CUMHURİYET DÖNEMİ EDEBİYATI ESER ÖZETLERİ
Bizim Köy - Mahmut Makal
1950'lerin başyapıtı olan Bizim Köy, Türk
edebiyatında köy gerçekliğine dayanan
ilk kitap ve toplumcu gerçekçiliğin öncüsü
olarak kabul edilmektedir. Varlık dergisin-
de "Bir Köy Öğretmeninin Not/an" adıyla
yayınlamış, sonradan bu adı almış. Yazar
bu romanında öğretmenlik yaptığı köydeki
insanların yaşamını anlatır. Anlatılanlar Orta
Anadolu köyünün acı bir çığlığıdır. Ahırdaki
hayvanının yere pisliklerin içine döktüğü
buğdayı toplayacak kadar muhtaç olan,
Bordamıza Vuran Deniz - Orhan Hançerlioğlu
HÜıiM
yakacak tezeği yoldan gerektiğinde birbirleriyle kavga ederek top-
layan kadınları, yaz kış yalın ayak dolaşan, soğuktan, hastalıktan
ölen, okula aç gelen, fişlerde okudukları balın ne olduğunu bilme-
yen çocukları ve köy yaşamına dair izlenimlerini, bazen iğneleyici,
alaycı, kızgın; bazen çözüm bulmaya çalışan iç sesini, çaresizliğini
tüm içtenliğiyle yazmıştır.
Boğazkesen - Nedim Gürsel
Kişiler:
Çandarlı Halil Paşa, Antonio Riz-
zo, Nefeli, Ak Şemseddin, Molla Gürani, Ali
Kuşçu, Urban
Fatih'in Romanı alt başlığını taşıyan eser, Ba-
ğazkesen yani Rumeli Hisarı'nın yapımından
İstanbul'un kuşatılıp fethedilmesine kadarki
zaman dilimini, genç padişahı, onun şair
yönünü gözler önüne serer. Boğazkesen'in
nasıl yapıldığını, ikinci bölümde Venedik
Kaptanı olan Antonia Rizzo'nun tutsak edili-
Boğazkesen
Kişiler: Taşçızade Hacı Cemalettin, Zehra,
Cevat, Suat, Münewer, Vedat, Güllü
Yazarın, profesörden büyük tüccara, Per-
şembe Pazarı'ndaki hurdacılığa kadar çeşitli
işlere dağılmış bir büyük ailenin bir panora-
maşını verdiği eseridir. Bu açıdan eser, bir
aile içi romanıdır. Antep'ten İstanbul'a göç
eden, biri kız üç oğlu olan zengin bir ailenin
yaşamı anlatılır.
Buzul Çağının Virüsü - Vüsat O. Bener
Kişiler: Osman Yaylagülü (Topal Osman),
Şükufe Alp, Faik Deniz, Savcı Kemal Yurda-
kul, Doktor Doğan Alp, Faik, Viola, Ahmet
Samim Alanyalı
Roman, yazarın kendi hayatından bir aşk
hikâyesinin yanı sıra 1950'Ierin çalkantılı
politik ortamını okuyucuya aktarıyor. Yazar
dönemin panaromasını, politik baskı altında-
HANÇERLİ
BOIIOIMI/I
vıııııı
llENiq
Buml Çağmın
Virüs ü
şini ve sonunu, üçüncü bölümde Veziri Azam Çandarlı Halil Paşa'nın
sonunu, dördüncü bölümde İstanbul'un kuruluş efsanelerini, beşinci
bölümde Fatih Sultan Mehmet'in kendi yaptırdığı külliyesindeki dü-
şünce dünyasına dalışını, kendisiyle yer yer hesaplaşmasını, altıncı
ve son bölümde ise İstanbul'un kuşatılması ve fethini anlatmıştır.
ki taşra insanının umutlarını, düş kırıklıklarını, korkulannı, varoluşsal
yalnızlığını çok girift ve örtük bir kurgulama ile ele alıyor. Ayrıca
eserinde, bilinç akışı tekniğiyle ileri geri giden zaman parantezleri
içinde, yürek burkan bir aşk hikâyesini de dile getiriyor.
373