi sanat yapıtını okuyucuya,
dinleyiciye, izleyiciye yakınlaştırmak, açıklamak, daha kolay
anlaşılır kılmak; İkincisi sanatçıya yol göstermek. Eleştiri bu
iki amaçtan birine yönelir, yönelmelidir yoksa eleştiri, eleştiri
olmaz.
Aşağıdakilerden hangisi bu parçada belirtilen birinci bakış
açısıyla
A)
B)
C)
D)
E)
Köpekler İçin Gece Müziğinin Okuyucu üzerinde negatif
etkiye neden olduğu söylenebilir. Roman bitince okuyucu
merak içinde kalıyor. Bu arada epey hırpalandığını da dü-
şünüyor. Çünkü kasvetli hava, roman boyunca hiç dağılmı-
yor. Karakterler sürekli şüpheli hareketlerde bulunuyorlar.
Romanın sonunda sadece "Bundan sonra ne olacak?"
diye merak ediyoruz. Onun dışında kurguda bir sıkıntı yok.
Olay ve kişiler birbirine sımsıkı bağlanıyor. Bundan sonra
ne olacak soruşunu sordurarak, romancı, romanın başın-
da kullandığı yöntemi sonunda da kullanmış Oluyor.
Sanatçının romanında yaptığı tasvirler Okuyucular İçin Ol-
dukça İlgi çekici. Orman, yağmur, kan kokuşu, karanlık,
kartal, at, köpek, tavşan bir dekor değildir romanda. Âdeta
onlar da canlı, Olayları etkileyen, olaylardan etkilenen ro-
manın birer karakteridirler. Düşünürler, hissederler, vefa
gösterirler, korkarlar, kaçarlar ve saldırırlar.
İnşana Özgü hareketleri bir kartal yaptığında, romanın
atmosferi bir anda üst bir kurmacaya evriliyor. Karanlık,
umutsuz ve gergin atmosferle birlikte fantastiğe doğru bir
adım da atıyor sanatçı. Her ne kadar romancı gayet rea-
list düşünse de romanını sürrealist bir anlayışa doğru iten
imgelerden kalemini kurtaramıyor.
Romancı bir nevi, insan elinden ne geliyorsa onu yapar
demeye getiriyor. Bu bazıları İçin kötülüktür, bazıları İçinse
İyilik. İnşan olmak böyle bir şeydir. Kötüysen İstemesen
de kötülük yaparsın. İyiysen aynı şekilde istemesen de
İyilik yaparsın. Romanda temelde işlenmek istenen konu
kaderdir de denilebilir bu nedenle.