DENEME 7
Sırtını erke ve iktidara dayayan sanatçılar, eserlerini de bu güç
için üretirler. Ama erk; dayanacak, güç alınacak ve hatta gü-
yenilecek merci, güven duyulacak asli makam değildir. Süreli,
sınırlı ve geçicidir. Oysa halk, her zaman makamsız ama saf ve
içtenliğiyle içten makamında sanatçısına sahip çıkar, böylece
kendini, kendi olacağı yerde, hanesinde hisseder sanat erbabı.
Bu parçada üzerinde durulan düşünce aşağıdakilerden
hangisidir?
A) Sanatçının asıl destekçisinin halk olduğu
B) Hiçbir siyasi gücün sanatın Önüne geçemeyeceği
C) Kendisini birilerine yaslayan kişilerin gerçek sanatçı Ola-
mayacağı
D) Gücün altında ezilmiş sanatçının, doğruları söyleyemeye-
ceğİ
E) Gerçek sanatçının, sanatını toplumun emrine verdiği
Yunus Emre'nin dili halktan konuştuğu sadelikte bir dildir. Aynı
şeyi Fuzûlî İçin söyleyenlerin sayışı pek azdır. Ancak FuzüIÎ'nİn
halktan kopuk bir şair Olduğunu neye dayanarak İddia edebi-
liriz? Fuzûlî, bugünün kriterleri ile "aydın" sayılabilir mi? Onun
arifliğinden, bilgeliğinden şüphe yok. Fakat bugünün anlayı-
Şina göre tahsili bu tarife uymaz, eğer yönetici keşimde yer
alması bir ölçü ise böyle bir şey de yoktur. Fuzûlî Osmanlı taş-
Taşından bir şairdir, devletten himmet bekleyen halktan biridir.
Dolayışıyla geçmişi İrdelediğimizde halktan kopuk bir aydın
sınıfından söz edemeyiz.
Bu parça aşağıdaki sorulardan hangisine karşılık olarak
söylenmiştir?
A)
B)
C)
D)
E)
FuzüIÎ'yİ diğer şairlerden ayıran en önemli Özelliği nedir?
Halkla aydınlar arasında geçmişten gelen bir kopukluk var
mıdır?
Bir kişinin yönetici kadrosunda olması onu aydın yapar mı?
Halktan kopuk Olan şairlerin eserlerindeki dil nasıldır?
Aydın olmak için hangi ölçütlere sahip olmak gerekir?
PARAGRAF DENEMELERİ
7.
Bulgar yazar Georgi Gospodinov bütün dışlanmış konulara ku-
cak açarak muzip bir roman çıkarmış ortaya. Arka kapağındaki
bu tanıtımı okuyunca Okurun İlgisini pek umursamayan, her ne
kadar genellikle bunlar kurgu dışı bırakılsalar da hayatın iğ-
renç bulunabilecek birçok detaydan oluştuğunu, kimi zaman
Okurunu zorlayarak hissettiren bir kitapla karşı karşıyayız. Fa-
kat doğal roman; okurun iyi vakit geçirmesini önemseyen, onu
dışlamayan, arka kapakta bahsedilen "sıradan" durumları ise
kurgusuna birer fikir olarak yerleştiren, örneğin tuvalette geçen
bir sahne kurmak yerine, ana karakteri vasıtasıyla tuvaletlerin
sanatta yeterince yer bulamayışı üzerine konuşan bir kitap.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine
m az?
A)
Klasik kurgunun dışına çıkarak okurun beklentilerini karşı-
lamıştır.
B)
Günlük yaşamın göz ardı ettiği olayve durumları kitabında
işlemiştir.
C)
Sıradan sayılan olayları aktarırken Okuru bunun İçine zorla
çekmeye çalışmıştır.
D)
Kitabın kapağında yer alan tanıtıcı yazılar, doğal romanda
farklı şekillerde ele alınmıştır.
E)
Romanın önemsenmeyen olayları anlatışı, doğal roman-
dan farklıdır.
Su; yaşamı, varoluşu simgeler. Türk mitolojisinde yaşamın şu
ile başladığı, Yaratılış ve Türeyiş destanlarının hemen bütün
varyantlarında vurgulanmaktadır. Mitolojiye göre her Şey Su İle
başladı. Su; yeniden doğuşun, bedensel ve ruhsal yenilenme-
nin, yaşamın sürekliliğinin, bereket, soyluluk, bilgelik, saflık ve
erdemin sembolüdür. Su arınmanın da simgesidir. Yakın coğ-
rafyamızda ve Anadolu'da şu yaşamın kendisidir. Türk mitolo-
jisindeki yaratılış efsanelerinde bir başlangıç unsuru olan su,
zaman Çinde başka anlamlar kazanarak, bazen de anlamının
farkında olmadan formunu koruyup bilinçaltı bir alışkanlıkla şa-
nat eserlerinde yerini almayı sürdürmektedir.
Bu parçadan hareketle "şu" İle İlgili;
L Türk mitolojisinde yaşamın ana kaynağı sayıldığı,
II. şuuraltında zenginleşerek sanat eserinde vücut bulduğu,
III. efsanelerdeki inanışlara göre yaşamın başlangıcını ve so-
nunu belirlediği
yargılarından hangilerine
A) Yalnız I
D) I veli
B) Yalnız II
C) Yalnız III
E) ı ve III