DENEME 6
(I) Bazı insanlar damarların mavi görünme sebebinin kanın ok-
sijen oranının düşmesinden kaynaklandığını düşünür. (II) An-
cak bu görüş, teknik nedenlerle tamamiyle hatalıdır. (III) peki,
o zaman neden içinde kıpkırmızı renkte bir sıvının aktığı da-
marlarımız, mavi ile yeşil arası bir renkte görünür? (IV) Damar-
lar mavi görünür çünkü damarlardan yansıyan Işık, gözümüze
gelmeden önce deri ve yağ katmanlarından geçer. (V) Özellikle
kırmızı ve mavi renkler farklı dalga boylarına sahip olduğu Çin
cilde nüfuz etme dereceleri birbirinden farklıdır. (VI) Bunun so-
nucu olarak kandan yansıyan mavimsi yeşil ışık gözlemcinin
gözüne damarların mavi görünmesine neden olur.
Bu parça İki paragrafa ayrılmak iştense ikinci paragraf nu-
maralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?
B) III
C) IV
PARAGRAF DENEMELERİ
Sözün kaydedilmesi plaklarla daha da pratik bir hâle ge-
tirildi. Plakların gramofon adı verilen cihazlarla tekrar ça-
lınabilmeşinin yarattığı en büyük değişim müzikte Oldu. O
zamana kadar sadece icra sırasında dinlenebilen müzik
artık plaklar sayesinde istenen yerde ve zamanda dinle-
nebiliyordu. Bu da müziği evrensel bir hâle getirip dev bir
müzik endüstrisi oluşturdu.
Pikaplar Çin gramafonun daha kullanışlı ve modern ver-
Siyonu diyebiliriz. İlerleyen teknoloji sayesinde, motor tor-
kunun tablaya bir kayış vasıtasıyla aktarılabilmesi ve pille
çalışabilme gibi ozelliklerle pikap kullanımı kolaylaşmıştır.
Hafif ve küçük tasarımlara sahip pikaplar sayesinde de
müziğin evlere taşınması sağlanmıştır.
Bu İki parçayla İlgili olarak aşağıdakilerden hangisi söyle-
nebilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Farklı görüşlerin aslında birbirini desteklediğini göster-
mektedirler.
İki farklı konuya İlişkin ortak bir görüş Olduğunu vurgula-
maktadırlar.
Aynı Olguyu farklı yönleriyle değerlendirip ele almaktadırlar.
Aynı düşünceyi pekiştirmeye yönelik farklı Örnekler sun-
maktadırlar.
Farklı üsluplar kullansalar da konuyu benzer nedenlerle
açıklamaktadırlar.
Beethoven'in eserlerini yarattığı dönem; Fransız Devrimi, Na-
polyon Savaşları, şık ve kışa aralıklarla yaşanan ancak tedir-
gin barış dönemleri ile sık ekonomik bunalımların yaşandığı bir
dönemdir. Beethoven gibi yaşadığı devir ve çevreyle -gerçek
anlamda- yakından ilgili birisi de eserlerini vücuda getirirken
tüm bu olaylardan etkilenecektir elbette. "Eroica" adlı bestesini
Napolyon'a adayan, daha sonra başarılı kumandanın kendisi-
ni İmparator İlan etmesinden sonra İlk İthaf sayfasını yırtarak
"İyi bir insanın anısına” diye yazan Beethoven'in sadece bu
eseri değil, diğer bütün büyük eserleri hatta sanatçının İkincil
şırada olarak adlandırılan eserlerinde bile yaşadığı dönemin,
kendi kişiliğinin, hastalıklarının etkisi vardır.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşıla-
bilir?
A) Her sanatçı, olgunlaşma yolunda birtakım engellerle kar-
şılaşabİlİr.
B) Tarihe mal olmuş sanatçılar, çağın önemli sorunlarına çö-
züm yolu aramışlardır.
C) Kimi sanatçıların yaşamlarındaki olumsuzluklar, onları bü-
yük sanatçı yapmıştır.
D) Yaşadığı çağın dışına çıkan sanatçılar, kalıcı olmayı başarır.
E) Döneminin Önemli olaylarına tanıklık etmiş sanatçıların
eserlerinde bunun yansıması görülebilir.
Her gün gazete ve televizyonlardan olayları İzleyen halkın tep-
kisiyle sanatçı ruhu taşıyan ve bu misyonu kendine yükleyenin
tepkisi aynıysa öncelikle üzerinde ona yabancı duran sanatç
hırkasından bir an evvel kurtulması gerekir. Kimliğindeki şa-
natçı mührünü bir kenara bırakıp sıradan bir kimliğe geçmesi,
yaşamını Öyle sürdürmesi daha doğru Olur. Yok, olmaz diyorsa
sanatçı duyarlılığını ve 0 dürüşü nereye koymalı? Yazmayı,
çizmeyi, senaryolaştırmayı, oynamayı belli donanımlar üzerine
bina etmekle -ki bunlara karşı değilim- bir sınıf atlamış sayıl-
mazlar.
Bu parçanın yazarının aşağıdakilerden hangisini söyleme-
si beklenemez?
A)
B)
C)
D)
E)
Sanatçı, toplumun Ötesinde bir dünya görüşüne sahip Ol-
malıdır.
Kendine ait bir görüşü olmayan sanatçı halkın nabzına
göre şerbet verir.
Kişinin salt yazma yetisine sahip olması, sanatçı sınıfına
girdiği anlamına gelmez.
Sanatçı aynı Olayı herkesten farklı bir gözle gören ve de-
ğerlendiren kişidir.
Sanatç nın söylemi toplumun uzağına düşüyorsa sanatçı
kuru bir anlatıcıdan Öteye geçemez.