2.
3.
ÇÖZÜMLER
• İnşana Özgü özelliklerin İnsan dişl varlıklara aktarıl-
maşına kişileştirme denir.
parçada III numarayla verilen cümledeki "sarhoş olan
martılar" ve "çılgın bağrışlarıyla" sözlerinde koyu dizi-
len sözcükler, hsana özgü özelliklerdir ve bu Özelliklerin
martılara aktarıldığını, malların kişileştirildğini görüyo-
CEVAP: C
Ayraç İçinde verilen sözcük ya da sözleri altı çizili söz-
cüklerin yerine getirerek cümleyi okuduğumuzda I, II,
III ve V numaralı sözlerin anlamca birbirini karşıladı-
ğını, bir bozukluk ya da değişim olmadığını görürüz.
Ancak IV numaray a verilen "kullanımına" sözcüğü 'bir
şeyden belli bir amaçla yararlanmak" anlamında kulla-
nılmıştır. "kullanmak" sözcüğü, "Sattıklar evin parasını
İdareli kullanıyorlardı." gibi bir cümlede verilseydi 'har-
camak, sarf etmek" anlamında olurdu.
CEVAP: D
Parçadaki 'bireysel bir noktada başlar ama okuru ko-
layca toplumsal bir ortak bilince götürdüğü' sözlerinde
dikkat edilmesi gereken iki anahtar söz vardır: "birey-
şer' ve "toplumsal onak bilinç". Yazar, denemelerinde
bireysellikten toplumsal ortak bilince ulaşıyorsa "baş-
langıçta kişilerin tek tek sorunlarını, derdini, sevinci-
ni anlatıp sonra toplumsal otlak bilince ulaşıyordur.
Bu anlam, parçadaki "Önce, kendinizi okuduğunuzu
düşünürsünüz ama sonra bir de bakarsınız ki içinde
bulunduğunuz topluma ayna tutulmuş. O toplumun
değer yargıları, Öfkeleri, sevdaları, hayalleri yazıya dö-
külmüş." sözleriyle de desteklenmiştir. Bu doğrultuda
parçada altı çizili sözle anlatılmak İstenenin B seçene-
ğİnde verilen 'kişisel bir kaynaktan çıkmasına rağmen
her keşimi Mgilendiren bir bakış açısına ulaştlğl"nın
olduğu görülür.
CEVAP: B
4.
5.
6.
TEST - 5
Parçada Sait Faik ile ilgili bilgiler verilmiştir. Bu bilgi-
'erde Özellikle sanatçının "alan açıcı", "olanak üretici"
olmasından söz edilmiştir. Bu görüşler ve "O, geleneği
Olmayan ama geleneği kendisi olandır. Bu bakımdan
Ece Ayhan'a benzer. İkisi de 'köksüz' birer 'kök'tür.
Ece Ayhan'ın bu Çakır'ı çok sevmesinde kim bilir belki
bir 'köksüzlük tadı' da vardır." sözleri dikkate alındığın-
da "geleneği olmayan ama geleneği kendisi olan" sö-
züyle Sait Faik'le İlgili olarak "gelenekten beslenmedi-
ğinİ arna gelecek nesilleri, kuşakları etkilediği' anlamı
çıkarılır.
CEVAP: E
Soru kökünde verilen "arkeolog" sözcüğünü, kendi an-
lamında düşünelim. Arkeolog, kazı bilimcidir. Arkeolog
ne yapar? Tarih öncesinden tutun da günümüze kadar
gelmiş tüm yer altı ve yer üstü İnsan kaynaklı zengin-
likleri onaya çıkarır. Peki, edebiyat arkeologu ne ya-
par7 Geçmişte kalan eserleri, onların ne zaman oluş-
tuğunu, nasıl oluştuğunu vb. inceler, Parçadaki "Bizim
okuyup da geçtiğimiz, sadece bir şiir, bir Öykü olarak
baktığımız metnin ardındaki gizler, yazılma nedenleri,
esin kaynakları onun araştırma alanıdır." cümlesi de
söz edilen kişinin "eserlerin oluşmasına zemin hazır-
'ayan önemli detayları bulup çıkardığını" gösterir. Bu
anlam da C seçeneğinde bire bir verilmiştir.
CEVAP: C
Parçadaki "deneme okumak; İnsamn bedenini olmasa
da kişiliğini krallar katına yükseltir' sözüyle "deneme
Okumanın İnsanın kişiliğinde bir sıçrama yaptığı, kişili-
ğİnİ geliştirdiği, manevi dünyasında değişikler yarattı-
ğın[" anlatılmaktadır, Bu anlamlar A, B, C ve E seçe-
neklerinde verilen anlamları karşılamaktadır. Ancak D
seçeneğinde verilen "inşanın sosyal statüsünü değiş-
Örmesi' sözü, altl çizili sözden çıkmaz. İnşan, krallar
katına yükselmiyor, kişiliği krallar katına yükseliyor,
yani sınıl atlayan İnşan değil, kişiliğidir, ruh dünyasıdır,
şahsiyetidir, manevi dünyasıdır.
CEVAP: D