DENEME 11
Ben, sanatı ve edebiyatı insan varlığının en kutsal yaratışların-
dan biri sayarım. Gerçek sanat eserlerinin de yarına seslenebi-
lecek değerde eser vermeyi amaçlayan sanatçıların ellerinden
çıkabileceğine inanıyorum. Zaten bana bu satırları yazd ran da
bu İnanış Oldu. Tabii yarını, geleceği masal şayanlar, günü gü-
nüne yaşamakla yetinenler, diledikleri gibi düşünüp yazarlar.
Bu, onların bileceği iştir.
Bu parçada asıl anlatılmak İstenen aşağıdakilerden hangi-
sidir?
A) Bir eser, geleceğe bir mesaj iletmiyorsa zamanı yakalaya-
mamış demektir.
B) Bir sanatçı, benzersiz ürünler ortaya koyabilirse yarınlara
kalabilir.
C) Gerçek sanatçı, geleceğe kalma endişesiyle sanat eseri
D) Geleceği hayal olarak gören sanatçılar, günlük olaylarla
yetinir.
E) Sanat, İnşanın varlığının en Önemli yaratma eylemlerin-
den biridir.
Çağdaş resmin sağlam İsimlerinde biri Olan Gauguin; 35 yaşın-
da bulunduğu sıralarda, evli barklı, hâli vakti yerinde bir banka
memuruydu. Yılda kırk bin frank kazanıyor, vakit geçirmek İçin
de pazar günleri resim yapıyordu. Günün birinde sanatın çağrı-
sını duydu ve 1883 yılında, her gün resim yapmak üzere sana-
tından başka her Şeye yüz çevirdi. Sefaletin, kendisini pusuda
beklediğini gördüğü hâlde, acılara ve anlaşmazlıklara göğüs
gererek sanatı ile haşır neşir oldu ve dilediği gibi çalışmak üze-
re sıcak iklimlere, Okyanuslarda kaybolmuş adalara gitti. İşte
sanatçı, Gauguin gibi olmalı:
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdaki-
lerden hangisi getirilebilir?
PARAGRAF DENEMELERİ
15.
(I) Binbir Gece Masalları; yaşamın bütün renklerinin, duygula-
rının, şekillerinin, motiflerinin bir araya getirildiği, Doğu'ya ait
bir kültür halısı gibidir. (II) Fakat bu halının deşenleri, motifleri,
unsurları rastgele bir araya getirilmemiştir; aksine onu oluştu-
ran bu unsurlar arasında büyük bir uyum, sonsuz bir derinlik,
çarpıcı zıtlıklar hemen göze çarpar. (III) Sonuçta gözünüzün
önünde hayatın ve dünyanın kuşatıcı bir resmi ortaya çıkar.
(IV) Bu resimde renkler o kadar canlı, ilmekler o kadar sağ-
lamdır ki yüzyıllardır İlk günkü tazeliğiyle gözünüzün önünde
ışıldamaktadır. (V) Bu niteliği sayesinde ölmez bir güzellik,
sönmez bir ışık, suyu tükenmez bir kaynak olarak insanlığın
zihnini ve yüreğini beşlemeye devam etmektedir.
Bu parçadaki numaralanmış yerlerden hangisine "Örneğin
İyilik ve kötülük, günah ve sevap, hainlik ve sadakat yan yana,
İçe İçe dokunmuştur.” cümlesi getirilebilir?
C) III
Dünyamız Yanıyor, Londra'da yerleşik Ganalı sanatçı John
Akomfrah'ın geniş altı ekranlık video gösterisi Mor ile bitiyor.
Gün geceye dönüyor, bir tepeden İzliyor dünyayı başka hiç-
bir İşi yokmuşçasına biri, birilerinin bacakları kopuyor mayına
basıp, birileri metroya biniyor, birileri kavga ediyor, birileri ya-
zıyor. Birileri İzliyor, birileri karlar altında, birileri sıcaktan eri-
yor. Kimileri açık denizde, kimileri daktilo başında. DUYUyorUZ
seni. Mektup kâğıdına değiyor dolma kalem. Çay bardağı ta-
bağa dokunuyor. Yerleri süpürüyor birileri, rüzgâr uzun otların
arasından geçiyor, dervişler sema dönüyor. Müzik yükseliyor
senden, egzoz dumanını hâlâ koklayabiliyoruz. Bitmiyorsun
dünya. Ne gecen ne gündüzün ne derdin bitiyor. Bir İrlanda
ağıtl söylüyor şeni İzleyen bir çiftçi. Buhar dumanı, şu şeşi,
eriyen demir, eriyorsun, akıyorsun dünya. Akomfrah karanlık
güzelliğine bir ağıt yazmış, birlikte hem İzliyor hem söylüyoruz.
Dünya bir ama her köşesinden aynı görünmüyor. Sergi,
Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdaki-
lerden hangisi getirilebilir?
A)
B)
C)
D)
E)
Sanatını herhangi bir ideolojinin emrine vermemelidir.
Hiçbir ekonomik kaygıyı kendine engel olarak görmemelidir.
Sadece, İçinden gelen sanat çağırışına kulak vermelidir.
Sanat eseri üretebilmek için yalnız kalmayı göze almalıdır.
Sanat eseri yaratabilmek için farklı dünyaları tanımalıdır.
A)
B)
C)
D)
E)
birbirine zıt duyguları güzel bir armoni içinde veren çağdaş
bir sinema filmi gibi.
İnsanlığın dünyadaki sönmeyen yangınını çığıran bir tür-
künün koro hâlinde söylenişi gibi.
modern dünya insanının teknolojik gelişmelerle ortaya Çı-
kan problemlerinin Özeti gibi.
toplumsal tabakalaşmanın tüm nitelikleriyle çizildiği gerçe-
küstü bir tablo gibi.
farklı bir pencereden kendi yaz nşal dünyamıza ışık tuttu-
ğumuz bir objektif gibi.