CUMHURİYET DÖNEMİ EDEBİYATI ESER ÖZETLERİ
Sonsuzluğa Nokta - Hasan Ali Toptaş
Kişiler: Bedran, İsyan, Gülderim
Sonsuzluğa Nokta romanı, kasabadan ken-
te gelen bir adamın hikâyesini anlatıyor.
Öyle bir adam ki kimliksiz, geleceğinden
umutsuz, adını bile kitabın yarısında öğren-
diğimiz, sonsuzlukta bir garip nokta gibi.
Yalnızlığın, bunalımın romanı. Romanın iş-
lediği konu; trafik kazası geçirdikten sonra,
yürüyemeyen ve dolayısı ile karısının bakı-
mına muhtaç olan ana roman karakterinin;
[1 10PJHş
Sonsuzluğa nokta
Sultan Hamid Düşerken - Nahit Sırrı Örik
Mehmet Şahabettin Paşa, Nimet,
Kişiler:
Sedat, Binbaş Şefik Bey
Eser tarihî bir romandır. Roman, Osmanlı
tarihinin yeteri kadar bilinmeyen bir dönemi
olan 1908 öncesi ve sonrasındaki İttihat
ve Terakki'nin yükselmeye başlaması , II.
Meşrutiyet'in ilanı, Abdülhamid'in önemli
adamlarından birisi olan Mehmet Şaha-
bettin Paşa'nın görevinden düşmesi ve
SULTAN HAMİD
DÜŞERKEN
zaman zaman, yaşadığı kasabadan ayrılarak yanlarına yerleştiği 3
genç ile olan hayatını ve zaman zaman da çocukluğunda babası ile
olan tuhaf ilişkisini kronolojik olmayan bir biçimde ele alır.
sonrasındaki olayları işlemektedir. Eserde Sultan Hamid ile İttihat
Terakki arasındaki iktidar savaş merkezinde tutkulu, güç ve iktidar
hırsıyla dolu bir kadın kahramanın (Nimet) yer aldığı sürükleyici bir
Sözde Kızlar - Peyami Safa
Kişiler:
Mebrure, Behiç, Nevin, Nazmiye
Hanım, Tuhafiyeci İhsan Efendi, Belma,
Salih, Naciye Hanım, Nadir, Fahri
Peyami Safa'ya ilk edebî şöhretini kazandı-
ran Sözde Kızlar romanında; Anadolu'nun
değişik bölgelerinin İtilaf Devletlerince işgal
edildiği Mütareke yıllarının bunalımlı günle-
rinde, Yunan saldırıları sırasında kaybolan
babasını aramak amacıyla İstanbul'a gelen
Mebrure adlı bir genç kızın ahlaki çöküntü
içindeki İstanbul sosyetesindeki yaşamı
SÖZDEKUIAR
L,
Peyami Safa
anlatılır. Romanın tezi; Batıya, zenginliğe, gösterişli bir hayata
özenmenin insanları felaketlere sürüklediği düşüncesidir.
Suda Bulanık Oyunlar - Cemil Kavukçu
macerayla anlatılır.
Suskunlar - İhsan Oktay Anar
Kişiler: Muhteşem Neyzen Bâtın Efendi, Ta-
ğut, Zâhir,Pereveli İskender Efendi
Birden fazla hikâyenin anlatıldığı ve daha
sonra bu hikâyelerin birbirlerine eklendiği bir
kurguya sahip olan Suskunlar'ın ana temasını
iyilik ve kötülük karşıtlığı oluşturur. İyilik ve
kötülüğün karşıtlığı anlatılırken de bu kar-
şıtlığın temeli olarak alabileceğimiz Tanrı ve
Şeytan karşıtlığından faydalanılır. Romanda,
İHSAN
OKTAY ANAR
SUSKUNLAR
Kişiler: Tarık, Asuman, Nazan, Seher, Ya-
Şar, Ertan, Asuman
Romanda bir gencin (Tank) yaşadığı sorun-
lar üzerinden yaşadığı dönem ve toplumsal
karmaşa anlatılıyor. Bir öğrencinin sağ ve
sol çatışmalarının yoğun olarak yaşandığı
yıllarda iç dünyası ve kişiliği yer alıyor. 23
yaşında bir gencin taşradan gelip büyük
kent ile verdiği mücadele, toplumsal sınıf
üzerinden bir insanın yaşadığı karakter
oluşturma çabaları romanın temelini oluş-
Cemil Kavukçu
SUDA BULANIK
OYUNLAR
turuyor. Romanda üniversite öğrencisi taşralı bir gencin büyük
kentteki yalnızlığı, uyumsuzluğu, "Kırat” adını verdiği bulanık çayla
özdeşleştirilerek verilmiştir.
Muhteşem Neyzen Bâtın Hazretleri, Tanrı'yı temsil ederken "Dilimle
sizleri baştan çıkaran benim." diyen Tağut ise Şeytan'ı simgeler.
Roman boyunca Muhteşem Neyzen Bâtın Efendi ile Tağut'un karşı
karşıya geldikleri görülür. Bu ikili arasındaki karşıtlık, onların seçtikleri
elçiler arasında kendini gösterir. Neyzen Bâtın Efendi, kendine elçi
olarak oğlu Zâhir'i seçer. Bu seçim de akıllara ister istemez Tanrı ve
İsa arasındaki ilişkiyi getirir. Zâhir'in İsa ile olan benzerliği bununla da
sınırlı kalmaz. Roman boyunca Zâhir ile İsa arasındaki benzerlikleri
satır aralarında takip etmek mümkündür. Bunlardan en göze çarpanı
ise Zâhir'in son yemeğinin anlatıldığı bölümdür. Tağut'un ise kendine
seçtiği belirli bir isim yoktur. O, farklı zamanlarda, farklı insanların
aklını çeler. En son aklını çeldiği isim ise Alessandro Perevelli ya
da nam-' diğer Pereveli İskender Efendi'dir. Tağut, işlerini ölümsüz-
lük vaadiyle kandırdığı Pereveli İskender aracılığıyla gerçekleştirir.
Hikâye, Tağut'un kişioğluna açtığı savaşta bir kez daha hezimete
uğramasıyla da sona erer.
392