DENEME 5
03BDOFOE
Don Kişot kadar haklı olduğunda birileri, nedense insanlar yel
değirmeni kesiliverir. Don Kişot kadar haklı olmak ne midir?
Derdini anlatamamak ya da derdini dinletememek. Etiketlen-
mek sürekli birileri tarafından, o birileri ki sürekli başkaları
hakkında atıp tutmakta ve oturdukları yerde sefa sürmekteler.
Don Kİş0t diyorduk evet, çok sevgili kahramanımız da kimseyi
inandıramamıştı yel değirmenlerinin aslında dev olduğuna. Yel
değirmenleri devdi, görmemek İçin kör olmak gerekiyordu ya
da gözlerini kapamak, neye: Hakikate.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşıla-
bilir?
A) İnsanın toplum içinde kendini en çok yalnız hissettiği an,
çevresindekilerin yalan söylediği andır.
B) Yaşamın birçok döneminde gerçekleri haykıran birileri q-
kacaktır.
C) Doğruları söylemek, kimilerini rahatsız etse de bundan
vazgeçmemek gerekir.
D) Toplumda ne zaman biri doğruları söyleşe onu yalanlaya-
cak insanlar da mutlaka çıkar.
E) Herkesin doğrusu kendi bildiğiyle sınırlıdır, dolayışıyla
kimseyi İnandırmaya çalışmamak lazım.
"Bağırarak” haberleşme yöntemi mesafe olarak çok kısıtlı kal-
dlğından İnşanlar haberleşmeyi daha uzak mesafelere taşıma-
mn yollarını aradı. Ses çıkarmanın başka yollarını keşfetmeye
başlayan insanoğlu, davullarla daha uzak mesafeye haber
göndermeyi denedi Önce. Sonrasında daha da uzağa, uzak
tepelere haber ulaştırmak için ateş ve dumanın kullanılması
süreci başladı. Ateş ve dumanla haberleşmenin keşfi, bu an-
lamdaki İlk gelişim basamağı olarak kabul edilebilir.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşıla-
bilir?
A) Haberleşmedeki her aşama insanoğlunun daha uzağı me-
rak etmesinden doğmuştur.
B) İletişimin daha sağlıklı yapılabilmesi İçin mevcut kaynakla-
rın en iyisini kullanmak gerekir.
C) Tarih boyunca her teknolojik gelişme, bir öncekini başa-
mak olarak kullanmıştır.
D) Sosyal bir varlık olan inşan, teknolojiyi en çok iletişim için
geliştirmiştir.
E) Devirler değişim gösterdikçe İletişimin de farklı yolları orta-
ya çıkmaya başladı.
PARAGRAF DENEMELERİ
Her ferdin yaşantısı, alışkanlıkları, istekleri, hayat görüşü farklı
olduğu için eskiden evler kişinin yaşam biçimine göre şekille-
nirdİ. Bir şehrin planlaması da nakış gibi ilmek ilmek tamamla-
nırdı. Ne yaz k ki şimdilerde standart tek tip bir plan dâhilinde
binalar yan yana diziliyor. İnsanlara göre mekân tasarlamak
yerine, birbirini taklit eden yapılara toplumun adapte olması
bekleniyor. Sonuç olarak maruz kaldığımız bu çarpık kentleş-
me, herkesi robotlaştırmaya başlıyor.
Bu parçada aşıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangi-
sidir?
A)
B)
C)
D)
E)
Günümüzde aynı tip evlerin yapılması, insanları duygudan
yoksun hâle getiriyor.
Kentlerin dizaynında insanların beklentileri artık göz ardı
edilmekte.
Birbirinin benzeri yapılar çoğaldıkça sosyal ilişkiler de sa-
mimiyetten uzaklaşır.
Kişilerin dünyaya bakışı, evlerin ve şehirlerin yapısını da
etkiler.
Şehir planlamaları yapılırken insanların uyum içinde yaşa-
malan göz önünde bulundurulmalıdır.
Özellikle gelişmekte Olan toplumların, yerleşmekte Olan dü-
zenlerindeki tüm eksik ve gedikler sinemanın gücüyle eleşti-
rilir; çözümlenmeye çalışılır. Aslında bir toplumu anlamak için
sadece sinemasına bakmak yeterli değildir. Onda İyi, güzel,
hoş, İlgi çekici, kötü, yanlış, doğru ne varsa sinemasında da
o vardır. Belki bir fotoğraf kadar gerçek değil; belki bir miktar
hayal gücüne bulanmış ancak ne Olursa Olsun bir toplum; aşkı-
n', acılarını, mutluluğunu, hüznünü, savaşını, barışını sinema
perdesinde yaşar.
Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşıla-
bilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Sinema güçlü iletişimi sayesinde tüm dünyaya mesajını
aktarabilir.
Sinemayı toplumdan, toplumu sinemadan soyutlamak
İmkânsızdır.
Görsel sanatlar İçinde yoruma en açık tür, sinemadır.
Bir toplumun geleceği ancak sinema sayesinde şekillene-
bilir.
Toplum ve sinemanın gelişimi kimi zaman aynı doğrultuda
olur.