DENEME 15
Kargaların zekâ analizi, hayvanın doğal tarihinden bağımsız
olarak düşünülemez. Yeni Kaledonya kargaları; alet kullanabi-
len, inşan haricindeki tek tür değil. Şempanzeler, papağanlar,
timsahlar hatta yengeçler dahi bu beceriye sahip. Zihinsel be-
ceriler, bir hayvanın kendi ortamında hayatta kalmak için ge-
rekşinim duyduğu şeyleri yapmasına İmkân tanıyor. Bir karga
yiyeceğe ulaşmak için alet geliştiriyorsa bir zürafa da boynunu
uzatabiliyor. Böylece akıllı hawanlar zaman zaman doğayla
başa çıkıp varlıklarını sürdürebilmek adına zihinsel yetenekler
sergileyebiliyor. Örneğin, BBCnin Hayvan Aklının İçinde isimli
belgesel dizisinde, 007 adı verilen bir Yeni Kaledonya kargası,
şekiz farklı adımdan oluşan bir bilmeceyi çözerken görülüyor.
Böylece bir karganın düşünsel becerilerini karmaşık sorun çöz-
meye nasıl uyarladığı gözlemlenebiliyor.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine
maz?
A) Alet kullanabilme becerişine sahip Olma, İnşan dışındaki
varlıklarda da görülmektedir.
B) Hayvanlar, doğal ortamlarında varlığını sürdürebilmek
adına zihinsel beceriler sergileyebilir.
C) Bazı hayvanlar, kendi türlerindeki diğer hawanlardan
daha fazla zihinsel beceriye sahiptir.
D) Hawanların zihinsel becerilerini sergilediği anlar, inşanlar
tarafından gözlemlenmektedir.
E) Bazı hayvanlar karınlarını doyurabilmek için alet geliştire-
bilme yeteneğine sahiptir.
Karınca kolonileri genelde üç basit temel birimden oluşur.
Kraliçe, İşçi, asker. Erkek karıncalar belli zamanlarda üretilir,
kraliçe İle çiftleşir ve Ölür. Kraliçe karınca, İri ve bazı türlerde
kanatlıdır; belli dönemlerde erkek karıncalarla çiftleşir ve yu-
murtlar. Dışarıya çıkmaz ve adeta bir bebek gibi korunur. İşçi
karıncalar yemek taşma, larvalar ve kraliçenin bakımı, yuva-
nın temizliği gibi işlerle ilgilenirken asker karıncalar yuvanın ve
karınca topluluğunun güvenliğini sağlarlar. Savaş durumunda
asker karıncalarının yetersiz kaldığı zamanlarda bazı türlerin
işçi karıncalarının patlayıp etrafa toksik maddeler saçarak inti-
har saldırışında bulunduğu da tespit edilmiştir.
Bu parçadan hareketle;
I. karıncaların, ihtiyaç hâlinde başka karıncaların görevlerini
üstlenebildiği,
II. kraliçe karıncaların koloniyi yönetme ve koruma İşlevini
taşıdığı,
III. erkek karıncaların diğer karıncalara göre daha az görev
aldığı
yargılarından hangilerine ulaşılabilir?
PARAGRAF DENEMELERİ
Şehirler, karşılaştıkları doğal ve beşerî faktörlerden dolayı yer
değiştirmek mecburiyetinde kalabilmektedir. Türkiye, eski de-
virlerden beri sürekli depremlerin tesiri altında kalmıştır. Dola-
yısıyla günümüze kadar depremlerin etkisiyle bazı yerleşmeler
yıkılmış hatta yıkılan bazı yerler tamamen ortadan kalkmıştır.
Bu nedenle depremle yıkılan yerleşimler, bulundukları yeri terk
ederek başka yere tekrar kurulmuşlardır. Gerçekleşen bu de-
ğişim, şehirlerin hem mekânsal hem de demografik yapısında
farklılaşmaları ortaya çıkarmıştır. Bir de deprem yönetmeli-
ğİndekİ değişim nedeniyle yerleşimlerin yenilenmesi, bununla
birlikte gelen bir farklılaşma süreci vardır. İstanbul'da mevcut
2,8 milyon hanenin yenilenmesi İçin en az 25 milyar dolara ve
25 yıllık İnşaat süresine İhtiyaç vardır. Güçlendirme şırasında
evlerin boşaltılmasından kaynaklanacak lojistik sorunlar, kat
maliklerinin anlaşmazlığından çıkacak hukuki sorunlar bir yana
bu dönüşüm bitene kadar sosyal hayatta yaşanacak değişim
bu işin tahammül edilemeyen boyutlarıdır. Kısaca şöyle söy-
lenebilir:
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdaki-
lerden hangisi getirilmelidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Deprem ülkemizin bir gerçeği olarak kabul edilmeli ve
deprem gelmeden ona toplum olarak hazırlık yapılmalıdır
Deprem sadece gerçekleştiği anda değil, sonrasında da
hayatımızın birçok alanı İle İlgili sorun oluşturmaktadır
Deprem, nedeniyle birçok şehir tarih içindeki eski konu-
munu kaybetmiş ve farklı bir mekâna kaymak zorunda
kalmıştır
Depremin getirdiği değişim sadece mekânla sınırlı kalma-
mış Olup nüfus yapısını da zamanla eklemiştir
Deprem yaşayan şehirler ekonomik, sosyal ve kültürel
açıdan her dönemde yeniden var olabilmiştir
Sigmund Freud'un çalışma arkadaşı olan Jung, onun kişisel
(bireysel) bilinçaltı kuramına karşı kolektif (ortaklaşa) bilinçdışı
kuramını geliştirmiştir. Jung'un bütün İnsanlarda ortak bulun-
duğuna inandığı bu bilinçdışı (bilinçsizlik) soyaçekimler ata-
[ardan gelir ve bütün geçmişi kapsayan izlenimleri İçerir. Bu
İzlenimler; düşlerde, masallarda, destanlarda ortaya çıkar. Bu
bağlamda kolektif bilinçdışı, insanın ruhsal kişiliğini oluşturan
en önemli ögelerden sayılmaktadır.
Bu parçada sözü edilen bilinçdışı kavramı aşağıdakilerin
hangisinde verilen nitelikleri taşımaktadır?
A) Yalnız I
D) II ve III
B) Yalnız III
E) ı ve III
C)lve II
A)
B)
C)
D)
E)
Yerellik - ulusallık
Ulusallık - evrensellik
Evrensellik - kalıcılık
Bireysellik - Özgünlük
Özgünlük - ulusallık