DENEME 20
Gazeteci:
Yazar:
Bugün yazarlık da diğer bütün meslekler gibi kendine özgü
ayrıcalıklar, kendine özgü bir iktidar talep eden bir konum.
Bense hâlâ kendimi yoksul bir İnşan olarak tarifliyorum,
tariflemeye çalışıyorum. Bu da bir mülkiyet duygusunu
olduğu gibi, bir İktidar duygusunu da İçselleştirememiş
Olmayı gerektiriyor. Yaptığım işten dolayı talep edilen bir
ayrıcalık beni utandırıyor. Üstelik benim durumumda işin
katlanan bir yanı da var: Yoksul insanlardan bahsettiğim,
onların acılarını anlattığım Çin bir ayrıcalık talep etmiş Olu-
yorum kendimi yazar olarak tarif etmekle. Onlar hakkında
ve onlar üzerine bir otorite gibi olmuş oluyorum.
Gazeteci:
Yazar:
Daha çok, acı verici bir yanı vardı. İçinde büyüdüğüm
İnsanları teşhir ediyormuşum gibi bir duygu. Bir tür onur
kırıklığı... O romanımı yazmakla, geçmişteki politik çalış-
ma arasında, duygu bakımından, gerçekten bir süreklilik
vardı. Kendi yaşamış olduğum acıya hâlâ politik bir anlam
atfediyordum. Onu yazıya dökmenin, paylaşmanın diri kal-
mayı mümkün kılacağını düşünüyordum. Bu yüzden şa-
dece kendim yazmakla da kalmıyor, etrafımdaki İnsanları
da yazmaya zorluyordum. Sanki bütün bu ezilmiş, yenil-
miş inşanlar kendi hayat parçalarını yazarak paylaşabilse-
ler bu savrulmuşluk yerine yeni bir tür bilincin doğacağını
umuyormuş gibi davranıyordum.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangi-
si şırasıyla getirilmelidir?
A) I. Kendinizi bir yazar olarak görmenizin temel nedeni nedir?
II. Yaşadıklarınızı yazmanızın sizi mutlu eden yanları ne-
lerdi?
B) I. Yazarlığı bir meslek olarak üzerinize almamanızın nede-
ni nedir?
II. Başkalarının hayatlarını yazmak size nasıl hissettirdi?
C) I. Yazarlığı bir meslek olarak nasıl görüyorsunuz?
II. Kendi yaşadığınız acıları romanlaştırırken hissettikleri-
niz nelerdi?
D) I. Yazarlığın meslekler İçindeki konumu sizce nedir?
II. Romanınızın İçeriğini kendi çevrenizden aldığınız doğru
mudur?
Bir yazar olarak kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?
II. Politik roman yazmanın İnşana yaşattığı duygu nedir?
PARAGRAF DENEMELERİ
10.
Merkezî bilimler, tarihsel olarak uygarlık süresi içinde şu ya da
bu şekilde insan - doğa, insan - kültür, insan - inşan; kısaca
insan - varlık ilişkilerinin anlaşılması için ortaya çıkan düşünce
ve uygulamalarla bugüne kadar gelmiştir. Hemen her dönem-
de var olan bu bilimler, modem zamanda ortaya çıkan yeni bi-
limlerle ortadan kalkmamış, aksine bunların ortaya çıkmasında
öncü rol oynamışlar, ayrıca yeni bilgi ve bilimlerle birlikte geliş-
melerini devam ettirmişlerdir. Diyebiliriz ki merkezî bilimler, ta-
rihsel olarak geniş zamanlar içinde ortaya konulan ve gelişerek
devam eden bilimlerdir. Merkezî bilimlerin ikinci özelliği, doğa
bilimlerinin ya da sosyal bilimlerin "olmazsa olmaz"larından ol-
maşıdır. Hemen her bilimsel çaba temel bir yaklaşımı, amacı
ve anlayışı içerir; yani felsefi bir akışa sahiptir. Her bilim tarih
içinde var olur ve tarihselliğe sahiptir. Sayısallık, mantıksallık
her bilimin kaçınılmazlığıdır. Tüm bilimler İnşanın psişik ger-
çeğİnİn bir ürünü olarak var olabilirler ve mekân, İnşan ya da
toplumun var olması İçin gereken alandır. Üçüncüsü, merkezî
bilimlerin diğer doğa bilimleri ya da sosyal bilimler gibi temel
bir Olgu etrafında bütünlük oluşturma zorunluluğu yoktur. Üst
bir disiplin anlayışının en yakın parametrelerini İçermekle birlik-
te, tek bir merkez Olgu etrafında oluşmazlar. Doğa bilimlerinde
"madde", sosyal bilimlerde "toplum” esastır. Oysaki merkezî
bilimlerin merkez olguları hem birbirlerinden farklı hem de tek
bir merkez kavram etrafında yürümezler. Örneğin tarihte "İn-
şan (toplum), zaman ve mekân”ın her biri eşdeğer başat kav-
ramlardır. Felsefede bilgi, değer, etik; matematikte sayı, şekil;
mantıkta çıkarsama, akılsalllk, çelişkisizlik; psikolojide İnşan,
davranış, güdü; coğrafyada yer, uzay, toplum, oluşum.
Bu parçadan hareketle merkezî bilimlerle İlgili;
I. tarihî bir geçmişe ve birikime sahip oldukları,
II. İnşan ve diğer varlıklar arasındaki İlişkiyi esas aldıkları,
III. zamanla yerlerini çağdaş bilimlere bıraktıkları,
IV. yöntem olarak belli bir Olguyu İnceledikleri
yargılarından hangilerine ulaşılamaz?
B) I ve III
C) II ve III
D) II ve IV
E) III ve ıv