CUMHURİYET DÖNEMİ EDEBİYATI ESER ÖZETLERİ
Yılanların Öcü / Irazca'nın Dirliği / Kara Ahmet
Destanı - Fakir Baykurt
Kişiler: Iraca, Kara Bayram, Haçça, Deli
Haceli, Fatma, Muhtar Cımblldak Hüsnü,
KARA AHMET DESTANI
Bekçi Mustafa, Şakir Efendi, Kaymakam
Orhan, Ahmet
Bu üçlemede, Burdur'un Yeşilova ilçesine
bağlı Karataş köyünün ve idari gücü elinde
bulunduran köyün zengin kişilerinin Iraz-
ca'nın ailesine karşı olan tutumu anlatılır.
Yılanların Ocü'nde yazar, köy yerindeki
küçük hesapları, bu hesapların peşinde
koşan fırsatçıları, onların siyasetteki, bürokrasideki uzantılarını ve
o zalimlerin ezmek, yok etmek istediği aydınlık, güzel insanları an-
latıyor; kısacası yine "memleket meselelerine" değiniyor. Yılanların
Öcü romanında, anlatı kişileri; zengin ve güçlü köylüler, yoksul
ve güçsüz köylüler, memur ve bürokratlar olarak belirir. Güçlü ile
güçsüzün mücadelesi vardır romanda.
Irazca'nın Dirliği romanında, hayatı boyunca gün yüzü görmemiş
Irazca'nın, ailesiyle birlikte, güçlüklere karşı ayakta durma savaşı
anlatılır. Savaş esnasında ailesiyle birlikte köyün muhtarı olan
Cımbıldak Hüsnü ve kurul üyesi olan Haceli ile sürekli bir çatışma
halinde olan Iraca, bir türlü arzu ettiği huzuru bulamaz.
Üçüncü roman Kara Ahmet Destanı'nda ise yazar, Irazca'nın torunu
Ahmet'in yaşamına ayna tutar. Ahmet okur, Ankara'da Siyasal'a.
girer, yoksulların, emekçilerin yanında yer alır, gün olur coplanır,
gün olur hapislere düşer... Bu romanda, bir çocuğun direnerek gün
gün nasıl aydınlığa çıktığı anlatılırken aynı zamanda emekçilerin,
yoksulların ve tıpkı Ahmet gibilerin yanında umuda yürüyenlerin
mücadelesi verilir.
Yılkı Atı - Abbas Sayar
Kişiler: İbrahim, Dorukısrak, Demirkır, Çilkır
Aygır
Kışın gelişiyle birlikte geçim sıkıntısı artan
Üssüğün Oğlu İbrahim, yaşı geçkin olan atı
Doru'yu yılkılığa bırakmaya karar verir. Bu ka-
rarını ailesine bildirince herkesten büyük tepki
görür. Yılkılığa bırakılan Doru, bu duruma
alışamaz. Ne de olsa yıllardır ahırda kalmıştır.
Köyüne geri döner, ahırın kapısını açmaya
abhs sayar
yıuonı
çalışır, Arna ahırın kapısı kendisine kapalıdır, Köy halkı İbrahim'i
ayıplar; geçmişte yarış kazanmış olan Doruya böyle davranılma-
sının haksızlık olduğunu düşünürler. İbrahim güzel günleri çabuk
unutmuş, Doru'ya vefasızlık yapmıştır. Dağlarda bir başına dolaşan
Doru, kendisi gibi yılkılık bir at olan Çilkır'la tanışır. Onca yalnızlıktan
sonra Çilkır, Doru'ya ilgi duyar ve yanından ayrılmaz. Gittikçe artan
soğuğun etkisiyle Doru hastalanır ve bir köye varır kendi başına.
Köyde Doru'ya köpek saldırır. Güçsüz olan Doru, yere yıkılır. Doru'nun
yardımına Hıdır Emmi koşar. Eski gücüne kavuşan Doru, tekrar
dağlara çıkar. Bir gün İbrahim'in komşusunun oğlu dağda Doru'yu
görür. İbrahim'e gidip Doru'nun çok iyi halde ve sağlıklı olduğunu
E söyler. İbrahim de Doru'yu tekrar ahırına geri almayı düşünür ama
yılkılığa ayrılan atların vahşileştiğini bildiğinden, Doru'yu almaya
yavrusu Altay ile birlikte gider. İbrahim Altay'ı kullanarak Doru'yu
almaya çalışır ama Altay ve Doru birlikte kaçarlar, İbrahim Doru'yu
elde edememekle kalmamış, elindeki Altay'ı da yitirmiştir.
396