DENEME 16
Anlatılan bir öyküye göre Galileo, eğri Pisa Kulesi'nin tepe-
sinden farklı büyüklükte iki taşı aşağı bırakıp yere aynı anda
düştüklerini gözlemlemiştir. Fakat bu deneyin gerçekten yapıl-
mış olduğuna dair bir kayıt yoktur. Öyle Olsa bile sonuçların
gözlemlenmesi ve doğru değerlendirilmesi güç Olurdu. Vakum
ortamında tüm nesneler aynı hızda düşme eğilimindedir. Fakat
havanın bulunduğu bir ortamda düşüş hızı cisimlerin yoğunlu-
ğu ve boyutu arasındaki karmaşık ilişkileri yansıtır. Aynı mad-
deden yapılmış olsalar bile küçük nesneler büyük olanlardan
daha yavaş düşer çünkü ağırlıklarına göre büyük nesne daha
büyük bir yüzey alanına sahiptir. Daha somut bir biçimde şöy-
leyecek olursak:
Bu parçada boş bırakılan yere, düşüncenin akışına göre,
aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
A) Aynı ağırlığa sahip İki keçi, farklı yükseklikteki tepelerden
düşseler de aynı anda yere varır
B) Eşit yükseklikten düşen İki filden, daha ağır olanın hayatta
kalma ihtimali daha yüksektir
C) Aynı kilodaki kedilerin dört ayak üstüne düşme İhtimalleri
her zaman aynıdır
D) Minik bir fare, kocaman bir atı paramparça edebilecek
olan bir düşüşten sağ çıkabilir
E) Bir ağacın aynı dalından düşen eşit ağırlıktaki İki karınca-
dan İkisi de hayatta kalamaz
Sinema, tiyatro ve şarkılar; bana plastik sanatlardan daha çok
ilham veriyor. Ama bu dallarla alakalı hiçbir üretim ya da giri-
şimim yok. Yani ne senaryo yazmak ne de film çekmek gibi
bir hayalim Oldu. Arna bu alanların çok İyi bir tüketicisiyim ve
üreticisi olduğum alanda bana her zaman temel ilham kaynağı
oldular. Ben Robert Crumb'ın başlattığı yeraltı akımından çok
etkilendim. Crumb, yeraltı çizgi romanı başlattığında bunu ana
akıma yani süper kahraman çizgi roman yayıncılarına bir tepki
olarak yapmış ve fotokopiyle çoğalttığı çizgi romanları bir be-
bek arabasına koyarak San Frarışişco sokaklarında satmaya
başlamış. Ancak bu tarz çizgiler Okuyucu bulmaya başlayınca
anlayış olarak yeraltı olan çizgi roman, illüstrasyon ve yayın-
cılık açısından ana akıma dâhil olmuş. Sevdiğim çizerler ise
saymakla bitmez. Hep söylediğim bir şey vardır, burada tekrar
etmek isterim; bir çizerin kendini geliştirmek İçin başka çizerle-
re İhtiyacı vardır. Rekabet motivasyona dönüşemiyorsa kirli bir
mekanizmadır.
Bu parçadan hareketle kendisinden böyle söz eden bir ka-
rikatürist İle İlgili;
l. farklı sanat dallarında ürün verdiği,
II. sanat tarzında Sıra dışı bir anlayışa sahip Olduğu,
III. kendini sanatında geliştirmeyi esas aldığı,
IV. çizerliğinde başka sanatlardan esinlendiği
yargılarından hangilerine
PARAGRAF DENEMELERİ
12.
Aşağıdaki parçalardan hangisi "İyi bir eleştirmen şüphesiz,
yazarın ne anlattığını çok İyi süzmeli, eleştirişini bunun üzerine
İnşa etmelidir." düşüncesine uzak düşmektedir?
A)
B)
C)
D)
E)
Dolunay Kadınları, bir "kadınlık hâlleri" romanı gibi görün-
se de hikâyenin altyapısında Umman'ın değişen ve dönü-
şen sürecini yansıtıyor. Yazar geleneği, kuşaklar arası ça-
tlşmayı, köleliği, adaleti ve adaletsizliği zemine oturtarak
güçlü bir yapı İnşa ediyor.
Arap coğrafyasında üretilen roman, Öykü ve şiirler son yıl-
larda edebiyat gündeminde karşılık buluyor. Batı'nın do-
ğuyu gördüğü "egzotik göz”le romantize edilemeyecek bir
yükseliş bu. Toplumsal İçeriğe Odaklı, didaktik anlatılardan
ziyade Arap edebiyatı başlığı altında toplayabileceğimiz
yeni eşerler edebiyat güncesini yakalıyor.
Türk okurların kulak kabarttığı roman, orijinalinden fark-
II bir adla Türkçede yayımlandı. Üç kız kardeşin Öyküsü
üzerinden aileye ve bir coğrafyaya dair soruların peşine
düşen yazar, zengin metaforlarıyla okura çok yönlü bir
okuma sunuyor.
Roman gücünü, klişe sayılabilecek konular etrafında dö-
nerken anlatışını katmanlarla güçlendiren dramatik yapı-
sından alıyor. Öyküyü beşleyen şiirsel, mitolojik ve dinî
atıflar edebiyatçı bir aileden gelen Aharthi'nin dilini lezzetli
kılıyor. Çevirmen Süleyman Şahin'in Türkçedeki titiz çevi-
TİSİ okumaya değer.
Günümüz Türk şiirinin derviş kalem şairlerinden Said
Yavuz'un üçüncü kitabı Uşüyen Eller Divanı ünlü bir yayı-
nevinin şiir kitaplığından okura sunuldu. Kitapta yirmi dört
şiir bulunuyor, buna dervişin bir günü diyebiliriz. Sıkıntısı
Olan birinin, İsyan etmeden, kırmadan ve kızmadan; inşan
olma vasfını koruyarak ruhundaki yarayı paylaşmasına
şahitlik ediyoruz.
A) Yalnız I
D) ve III
B) Yalnız II
E) III ve