Örnek Soruyu Değiştir

DENEME 15 Abbas Kiyarüstemi yaln zca filmlerinde değil, fotoğrafları ve şiirlerinde de hep imgelerinin suyunu doğadan damıtan; mev- simlerin değişimiyle, yağmur damlalarıyla, rüzgârla, ağaçlarla hemhâl olan bir isimdi. Onun sinemasal yolculuğunu çektiği fo- toğraflardan ya da yazdığı şiirlerden ayrı düşünmek imkânsız. Kiyarüştemi'nin elinin değdiği yapıt; hangi mecrada, hangi disiplinde üretilmiş olursa olsun hep sade, süssüz bir bilgelik taşır. Bir yanıyla dönüp dolaşıp klasik Fars edebiyatına yas- lanan bir bilgeliktir bu; bazen Hafız'a, Rumi'ye ama en başta Hayyam'a... Yaşam coşkusuyla dolu değildir Kiyarüstemi'nin dünyası. Yaşama devam etmek için gerekli olan şevki keşfe çıkar, sürekli bir yolculuk teması etrafında dönen hikâyeleri de bir anlamda bu keşfin anlatısıdır. Bu parçada "İmgelerinin suyunu doğadan damıtan" sözüyle anlatılmak İstenen aşağıdakilerden hangisidir? A) Doğadaki değişimlerini sanat eserlerinin çıkış noktası yap- mak B) Oluşturduğu sembollerle doğanın güzelliğine dikkat çek- mek C) Hayal dünyasını doğadan esinlendiği unsurlarla oluştur- mak D) Birçok farklı sanat dalında aynı tezleri savunan eşerler üretmek E) Yapıtlarında kedini doğayla özdeşleştiren temaları konu edinmek Bu parçada Abbas Kiyarüştemi İle İlgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir? PARAGRAF DENEMELERİ Birçoğu her daim hatırlanması gereken müelliflerle dopdolu edebiyatımız, maalesef hâlen üzerini kaplamış olan tozundan silkinebilmiş değil. Öyle unutulmuş ki Kenan Hulusi Koray son- rasında, yıllarca ne kitaplarının baskısı yapılmış doğru düzgün ne de birileri bize onları hatırlatmış. Türk edebiyatının belki de en nadir gotik, tekinsiz, yer yer dehşet, yer yer hayret uyan- dıran Öykülerinden mahrum kalmışız bunca yıl. Bu yılın kitap yayıncılığı camiası ve okurlar açısından en gözde konusu, Sa- bahattin Ali'nin eserlerinin telif haklarının kamulaşmasıydı hiç şüphesiz. Bilindiği üzere eser sahibinin Ölümünden 70 sene sonra telif hakkı koruma süresi bitiyor ve eseri kamulaşıyor. Daha öncesinde de birçok yerli ya da yabancı yazarın telif hak- ları kamulaşmıştı elbette ama Özellikle Kürk Mantolu Madonna başta olmak üzere Sabahattin Ali kitaplarının neredeyse tüm yayınevlerince yayımlanması büyük Olay olmuştu. Bir yandan da bir Türk yazarın ve Türk edebiyatının bir şekilde hayatımıza yeniden, hiç tanışmamış olanlar için ilk defa girişi, işin sevin- diricİ yanı Olmuştu. Gerçi, "telif düşmesi" dayının her zaman bu ya da benzeri açılardan bir Olumlu etkisi de olmayabiliyor. Mesela, 1944 yılında vefat eden Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın eserleri de yakın bir zamanda kamulaşmıştı. Birçok yayınevi, farklı edisyonlarla Gürpınar'ın eserlerini yeniden yayımladı ama birçok okur bunun farkında bile olmadı. Türk edebiyatının kıymetli romancılarından biri Olan Gürpınar, belirli bir Okur kitle- sinin üzerine maalesef çıkamadı. Demek ki — Bu parçanın sonuna düşüncenin akışına göre aşağıdaki- lerden hangisi getirilmelidir? A) B) C) D) E) Sinemacılığının İlgilendiği başka sanatlardan İzler taşıdı- ğına Tüm eserlerinde yalınlığı esas alan bir tavra sahip Olduğuna Sanat eserlerinde İran'ın geleneksel yazınından beslendi- ğine Tüm alanlardaki eserlerinde bilgili, olgun bir karakter ser- giledİğİne Hayatı tüm yönleriyle kabul eden kurgular oluşturduğuna A) B) C) D) E) eserin maddi boyutu kadar sanatçısının taşıdığı estetik kalite, eserin yıllar sonra okunmasında belirleyici olmuyor. bir yapıtın yayımlanmasında telif haklarının bir engel olarak görülmesi aslında doğru bir kanı olarak karşımıza çıkıyor. okurlar tarafından İlgiyle karşılanmasa da eski bir sanatçı- nın edebiyat dünyasında tekrar gündeme gelmesi kültüre bir katkı sağlıyor. bir yapıtın eski, ünlü bir sanatçıya ait Olduğu İçin yeniden basılması, onun okurlar tarafından hep beğeniyle karşıla- nacağı anlamına gelmiyor. döneminde çok okunan yazarlar, her çağa hitap edeme- yince yeniden gündeme getirilmek İştense de İstenen İlgiyi eleştirmenlerden göremiyor.