Daha sonraki yıllarda yaşanan;
Saltanatın kaldırılması (1922),
Cumhuriyetin ilanı (1923),
halifeliğe son verilmesi (1924),
Şeriye ve Evkâf Vekâleti'nin kaldırıl-
maşı (1924),
Medeni Kanunun kabul edilmesi
(1926),
Harf Devrimi (1928) gibi gelişmelerle
laikliğin kabulü için gereken zemin
hazırlanmıştır.
1924 Anayasasında yer alan "devletin dini
İslamdır." hükmü 1928'de Anayasa'dan
çıkartılmış, 1937'de de devletin laik oldu-
ğu İlkesi Anayasaya korunuştur.
Laiklik, temel insan hak ve özgürlüklerinin
başında gelen "İnanç özgürlüğünün, vic-
dan Özgürlüğünün, altına alınma-
Laiklik bir yönetim ilkesi olarak kiŞIere bir
dokununulmazhk alanı çizer, ki*in din-
sel inanç ya da inançsızlıktan, din buyruk-
lanm yerine getirip getirmenekten dolayı
kınanmamasını, aynm ser-
ibadet ibadete zor-
lanmarnasını vb. öngörür.
Laik bir devlette mutlaka olması gereken
bazı tartışılmaz özellikle vardır. Bunlar,
• Laik devktm resm dini yoktu. Laik dev-
let her türlü İnanç karşısında tarafsız ve
eşit davranan devlettir. Böyle bir devlet-
te bireylerin din, ibadet ve vicdan özgür-
lükleri güvence altındadır. din veya
mezhep mensuplarına baskl yapmalarını,
zorbaca davranrnalannı önlemek devletin
gthevjdir.
Hukuk ve kamu düzeni İlgili kurallar
dinsel kurallara, inançlara dayandırılamaz.
Bu kurallan akıl, mantık, ihtiyaçlar ve ha-
yatın gerçekleri belirler.
Laik devlette eğitim kurumlan ve eğitimin
içerği, din kurallarına göre düzenlenernez.
Laikliğin amaçlan:
din ve vicdan özgürlüğünü sağla-
din istismarcılığını ortadan kaldır-
bilimin ve ileri teknolojinin etkin bi-
çimde kullanılmasını sağlamak,
demokratik bir devletin kuruluşuna
ve işleyişine zemin hazırlamak,
ruhbanlık anlayışına İzin vermemek,
herkesin kanun ve yasalar önünde
eşit olmasını sağlamaktır
Din duygularının devlet işlerine ve politi-
kaya kesinlikle karıştırılmaması" laikliğin
tanımı değil, laiklik ilkesinin