Örnek Soruyu Değiştir

5. 6. ÇÖZÜMLER Karşıt çağrışım, kullanılan sözcüklerin çağrıştırdığı anlamlarının karşıtlık İçermesidir: "beşik x tabut" sözcükleri, "doğum x Ölüm" sözcüklerini çağrıştırır. "kulübe x sarar sözcükleri, "fakirlik x zenginlik" "küçük x büyük" sözcüklerini çağrıştırır, Buna göre, C seçeneğ nde verilen dizedeki "cÜce' ve "dev" sözcüklerinde karşıt çağrışım olduğunu söyleye- biliriz. cüce x dev - küçük x büyük A seçeneğinde ise "alıp' ve "versem" sözcükleri karşıt anlamlı sözcüklerdir, (almak x vermek) CEVAP: C • Atasözleri, doğrudan ya da dolaylı olarak öğüt verir, yol gösterir. Gözlem ve deneyime dayanır. • Genel geçer yargılardır. Sadece gerçek, sadece mecaz, hem gerçek hem mecaz anlama gelen atasözleri vardır. Buna göre, seçeneklerde verilen atasözlerinin anlam- tarına bakalım ve sadece gerçek anlamda Olanı bu- lalım: A) "AI elmaya taş atan çok Olur." atasözü, hem gerçek hem de mecaz anlama gelir. Mecaz anlamı ise şöyle- dir: "Değerli kimselere sataşan çok olur," B) "İşine hor bakan, boynuna torba takar." atasözü, sadece mecaz anlamdadır. Çünkü bir İnsan Çine hor bakmamn sonunda İşinden olup para kazanamayabilir ama boynuna torba takmaz. Atasözünün mecaz anla- mı İse şöyledir: nişini küçümseyen kişi İstediği gibi para kazanamaz ve sonunda dilenci olur." C) "Köpek suya düşmeyince yüzmeyi öğrenmez.' ata- sözü, sadece mecaz anlamdadır. Çünkü, köpekler eği- tim sonunda da yüzmeyi öğrenebilirler, illa suya düşüp tehlikeye girmelerine gerek yoktur, Atasözünün mecaz anlamı şöyledir: 'Kişi, bir tehlike karşısında her yerden umudu kesilip kendine güvenmekten başka çare kal- madlğını anlamadıkça kurtuluş yolunu bulamaz." D) "Balık ağa girdikten sonra aklı başına gelir." ata- sözü, sadece mecaz anlamdadır. Atasözünün mecaz anlamı şöyledir: "inşan, tedbirsizliği yüzünden bir fe- lakete uğradıktan ve İş İşten geçtikten sonra neden şöyle yapmadım, neden böyle yapmadım diye üzülür." E) "Zorla güzellik olmaz.' atasözü; sadece gerçek anlam- dadır, bu söz başka bir anlamda kullanılarrvaz. Atasözü "Kişiye beğenmedği Şey zorla beğendirilemez, bir iş inşa- na zor kullanılarak yaptırılamaz" anlamına gelmekledr. CEVAp: E 7. 8. TEST - 4 Öncülde verilen parçanın cümlelerini İnceleyelim: l. cümledeki Meles aldırmayan" sözünde abartma söz konuşudur. Çünkü, ne kadar sıcak olursa olsun sıcaklığın nefes aldırmaması -bu cümle Çin- mümkün değildir. Yazar, 'Çok bunaltıcı bir sıcak vardı." demek yerine abartma yapmış. Hatta bu cümlede "evlerine hapsetmişti" sözünde de abartma vardır, diyebiliriz, II. cümlede "divan" sözcüğünde ad aktarması yapılma- mıştır. Ad aktarması, bir sözcüğün benzetme amacı Olmadan başka bir sözcük yerine kullanılmasıdır. "di- Van" sözcüğüyle kastettiği, "Yüksek düzeydeki devlet adamlarının kurduğu büyük meclis"tir. Yani yapıyı kas- tediyor. Eğer 'Bugün divan toplandı," deseydi divanda- ki üyeleri kastettiği için ad aktarması olurdu, III. cümlede "süzülen aydınlık" sözünde doğadan do- ğaya aktarma vardır. "süzülmek" eylemi bir SIVInın akması İçin kullanılır. Yani 'kıvı şey er" İçin söylenen bir söz, doğadaki "ay'dınlık" için kullanılmış, "aydınlığın içeri girmese' anlamına gelmiştir. IV. cümlede "yüksek İpek”, "diz çökmüş", "yorgun", "renkli" sözleri kendinden sonraki ismi niteledikleri için nitel anlamlı sözlerdir. V, cümledeki "sönük" sözcüğü, yan anlamda kullanıl- mıştır. TDK Büyük Sözlük'e göre 'Sönük' sözcüğü; • Temel anlamında "yanmaz, aydınlatmaz, parlamaz olmak" olarak geçer: ampulün sönük olması, ateşin sönük olması • Yan anlamda "parlaklığı, hızı az veya azalmış olan, etkisiz, zayıf' olarak geçer: sönük bakışları olması, sönük saçlara sahip olmak... • Mecaz anlamda ise "göze çarpmayan, dikkat çek- meyen, silik” olarak geçer: sönük bir karakter, sö- nük bir memur... CEVAP: B Parçada I numarayla verilen "düşünülen" sözcüğü, ayraç İçinde verilen "varsayılan" sözcüğünün anlamını İçermemektedir. Çünkü 'düşünülen" sözcüğü, "tahmin edilen, sanılan" anlamındadır. Tahmin, "akla, sezgiye veya bazı verilere dayanarak olabilecek bir şeyi, bir olayı önceden kestirme, kestirim" anlamına gelir. Var- sayım, "deneylerle henüz yeter derecede doğrulan- mamış ancak doğrulanacağı umulan teorik düşünce, faraziye, hipotez" anlamına gelir. Dolayısıyla ayraç İçi- ne "sanılan, tahmin edilen" sözlerinden birinin gelmesi gerekirdi. CEVAP: A