DENEME 18
Günümüzde bilim ve sanat terimlerinin aşırı biçimde yabancı-
laşması ve bu yabancılaşmanın giderek hız kazanması bizi te-
Timler üzerinde daha çok düşünmeye yöneltiyor. İşin bir başka
boyutu belli bilim dalında kullanımı yaygınlaşan yabancı terim
bir süre sonra genel dile de geçiyor. Örneğin aracın gösterge-
sinde E (emty), F (full) kısaltmaları var. Araç sahibi benzin alır-
ken buna bakıp "fulle" diyor. Bir otomobilcilik terimi, fiil hâline
getirilip kullanıma açılıyor. Üstelik bu "doldur” anlamında Türk-
çe bir kelime varken yapılıyor. Hep böyle Oluyor:
Aşağıdakilerden hangisi paragrafta savunulan görüşe Ör-
nek olarak gösterilemez?
A) Fotoğrafçılıkta yer alan ve "odaklanmak" anlamına gelen
"fokus" kelimesinin 'Tokuşlanmak" ya da "fokus olmak" bi-
çiminde kullanılmaya başlanması
B) Sporda kullanılan "servis" kelimesinin şimdilerde "bilgilerin
veya belgelerin servis edilmesi" şeklinde kullanımı
C) Edebiyat sözcüğüyle aynı anlama gelen "yazın” kelimesi-
nin çağdaş metinlerde şıklıkla kullanılması
D) Haberleşme alanında bir gereç olarak kullanılan "jeton"un
sonraları "geç anlama, geç fark etme” anlamında "jeton
düştü" biçiminde dilde yer edinmesi
E) Sporla İlgili Olan "pas” sözcüğünün daha çok argoda ken-
dine yer bularak "karşı cinsi umutlandırmak" anlamına bü-
rünmeşi
Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre,
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Önce yabancı bir terim dile giriyor, sonra türevleriyle ve
yeni anlamlarıyla Türkçede dallanıp budaklanıyor
B) Önce bir teknolojik gelişme Oluyor, sonra bu teknolojiye ait
kavram tüm dünyada kullanılmaya başlıyor
C) Önce bir yabancı sözcük ünlüler arasında yaygınlık kazan -
yor, sonra bu yabancı kavram halk tarafından benimseniyor
D) Önce gençler tarafından çağdaş zannedilen bir sözcük
özenti olarak kullanılıyor, sonra bu sözcük dile yerleşiyor
E) Önce çeviri metinlerle yeni sözcükler dile giriyor, sonra bu
sözcükler kullanılarak dilin saflığı bozuluyor
PARAGRAF DENEMELERİ
15. yüzyılın İkinci yarışında fethedilen İstanbul, Doğu RO-
ma'daki payitahtlık makamını Osmanlıda da devam ettirerek
her bakımdan önemli bir şehir hâline gelmiştir. İstanbul; şa-
dece siyasi bakımdan değil, İktisadi ve kültürel bakımdan da
imparatorluğun en gözde ve güzide şehri olmuştur. Klasik ede-
biyatımızın da hayat bulduğu bir kent Olan İstanbul, 16. yüzyıl
İtibarıyla birçok şark diyarını da geçerek edebiyat alanında İlk
sırada yer aldığı gibi, Türkçenin en nazenin hâlini yansıttığı
İstanbul Türkçesi İle de Tebriz ağzını geride bırakarak Batı
Oğuzcaşının bir bakıma "resmî yazı dili"nin kaynağı olmuştur.
Bunda elbette, devletin güç ve kudretinin de yadsınamaz bir
payı vardır. Daha sonraki süreçlerde de daima kıymettar ve
seçkin bir yazı dili olarak kalan İstanbul Türkçesi, Türklerin en
kadim ülküsü olan Turan ülküsü çerçevesinde "ortak dil" olarak
gösterilmiştir. İstanbul Türkçesi sadece Anadolu Odaklı İtibar
gören bir yazı dili değildir. Değişik zamanlarda Türk dünyası-
nın farklı köşelerinden bu yazı dilini öne çıkaran ve bu yazı dili
etrafında toplanılması gerektiğini salık veren birçok düşünür
olmuştur. 1883 yılında Kırım'da "Dilde, Fikirde, İşte Birlik!" slo-
ganıyla çıkan Tercüman gazetesi, basılan son sayısına kadar
İstanbul Türkçesi İle çıkmış ve bütün bir Türk dünyasına şeş-
lenmİştİr.
Bu parçada asıl üzerinde durulan aşağıdakilerden hangisidir?
A)
B)
C)
D)
E)
İstanbul'un hangi zamanlarda başkent olarak kabul edildiği
İstanbul Türkçesinin ortak bir yazı dili hâline nasıl geldiği
İstanbul Türkçesinin hangi dönemde oluşmaya başladığı
İstanbul Türkçesinin kimler tarafından yazı dili olarak kul-
lanıldığı
İstanbul Türkçesinin Osmanlı sınırları dışında da kullanıldığı
ğğJ
Bu parçada aşağıda verilenlerden hangisi yoktur?
A) Kişisel saptamalar
C) Farklı yapıda cümleler
E) Tartışma
B) Karşılaştırma
D) Örneklendirme