DENEME 16
Nasıl bir eleştirmen Özdemir İnce, eleştiri yazıları yazmaktaki
amacı ne? Şiir yazmak dururken neden eleştiri alanında oya-
lanıyor? Özdemir İnce'nin günümüzün insanlarında az görülen
bir yönü var: Buna "paylaşma duyarlığı" diyebiliriz. Örnekse
eleştiri yazılarına harcadığından çok daha fazla emeği yıllarca
şiir çevirilerine harcamış. Bu durum İçin şöyle diyor: "Bu çevi-
rileri; Türk şiirinin çağdaşlaşmasına, çağcıllaşmasına, evren-
selleşmesine bir katkısı olur umudunun yüklediği sorumlulukla
yaptım. Bir şairin, bir başka şairi çevirmesinin bir tür 'enayilik'
olduğunu bile bile, çeviriler yaptım." Dikkat ederseniz "Şiir çe-
virmekten tat aldığım İçin.” demiyor, 'Şiir çevirmek de İnsana
şiir yazmak gibi mutluluk verir." demiyor. Şiir yazmak varken
şiir çevirmeyi bir tür enayilik (!) sayıyor.
Bu parçadan hareketle aşağıdaki yargılardan hangisine
ulaşılabilir?
A) Şiir çevirisi ile uğraşanların yazdıkları şiirler sanatsal nite-
likten yoksun olmaktadır.
B) Şairlerin eleştiri alanında yapıt vermesi, boşa çabalamak-
tan öte bir davranış değildir.
C) Bir şairin yabancı bir şairin şiirini çevirmesi, aslında bir
metni yeniden yaratması demektir.
D) Eleştirmenler, şiir çevirileri yaparak kendi yazınlarının ge-
lişmeşinde görev üstlenmelidir.
E) Sanatçıların kendilerine yükledikleri aşırı sorumluluklar,
onları mutsuzluğa sürüklemektedir.
Uçurtmamı rüzgâr yırttı dostlarım
Gelin duvağından kopan bir rüzgâr
Bu rüzgâr yüzünden bulutlar yarım
Bu rüzgâr yüzünden bana olanlar
O ceviz dalları, 0 asma, 0 dut
Gül gül, mektup mektup büyüyen umut
Yangından yangına arda kalmış tut
Muhabbet sürermiş bir rüzgâr kadar
Bu şiirde İşlenen tema aşağıdakilerden hangisidir?
PARAGRAF DENEMELERİ
İki madde bir araya geldiğinde ısı akımı sıcak olandan soğuk
olana doğrudur. Sıcak olan madde soğur, soğuk olan ısınır.
Termodinamiğin kanunlarından biri bu. Yani şimdiki gibi kavu-
rucu sıcaklarda, bir bardak suyun içine buz attığınızda, o buz
o suyu soğutmuyor; su, kendi ısısını buza geçirdiğinden dolayı
soğuyor. Buz da ısınıyor. Bunu geçenlerde bir romanda, Adam
Fawer'ın Olasılıksız'ında okudum; aklıma da ancak öyle gire-
bildi. "Hocam bu gerçek hayatta ne işimize yarayacak?" soru-
su pek geçerli değil yani. Böylesi bilgileri bir roman yazarken
de kullanabiliyorsunuz, romanı okuyup bilgiçlik taslarken de.
Elbette esasen fizikle, kimyayla dünyalar kurarken de... İşin
kitaplarla ilgili boyutuna dönersek bugün herhangi bir kitabevi-
ne girdiğinizde hayata, bilime, öğrenmeye dair merakınızı diri
tutacak onlarca kitap bulacaksınız. Termodinamik yasaları bir
yana, sizi hem hayret ettirecek hem de tatmin edecek 0 kadar
çok konu var ki... İnşan vücudunun, DNA sarmalının gizemle-
ri, beynimiz, çevremizdeki dünya, evren... Hemen her konuda
zevkle, Özenle, rahat bir dille yaz imiş bilim kitapları mevcut.
Çünkü bilim bir süredir çok popüler.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşıla-
m az?
A)
B)
C)
D)
E)
A)
B)
C)
D)
E)
Yalnızlığın inşana verdiği üzüntü
Sevilen kişinin aşığa Olan İlgisizliği
Sevgilinin başkasıyla evlenmesinin hüznü
Umutsuzluğun insanı üzüntüye sürüklemesi
Hayatın geçici birçok yöne sahip olması
İnsanlarda bilimsel bilgilerle İlgili yanlış kamların buluna-
bildiğine
İnşanlar tarafından bilginin faydacı bir yaklaşımla ele alı-
nabİIdİğİne
Farklı disiplinlerden yararlanılarak kurmaca eser yaratıla-
bileceğine
Yayınevlerinin ticari amaçlarla güncel bilimsel eserlere yer
verdiğine
Yayın dünyasındaki basılı ürünlerde çok çeşitli alanlara
yer verildiğine
@34'1