DENEME 10
Tüm ilaçlarda olduğu gibi aşı üretiminde de çok büyük kısıt-
lamalar ve yakın takip eşliğinde araştırmaların yürütülmesi
gerekiyor. Aşının İlk Önce laboratuvarda olumlu sonuçlar ver-
mesi ve bu sonuçların tutarlı olması bekleniyor. Laboratuvarda
olumlu sonuç elde edilmesinin ardından üç fazda denemelere
geçiliyor. Tedavi, birinci fazda 50 - 100 kişilik bir grupta de-
neniyor. Bu denemelerin başarılı olması durumunda giderek
artan sayıda kişilerle deneyin yapıldığı İkinci ve üçüncü faza
geçilebiliyor. Ancak bu evrelerin herhangi birinde elde edilecek
olumsuz sonuç tüm çalışmaları en başa sarıyor ve laboratuva-
ra geri dönülüyor. Uzmanlar, aşı çalışmalarının evrelerini anla-
tırken bunun 10 binlerce kişi üzerinde denenmesi gerektiğine
vurgu yapıyor. Elbette tüm bu deneyler, uzun bekleme süreç-
lerini de beraberinde getiriyor. Tüm aşamalardan geçen bir aşı
son olarak tescil ettiriliyor ve böylelikle üretime geçilebiliyor.
Bu parçada aşl üretim aşamalarıyla İlgili aşağıdakilerden
hangisi
A) Aşının İşe yarayıp yaramadığı İle İlgili binlerce kişi üzerin-
de test yapılır.
B) Aşı denemelerinin sağlıklı sonuç vermesi İçin uzun bir
süre beklenmesi gerekir.
C) Aşı deneyleri ilk önce laboratuvar ortamında gerçekleşir.
D) Faz çalışmaları şırasında beklerken sonuç alınmazsa İş-
lem başa döner.
E) Laboratuvarda yapılan çalışmalar faz çalışmalarında kul-
lanılacak kişi sayışı hakkında bilgi verir.
Sözcükleri, bir romanı okuyan herkes farklı yorumlayabilir. Tıp-
ki bir kıyafeti herkesin farklı taşıyabileceği gibi... Her İkisi de
bu bağlamda devamlı yaşayan, kendini yenileyen bir yapıda,
farklı İnsanlara aktarılabilir; nesilleri tanımlayabilir. 'Edebiyat
olmadan moda nasıl olurdu?" diye sormuştu efsanevi editör
Diana Vreeland. Sezon koleksiyonları bu sorunun yanıtını arı-
yor gibi. Jonathan Anderson'dan Maria Grazİa Chİurİ'ye kadar
şairlerin bir dizesi, sözlü tarihin bir parçası olan efsaneler ya da
Agatha Christie'nin kurgusu, tasarımcıların yaratıcı dünyalarını
şekillendirdiler. Romantik dönemden postmodern eserlere ka-
dar kıyafetler hep karakterlerin dünyasına girmemiz için birer
İpucuydu. Kim olduklarını ele veriyordu, detaylar yardımıyla
karakterle daha şıkl bir bağ kurmamızı sağlıyordu.
Bu parçanın konusu aşağıdakilerden hangisidir?
PARAGRAF DENEMELERİ
Dünyada olup biten şeylerin bir kısmı elimizdedir, bir kısmı
elimizde değildir. Elimizde olanlar fikirlerimiz yaşayışımız, ar-
zularımız, eğilimlerimiz, nefretlerimiz bir kelimeyle bütün hare-
ketlerimiz; elimizde olmayanlar eşya, mülk, şöhret, bir kelime
ile hareketlerimiz arasında olmayan şeylerdir. Elimizde olanlar
tabiatları İcabı hürdürler, hiçbir Şey onları durduramadığı gibi
onlara engel de olamaz. Elimizde olmayanlar ise zayıf, esir,
boyunduruk altında, binlerce engel ve terslik içinde olup bütün
bütün bize aykırıdırlar.
Bu parçadan çıkarılacak düşünce aşağıdakilerden hangi-
sidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Bazı şeylerin insanın doğasına aykırı olması
Varlığın gelip geçici bir durum olması
Dünyada bazı şeylerin elimizde olmaması
Duyguların özgür, nesnelerin ise tutsak olması
Elimizde olanların ve olmayanların insanı şekillendirmesi
Çocukları basılı sözden soğutan sebep, öğretici Olmayı her Şe-
yin başında tutmamızdır. Ders vermeyen, hem de bunu açık
seçik biçimde yapmayan hiçbir yazınsal yaratı ana dil öğreti-
minde yer almaz. Yazıların seçiminde, işlenişinde başat Ölçüt-
tür ders vericilik. Bir yazı, bir şiir ne denli dil tadı taşırsa taşışın,
ne denli güzel, renkli ve zengin bir yaşantı birikimiyle yüklü
olursa Olsun öğretici değilse, ders vermiyorsa beş para etmez.
Burada Goethe'nin 0 ünlü sözünü anmakta yarar var: "Bir Şey
ki salt ders vermekle kalır, duygu dünyamın sınırlarını genişlet-
mede hiçbir katkısı olmaz, 0 şeyden nefret ederim ben.”
Bu parçada yazarın yakındığı durum aşağıdakilerden han-
gİsİdİr?
A)
B)
C)
D)
E)
Edebî eserlerin modaya etkisi
Moda ve sanat arasındaki ilişki
Edebiyatta modanın yeri hakkındaki görüşler
Yazarların modaya bakışının yansımaları
Roman karakterlerinin kurgusal kıyafetleri
A)
B)
C)
D)
E)
Yazınsal yaratıların tümünde Öncelikli hedefin ders verme
olması
Edebî eserlerde sanatçıların dilin anlam zenginliğine dik-
kat etmemesi
Ders vermeyen ürünlerin çocukları eğitmede yetersiz kal-
ması
Ana dil Öğretiminin sadece edebî eserlerle sağlanması
Edebî yapıtların öğreticilik yönünün zayıf olması