Cümle Anlamı ve çorumu
TEST - 23
7.
8.
9.
32
(l) Ülkemizdeki "çocuk edebiyatı" sahasındaki gelişmelere bakıl-
dığında sözlü edebiyat döneminde zengin bir literatüre sahip ol
duğumuz görülür. (II) Divan edebiyatı ve Tanzimat'la birlikte mo-
dern edebiyatta birçok örneği bulunan çocuk edebiyatı ne yazık
ki istenen ölçüyü yakalayamamıştır. (III) Yayın dünyasındaki ge-
lişmelere baktığımızda bu alanda bir canlılık varmış gibi görü
nür. (IV) Şimdilik yayın dünyasına canlılık getirdiği düşünülen
eserler, yarınki çocuklar tarafından ilgi görmeyecektir. (V) Bu ya-
pıtlar, günü kurtarma telaşıyla yazıldığı için hepsi bir kenarda çü
rüyecektir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden başlana-
rak ön yargıya yer verilmiştir?
10.
11.
12.
C ARI
(I) Fransa'da her yıl sadece Flaubert üzerine sayısız araştırma ya-
yımlanır. (II) Arşivde bir makalesi keşfedilse fırtınalar kopar. (III)
Bizde öyle şeyler olmaz, arada kitap tanıtma yazıları da çıkma-
sa eski yazarları kimse hatırlamaz. (IV) Günümüzde de hiçbir de-
ğeryargısı çok tartışılarak, ölçülüp biçilerek verilmiyor. (V) Eleş-
tirmenler birkaç yazarı övgülere boğarken diğerlerinin yüzüne
bakmıyor, methiyenin de unutuşun da bir temeli yok çoğu za-
man.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden başlana-
rak yakınmaya yer verilmiştir?
C) III
D) ıv
B) II
C) III
D) ıv
(I) Batı'daki bütün fikir ve sanat cereyanları gibi, nihayet varo-
luşçuluk akımı da şimdi Türkiye'de büyük bir ilgi görüyor. (II) El-
bette edebiyat ve düşünce akımları bizim edebiyatımızı da etki-
leyecektir hatta etkilememesi anormal bir durumdur. (III) Ba-
tı'da bu felsefe ve edebiyat belirli bir sosyal oluş içinde gelişmiş-
ti. (IV) Oysa biz Batı'daki her şeyi sorgulamadan alırız ve her za-
manki gibi neticeleri meydana getiren sebepleri hiç hesaba kat-
mayız. (V) Yine öyle oldu, bir varoluşçuluk modası tutturduk gi-
diyoruz, neler olacağını hep birlikte göreceğiz.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden başlana-
rak öz eleştiriye yer verilmiştir?
(I) Geçen gün, eşimin akrabası bir delikanlı geldi ziyaretime. (II)
Anlatınca anladım kim olduğunu; annesi ve babası İstanbul'da
ama görüşmedik uzun zamandır. (III) İstanbul dışında yaşayan
okuyucularım, "Nasıl olur, aynı şehirdesiniz, üstelik akraba, ni-
çin görüşmüyorsunuz, dargın mısınız?” diye sorabilirler. (IV) İs-
tanbul, yaşanabilir bir şehir değil artık, bir uçtan diğer uca ula-
şılamaz bir ülke oldu; ucu bucağı yok İstanbul'un. (V) Avrupa'da-
ki beş on devletin nüfusundan bile daha kalabalık; bir semtten
ötekine gidip gelmek öyle sanıldığı kadar kolay değil.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinden başlana-
rak yakınmaya yer verilmiştir?
B) II
C) III
D) ıv
C) III
D) ıv
(I) Abant'tan sonra kıvrımlı yollardan Yedi Göller'e doğru yola
çıktık. (II) Hava henüz kararınca hedefimize ulaştık. (III) Derin
Göl ve Büyük Göl arasındaki otoparkta aracımızı park ettik.
(IV) Otopark aydınlık, her yan çadır ve karavanlarla dolu ama
ortalıkta hiç kimsenin olmamasına doğrusu anlam vereme-
dim. (V) Burayı tanımakta zorlandık; sanki yabancı bir mem-
leketteydik.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden başlanarak
yadırgamaya yer verilmiştir?
B) II
C) III
D) ıv
(I) Titicaca; Bolivya ile Peru sınırında bulunan, Dünya'nın en bü-
yük göllerinden biridir. (II) Aynı zamanda Dünya'nın en yüksek-
te olan ve en yüksek gemicilik faaliyetinin yapıldığı göllerinden
biri olma özelliğine sahiptir. (III) Marmara Denizi'nden küçük,
Van Gölü'nden iki kat daha büyüktür. (IV) 281 metre derinliğe
ulaşabilen göl, yaklaşık 4 bin metre yüksekte konuşludur. (V) Bu-
rada oksijen az, hava kararsızdır; gezginlerin bu yüzden hazırlık-
II olmasında fayda var. (VI) Özellikle hava karadıktan sonra açık
alanda kalınmamalıdır.
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinden başlanarak
uyarıya yer verilmiştir?
B) III
TUR/ En ın
E) vı
R İT mi