6.
110
ÇÖZÜMLER
Soru kökünde "anlatım biçim?'_ dediği İçin D ve E şe-
çeneğini elemek gerekir, çünkü onlar bir düşünceyi
geliştirme yoludur. Yine soru kökünde "ağır basan"
İfadesinden yola çıkarak parçada birden fazla anlatım
biçimi var, en yoğun olarak kullanılan anlatım biçimini
İşaretlemeliyim, diye düşünmelisiniz.
Parçaya baktığımızda 'bencil kişi"nin Özelliklerinin ya-
zara göre algılanış biçimiyle verildiğini görürüz. Tartış-
maya açık, görüş bildirmeye müsait bir konudur, dola-
yısıyla parçada ağır basan anlatım biçimi tartışmadır.
'Bencil kişilerin özellikleri'; bilimsel, kanıtlanabilen bir
özellik ya da konu değildir. Dolayısıyla parçada açık-
lama anlatım biçimi vardır, diyemeyiz. Paragrafta art
arda gelişen olaylar zinciri verilmediği İçin öyküleme
vardır da diyemeyiz.
CEVAP: A
• Düşünceyl geliştirme yollan, parçada anlatılan-
lan daha anlaşılır hâle getirmek, Okuyucuyu etkile-
mek, onun ilgisini çekmek gibi amaçlarla kullanılır.
Düşünceyi geliştirme yollarından, dört temel an-
latım biçiminin (açıklama, tartışma, betimleme,
Öyküleme) birinin İçinde yararlanılabileceği gibi bu
yöntemlerden herhangi biri par çanın anlatımında
hâkim konumda da olabilir.
Düşünceyi geliştirme yolları: tanımlama, karşılaş-
tırma, benzetme, Ömekleme, tanık gösterme,
alıntı yapma, alaysamall söyleyiş, nesnel veri-
'erden yararlanma...
Buna göre parçamn bütününe baktığımızda "Yunan
adalarından olan Santorino"yla İlgili nesnel veriler ve-
rildiğini, parçada öğretici bir yan bulunduğunu görürüz.
Dolayısıyla bu paranın anlatım biçimi, açıklamadır.
Ancak, bizden düşünceyi geliştirme yolunu belirleme-
miz istenmektedir. Parçadaki "Ege adaları İçinde farklı
bir yere sahip", Yer yıl çok sayıda ziyaretçi ağırlayan
ada Yunan adalarında en popülerlerden biri.”, 'Fira
ve Ola ile küçük köyler, eski beyaz evleriyle adada en
çok tercih edilen yerlerdir" gibi sözleri göz önünde
bulundurursak Santorino'nun diğer adalarla karşılaştı-
nldığını görürüz. Koyu dizilen sözler de bunu kanıtlar.
Dolayısıyla parçada kullanılan düşünceyi geliştirme
yolu, karşılaştırmadır.
CEVAP: B
8.
9.
TEST - 14
Parçada esas alınan tema 'kıskanç Ik"tır. Bu tema
üzerinden yola çıkılan parçadaki "Kadın - erkek ara-
sındaki kıskançlık, mesleki rekabet, yükselme hırsı,
komşusunu veya İş yerindeki arkadaşını kıskanma...'
sözlerinde art arda verilen nitelikler sıralandığı İçin 'İsa-
yıp dökmelere yer verilmiştir" yargısı söylenebilir, Par-
çadaki "Gogol'un 'Palto' hikâyesi bu alandaki en unu-
tulmaz eserdir." sözünden yola çıkarak diğer eşer-
lerle palto hikâyesinin karşılaştırıldığını söyleyebiliriz.
Hatta bu Cümle ve sonrasında gelen cümleler, parça-
nın öncesinde geçen yargıları somutlayan, örnekleyen
bir durumda Olduğu İçin "örnek verilmiştir" yargısını da
doğrularız. Parçadaki "...büyük Rus yazarları, 'Hepimiz
Gogol'un paltosundan çıktık,' demiştir." sözünde baş-
ka bir kimseninikimselerin söylediği sözlere yer verildi-
ğİ için "alıntı yapılmıştı' yargısını da doğrularız.
Ancak parçada ğneleyİcİ, küçümseyici bir söz, do-
kundurma gibi bir ifadeye yer verilmediği için parçada
"alaysamall söyleyiş vardır' diyemeyiz.
CEVAP: D
Parçada yer alan "Karacaoğlan'ın, Yunus'un, Pir
Sultan'ın, Âşık Veysel'in hissini kim verebilir?" ve "Bİ-
zim gençlerimiz, pop şarkıcılarımız, hangisi halk şiiri
biliyor, hangisi o müthiş zenginlikten yararlanıyor?
"cümlelerinde soru olduğunu ancak yanıt beklemeden
"kimse veremez" ve "kimse yararlanmıyor" demek İs-
tedİğİnİ görüyoruz. Bu yüzden A seçeneğinde vehlen
"sözde soru cümlelerinden yararlanılmıştır" sözü söy-
[enebilir.
Parçadaki "Üç yüz kelimelik uydurma bir dilin dünya-
sında mutlu mutlu yaşıyorlar," sözünde B seçeneğinde
verildiği gibi İroni yapıldığını görürüz.(İroni, söylenen
sözün tersini kastederek alay etmedir,)
Parçadaki "Türkçe, Son derece yetkin bir şiir dili-
dir. Müthiş bir anlatım gücüne sahiptir. Bazen bizim
halk şiirlerimiz, türkülerimiz Öyle şeyler söyler ki ne
W. Shakespeare'e değişirim ne de başka bir şaire.
Karacaoğlan'ın, Yunus'un, Pir Sultan'ın, Âşık Veysel'in
hissini kim verebilir?" sözlerinde Türk şiiriyle ve türkü-
lerle İlgili görüşünü söyledikten sonra kişi [simleri saya-
rak savunduğu düşünceyi somutladığını, D seçeneğin-
de verildiği gibi Örneklediğini görürüz.
Parçanın tamamında yazar, kendi görüşünü İnandığı
bir durumu verdiği, sohbet havasıyla bunları yaptığı
Çin E seçeneğinde verildiği gibi tanışmacı anlatım bi-
çiminin hâkim olduğunu söyleyebilifiz.
Parçada anlatılanları somutlamak için halka mal ol-
muş, bilinen, alanında uzman bir kişinin söylediği bir
söz, bir görüş verilmediği için, "Bak bu kişi de böyle
düşünür, o da bunu savunur, c da bu konu hakkında
bunu demiş" denmediği için alıntıya başvurulduğu-
nu söyleyemeyiz. (Eğer, bu konuda Âşık Veysel'in,
Karacaoğlan'mn sözüne, görüşüne yer verseydi 0 za-
man alıntıya başvurmuş derdik.)
CEVAP: C